ANKARA (ANKA) -CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, hükümeti, Deniz Feneri'yle ilgili delilleri karartmakla suçladı. Kart, Deniz Feneri e.V'nin Türkiye'de yardım yaptığı derneklere ilişkin soru önergesine Mehmet Ali Şahin döneminde 9 dernek yanıtı verilmesine karşın, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in 9 rakamının ‘sehven' bildirildiğini asıl rakamın 4 olduğunu kaydettiğini bildirdi. Kart "Hükümet delilleri karartıyor, karartamadığını bırakıyor. Hükümet İçişleri Bakanlığı kayıtlarına da MASAK'a da müdahale ediyor" diye konuştu.
Kart Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, adli emanet paraları ve Deniz Feneri yolsuzluğuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Hükümetin adli emanet paralarını, 1 Temmuz-2005 -2 Haziran 2008 tarihleri arasında Akbank'a, daha sonra da 2 Haziran 2008 tarihinden itibaren de Vakıfbank'a faizsiz yatırmaya başladığını belirten Kart bu konuda verdiği soru önergelerine "Akbank ve Vakıfbank'ın Hakimlere lojman yapan Fon'a promosyon aktarması sebebiyle mevduatın bu bankalara faizsiz yatırıldığı" cevabının verildiğini kaydetti. Bankaların Adalet Bakanlığı'na ya da bakanlık personeline promosyon yapabileceğini kaydeden Kart "Yasanın amir hükümlerine rağmen Hazine lehine tahakkuk eden faiz getirisinden vazgeçilmesi, bilerek kamu zararına yol açmak ve görev ve yetkinin kötüye kullanılmasıdır. Bu süreçte Akbank'ta faizsiz olarak yatırılan paranın yine Vakıfbank'a 2 Haziren 2008 tarihinden itibarin faizsiz olarak yatırılmasının temel sebebi ise Sabah-Atv'ye usulsüz olarak verilen 375 milyon dolar tutarındaki kredi sebebiyle, Vakıfbank'ın mevduat dengelerinin bozulmasıdır. Yapılan usulsüzlük ya da yolsuzluk yeni bir usulsüzlük ya da yolsuzluk ile kendince kapatılmaya, telafi edilmeye çalışılmıştır. " diye konuştu. Sözkonusu durumun Adalet Bakanı Sadullah Ergin döneminde de devam ettiğini kaydeden Kart, AKP iktidarları döneminde görev yapan her üç Adalet Bakanı'nın da bu konuda görev ve yetkilerini kötüye kullandığını savundu.
-"HER ÜÇ ADALET BAKANI DA YÜCE DİVANLIK"-
Mehmet Ali Şahin'in döneminde başlayan ve Sadullah Ergin döneminde de devam eden bir başka yasadışı uygulamanın ise Anayasa Mahkemesi'nin 2007 yılında verdiği karara rağmen ‘yol tazminatlarıyla' ilgili olduğunu kaydeden Kart, "Anayasa Mahkemesi kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Bu nitelikte bir düzenleme yapılmadığı gibi Adalet Bakanlığı, Ziraat Bankası'na daha evvel yatırılan paraların bundan böyle de yatırılmaya devam edilmesi için Cumhuriyet Başsavcılıklarına duyuru yapmıştır. Ortada yasal bir boşluk vardır. Tahsil edilen yol tazminatlarının arta kalan kısmı ile diğer bölümünün nereye harcanacağı belli olmadığı halde, bu paraların tahsiline devam edilmektedir. Bu meblağın her ay için katrilyonlarla telaffuz edilecek boyutlara ulaştığı anlaşılmaktadır. Hükümet bir taraftan ‘KEY'leri tasfiye ettik' diyerek propaganda yaparken diğer taraftan yeni KEY'leri yaratmaktadır. Yasadışı toplanan bu paralar kayıtdışı bir şekilde hükümet tarafından kullanılmaktadır" diye konuştu. Hazine'nin bu paraların kendisine aktarılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı'na uyarı ve talepte bulunduğunu belirten Kart "Vatandaştan kayıt ve yasadışı şekilde toplanan bu paralar, ganimet anlayışı içinde paylaşılmaktadır. Adalet Bakanları görev ve yetkilerini kötüye kullanmışlardır. Her 3 bakanın da Yüce Divan sorumluluğunu gerektiren bir hal söz konusudur" dedi.
-ŞAHİN'İN "9" DEDİĞİNE SADULLAH ERGİN " 4" YANITINI VERDİ-
Kart Deniz Feneri yolsuzluğuyla ilgili yaptığı değerlendirmede ise 2008 ve 2009'da olmak üzere iki ayrı soru önergesini verdiğini ve "Deniz Feneri e.V'nin Türkiye'de yardım yaptığı derneklerle, MASAK'ın neden devreye girmediğini" sorduğunu ifade etti. Mehmet Ali Şahin döneminde verilen yanıtta, Deniz Feneri'nin yardım ettiği dernek sayısının 9 olduğu, MASAK'la ilgili de "analiz ve değerlendirme" çalışmalarının devam ettiğinin bildirildiğini kaydeden Kart, Bakan Sadullah Ergin döneminde verilen yanıtta ise dernek sayısının 4 olarak belirtildiğini söyledi. Kart şunları kaydetti:
"Bakan Sadullah Ergin, 11 Haziran 2009 tarihli önerge cevabıyla Deniz Feneri e. V'nin Türkiye'de yardımda bulunduğu dernek sayısının sehven 9 olarak bildirildiğini oysa yardım yapılan dernek sayısının 3, federasyon sayısının ise 1 olduğunu, bu derneklerin Deniz Feneri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Sofular Alaaddin Camii ve Çevre Koruma Derneği, Türkiye İlahiyat Tedrisatına Yardım Eden Dernekler Federasyonu ile İlim Yayma Cemiyeti Konya Şubesi olduğunu ifade etmiştir."
-"HÜKÜMET DELİLLERİ KARARTIYOR"-
Bakan Ergin'e "yardım yapılan dernek sayısı neden daha önce 9 olarak bildirilmiş daha sonra 4 olarak düzelmiştir? MASAK'ın çalışmaları soruşturmayı sürdüren Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na iletilmiş midir, yoksa MASAK göstermelik bir inceleme mi yapmaktadır?" sorularını yönelten Atilla Kart, "Mevcut anayasal sistemin zafiyet ve çelişkileri istismar edilerek kamu kaynakları talan edilmektedir. Sistemi çökerten, içini boşaltan ve sistemden öç alan bu süreçler yaşanırken, Türkiye'yi yönetemeyen, Türkiye'de Fetret dönemini yaratan, Türkiye'yi diktaya ve kutuplaşmaya götüren bu siyasi iktidar diğer taraftan da Türkiye'yi müstemleke bir ülke haline getirme görevini üstlenmiş durumdadır." diye konuştu. Kart bir soru üzerine, dernek sayısının önce 9 daha sonra 4 olarak bildirilmesinin kuşkuların ne kadar yerinde olduğunu gösterdiğini ifade ederek "Hükümet delilleri karartmaktadır. Karartabildiğini karartıyor, karartamadığını bırakıyor. Mehmet Ali Şahin'in bakanlığı döneminde MASAK'ın analiz ve inceleme yaptığı belirtiliyor. Sadullah Ergin yapılan çalışmaların inceleme aşamasına geldiğini söylüyor, nasıl bir çalışma ciddiyetiyse mesafe alınamıyor, 8 aydır bu inceleme ve çalışmalar sürüyor. Hükümet İçişleri Bakanlığının kayıtlarına da MASAK'a da müdahale ediyor." diye konuştu.