HABER

Kapat

Futbolcular maçta ağızlarını çalkaladıktan sonra neden suyu içmeyip tükürür?

Futbol mücadelelerinde 15 dakikalık devre arası oyuncuların dinlenmeleri için kullanılmaktadır. Mücadele içerisinde fırsat anlarında sıvı takviyesi yapılabilir. Futbolcuların sıvı takviyesi sırasında biyolojik etkiye sahip bir yönteme başvurdukları görülebilmektedir.

Futbolcular maçta ağızlarını çalkaladıktan sonra neden suyu içmeyip tükürür?

Futbol, süresi ve fiziksel aktivasyonu göz önünde bulundurulduğunda spor bilimi içerisinde önemli bir yere sahiptir. Futbolun dinamikleri mental ve fiziksel olarak biyolojik sınırların optimal değerlendirilmesini sağlamaktadır. Futbolcuların bir mücadele içerisindeki ortalama koşu mesafesi 10-14 km arasında değişmektedir. Ortalama 90 dakika süreçte 15 dakikalık bir dinlenme süresi için aerobik sınırlarda yer alan bir performanstır.

Aerobik sınıf; spor içerisinde oksijenli çalışma prensibine dayanan aksiyonları ifade eder. Aerobik sporlarda nabız belirli bir seviyede tutularak tersi olan anaerobik sınıfa göre daha uzun bir performans sergilenir. Kalp ve damarda taşınan oksijen miktarının fazlalığı sportif aktivitede enerji tasarrufu sağlanmasını sağlamaktadır. Ancak futbol içerisindeki kırılma anı, futbolun tamamen aerobik sınıfa dahil olmamasıdır. Sporcuların ani hızlanmalar, top sürme, manevra ve dönüş gibi patlayıcı anları futbolu iki sınıfı da içeren hibrit bir spora dönüştürmektedir. Uzun süreli kondisyon ve kısa süreli patlayıcılık vücuttaki sıvı dengesini doğrudan etkiler. Futbolcular sıvı dengesini futbola özgün bir çözümle sağlayarak su içtikten sonra yutmadan tükürürler.

Futbolcular maçta ağızlarını çalkaladıktan sonra neden suyu içmeyip tükürür?

Sportif eylemlerde sıvı dengesi oldukça önemlidir. Vücuttaki sıvı miktarı performansta belirleyicidir. Sıvılar elektrolit, tuz ve mineral dengesini sağlar. Vücudun ısısını kontrol ederek enerji tüketimi sırasında merkezi sinir sisteminde biriken yükü azaltır. Vücut anatomisi mekanik bir motora benzer özelliktedir. Yoğun efor anlarında ısınma meydana gelir. Aşırı ısınma durumlarında vücut fonksiyonları düşer. Sıvı takviyesinin aşırıya kaçtığı durumlarda ise vücut fazla soğur ve kaslarda biriken laktik asidin yorgunluğu eylemi fiziksel olarak zorlaştırır. Futbolcular için bu dengeyi sağlamak kritik bir eşiktir.

Özellikle temponun arttığı anlarda nabızlar anaerobik seviyeye ulaşır. Ortalama 160-180 nabza maçın erken aşamalarında ulaşılabilir. Anaerobik seviye 90 dakika boyunca sürdürülebilir değildir. Futbolcular fırsat anlarında sıvı alarak vücutlarını soğutma aşamasına girebilirler. Ancak kritik nokta vücutlarının aşırı soğuması ve midedeki doluluk hissiyatıdır. Mücadelenin kalan kısmına yavaşlamış ve soğumuş olarak devam etmek ritim ve tempoya karşı dezavantajlı bir durum oluşturabilir. Bu sebeple sıvıyı yutmadan ağızlarını çalkalayarak tükürürler. Bu yöntem dil- beyin reseptörlerini çalıştırarak merkezi sinir sistemine vücuda müdahale edildiği algısını oluşturur.

Yapılan birçok çalışmada dil reseptörlerinin uyarıcı etkisi olduğu tespit edilmiştir. Yoğun fiziksel aktivitelerde çoğu zaman yorgunluğun başlangıcı kaslardan ziyade merkezi sinir sisteminin uyarısıdır. Ağızda oluşturulan "sıvı takviyesi" sinyali yorgunluğu azaltıcı ve vücut sıcaklığını dengeli olarak düşürücü etkiye sahiptir. Ayrıca karbonhidrat ve glikojen takviyesi de anlık olarak enerji sağlayabilmektedir. Bu sebeple bazı futbolcular özellikle maçların ilerleyen kısımlarında şekerli sıvı takviyesini kullanırlar. İçeriği fark etmeksizin alınan sıvı tükürülür ve şişkinlik oluşmadan performansın yükselmesi hedeflenir.

YORUMLARI GÖR ( 0 )

En Çok Aranan Haberler

Kapat