HABER

Kapat

"Hiperaktif bir döneme girdik"

ANKARA (İHA) - Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince Türkiye'de bankacılık sektörünün hiperaktif bir döneme girdiğini söyledi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) organize ettiği 'Bankacılık Sektörünün Yeniden Yapılandırılması' toplantısının 2. bölümü BDDK Başkanı Engin Akçakoca başkanlığında başladı.

2. bölümün açılış konuşmasını yapan Akçakoca, bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılması programının her platformda ele alınması gerektiğine inandıklarını belirterek, bu nedenle söz konusu toplantıyı hem İstanbul da hem de Ankara'da planladıklarını belirtti.

Toplantıda konuşan Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince, bankacılık sektörünün hiperaktif bir döneme girdiğine işaret ederek, açıklamalarının 'ekonominin yakın dönem performansı, dünya ekonomisindeki gelişmeler ve yeni finansal mimari, piyasa koşullarında bankaların rehabilitasyonu ve yapılandırma, Türkiye'de ekonominin ve bankaların yapılandırılması, düzenlemelere bankacılık sisteminin yaklaşımı ve bankacılık sisteminin beklentileri' başlıklarından oluşacağını bildirdi.

Özince, ekonominin yakın dönem performansının, dış kaynağa dayalı istikrarsız büyüme, yüksek enflasyon, yüksek kamu kesimi açığı, küçük mali sistem, yüksek para ikamesi, kısa vadeli kaynaklar, kamunun artan kaynak talebi ve özel sektörün dışlanması ile mali piyasalarda artan risklerden etkilendiğini kaydetti. Özince, dünya ekonomisindeki gelişmeler ve yeni finansman mimarinin; gelişmekte olan ülkelere sermaye akımı, hızlı büyüme, makro dengesizlikler, krizler, sermaye hareketlerinin tersine dönmesi, krizin bulaşıcı etkisi, krizlerin önlenmesinde uluslararası işbirliği, istikrarlı bir ortamın oluşturulması, mali piyasaların geliştirilmesi, şeffaflığın artırılması, ulusal ve uluslararası mali sistemin güçlendirilmesi ile bankaların yeniden yapılandırılmasına' bağlı olarak şekillendiğini ifade etti. Ersin Özince, piyasa koşullarında bankaların rehabilitasyonu ve yapılandırılmasının, "Düzenleme ve denetim sisteminin iyileştirilmesi, etkin risk yönetimi, sorunlu aktiflerin tanınması ve azaltılması , sermayenin güçlendirilmesi , siyasi müdahalenin kaldırılması, iyi yönetim" ile doğrudan ilişkili olduğunu söyledi.

Özince,Türkiye'de ekonominin ve bankaların yapılandırılmasına ilişkin olarak da şu ifadeleri kullandı:

"Ekonomik yapılanmanın ana aşamalarından bir tanesi, bankacılık sisteminin güçlendirilmesi, mali sistemin büyütülmesi ve derinliğinin artırılmasıdır. Yeniden yapılanmanın kalıcı olması için her alanda; kamu kesimini, banka dışı mali kurumları ve reel sektör kurumlarını da kapsaması ve doğru reformların eşzamanlı olarak yapılması gerekmektedir."

'RİSKLER HALA ÇOK YÜKSEK' Türkiye İş Bankası Genel Müdürü ve Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Özince, düzenlemelere bankacılık sisteminin yaklaşımını ise, "Uluslararası normlara önemli ölçüde yaklaşılmıştır. Ekonomide geçmişten gelen sorunlar uygulanabilirliği etkilemektedir. Riskler hala çok yüksektir. Kuralları iyi tanımlanmış , makul geçiş süreleri tanınmalıdır. Kurallara kısa sürede uyulması talebi kırılganlıklara yol açabilir, sermayenin hemen artırılmadığı durumlarda risklerin azaltılması gündeme gelebilir. Fona alınan bankaların alacaklarının amme alacağı sayılması, kredilendirme davranışını olumsuz etkilemiştir. Kamu bankalarının yeniden yapılandırma sürecindeki kredi davranışı diğer bankalar üzerinde baskıya yol açmıştır. Bankacılık sistemindeki düşük karlılık-zarar yapılandırma sürecinde dikkate alınmamıştır. Banka sistemi doğrudan veya dolaylı ağır bir vergi yükü altında çalışmaya devam etmektedir. Enflasyon muhasebesi yaklaşımı uygulamada bankalar arasında farklılıkların sürdüğünü göstermektedir" şeklinde sıraladı.

"KAR EDECEK ORTAMLAR OLUŞTURULMALI" Özince, bankacılık sisteminin beklentilerini de şöyle ifade etti;

"Alacakların tahsilini hızlandıran yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Aracılık maliyetini artıran yükler kaldırılmalı, uluslararası düzeye çekilmelidir. Bankaların kar edebileceği sağlıklı bir ekonomik ortam oluşturulmalıdır. Türk lirası talebini sınırlandıran düzenleme ve uygulamalardan kaçınılmalıdır. Bankalar arasında haksız rekabete yol açılmamalıdır. Mali sistemdeki düzenleme ve denetime yeknesaklık getirilmelidir. Banka sistemine yeni girişlere dikkat edilmeli. Bankacılık sisteminde konsantrasyonun makul bir düzeye yükselmesi sağlanmalıdır. Banka sisteminin itibarını ve sisteme duyulan güvenin artırılmasında herkese ciddi sorumluluk düşmektedir. Banka sırlarının korunması hem yasal hem de etik bir davranıştır. Mali sistemin büyümesi ve derinleşmesinin önündeki engeller kaldırılmalıdır. Güçlü ekonomi güçlü bir mali sistemin; güçlü bir mali sistem güçlü mali kuruluşların varlığına bağlıdır. Bankacılık sitemine her kişi ve kurumun ihtiyacı vardır. Mevduat da tam güvencenin kaldırılmasının hiçbir tereddüde yol açmadığı durum yeniden yapılandırmanın tamamlandığının göstergesidir. İşleyen bir piyasa ekonomisi ve bu piyasada rekabet eden güçlü kurumların oluşturulması ekonomik yapılanmanın göstergesidir. Son dönemde sadece özel bankaları kapsayan reformlar sistemin tümünü, kamu kesimini ve reel sektörü de kapsamalıdır."

YORUMLARI GÖR ( 0 )

En Çok Aranan Haberler

Kapat