Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yarın yapılacak halk oylamasına ilişkin olarak, "Halkımızın 21 Ekim Pazar günü yapılacak olan referanduma katılımını ve Anayasa değişikliğine konu olan meselelerdeki temel tercihlerini ortaya koymasını, ülkemiz ve demokrasimiz açısından son derece önemli buluyorum" dedi.
Gül, TRT-1'de yayınlanan halk oylamasına ilişkin konuşmasında, "Meşruiyetini yönetilenlerin rızasından, onayından alan demokratik rejimlerde bu rızanın en sağlıklı şekilde yansıması referandum sonucunda ortaya çıkmaktadır" diye konuştu.
Modern demokrasinin, anayasal demokrasi olduğunu da kaydeden Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu, çoğunluğun istese de değiştiremeyeceği bazı kural ve ilkelerin bulunması anlamına gelmektedir. Kuşkusuz, Anayasa'ya göre değiştirilmesi teklif edilemeyecek hükümlerin değiştirilmesi veya insan haklarının korunması referandum konusu yapılamaz. Bunların dışında, bazı temel siyasi kararların alınmasına halkın doğrudan katılması, demokratik rejimlerde yaygın bir uygulamadır. Anayasal sistemimizde de yer alan halk oylaması yönteminin, gereği gibi kullanıldığında demokrasinin
pekişmesine ve devlet-millet kaynaşmasına katkıda bulunacağına yürekten inanıyorum."
Halk oylamasına sunulan değişikliklerin Anayasa'nın 25 yıllık uygulamalarının doğurduğu ihtiyaçlardan dolayı gündeme geldiğine kuşku olmadığını, 5 yıllık seçim döneminin Türkiye'nin şartlarına uygun olup olmadığının tartışmalı hale geldiğini ve erken seçim taleplerinin devamlı dillendirildiğini anlatan Gül, "Bu sebeple, Meclisin seçim döneminin 5 yıldan 4 yıla indirilmesinin uygun olup olmadığının milletimizin reyine sunulmasında ve bu konudaki tartışmaların sona erdirilmesinde fayda görmekteyim" dedi.
1982 Anayasası'nda yer alan ve Meclis toplantılarına istikrar getireceği, daha kolay karar alınacağı ve kararların daha tutarlı olmasını sağlayacağı gerekçesiyle yapılan düzenlemenin tartışmaları önleyemediğinin görüldüğünü belirten Gül, şöyle konuştu:
"Anayasa'nın 96. maddesinde yer alan hükmün farklı şekillerde yorumlanması sebebiyle, altı ay önce nisan ayında başlatılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin Anayasa Mahkemesine götürüldüğünü ve seçimin yarıda kaldığını hatırlayacaksınız.
Farklı yorumları ve tartışmaları önleyeceği ve Meclisimizin toplanmasını ve karar almasını kolaylaştıracağı düşüncesiyle yapılması hedeflenen bu konudaki Anayasa değişikliğinin isabetli olup olmadığının da milletimizce en iyi şekilde değerlendirileceğine kuşku duymuyorum."
Halk oyuna sunulan en önemli yeniliklerden birinin de Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi olduğuna işaret eden Gül, "Ancak, şunu unutmamak gerekir ki özellikle 1961 Anayasası döneminden itibaren ülkemizde cumhurbaşkanlığı seçimleri sürekli kriz kaynağı olmuştur" dedi. Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinin daha demokratik bir yöntem olduğu ve belirtilen bütün bu tıkanıklık ve gerilimleri önleyeceği düşüncesiyle hazırlanan bu Anayasa değişikliğinin böylece siyasi istikrara katkı sağlayacağı belirtilmektedir.
Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine karşı görüş bildirenler ise bu yöntemin parlamenter hükümet sistemi ile bağdaşmadığını ileri sürmektedir. Ancak, bu sistemin geçerli olduğu bazı Avrupa ülkelerinde cumhurbaşkanının doğrudan doğruya halk tarafından seçildiği bilinmektedir.
Milletimizin, Cumhurbaşkanını, seçilmiş temsilcileri aracılığıyla mı, yoksa doğrudan doğruya mı seçeceğine ilişkin tercihini ortaya koyacağı bu referandumun sonucunun, söz konusu tartışmaları da artık sona erdireceğini düşünüyorum."