HABER

Kapat

IMF yeni ödevler verdi

ANKARA (İHA) - Uluslararası Para Fonu (IMF) Türkiye Masası Şefi Rıza Moghadam, Türkiye'nin kazanımlarına rağmen, gelecek dönemde üzerine gitmesi gereken konuların olduğunu belirterek, bunların; borç seviyesindeki yükseklik, reel faiz oranları ve işsizliğin yüksek oranlarda olması ile bölgesel bir takım dengesizlikler olduğunu söyledi.

Devlet Bakanı Ali Babacan, 4 Nisan'dan bu yana Türkiye'de yeni stand-by düzenlemesine ilişkin çalışmalar yürüten IMF heyeti, Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti ve Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakçı ile birlikte bir basın toplantısı düzenledi. IMF Türkiye Masası Şefi Rıza Moghadam, IMF Türkiye Temsilcisi Hugh Bredenkamp ve Moghadam'ın yerine atanacak olan Lorenzo Giorgianni'nin de yer aldığı IMF heyetinin çalışmalarını tamamlayarak bugünden itibaren gruplar halinde Türkiye'den ayrılacaklarını ifade eden Babacan, heyetin ziyareti sırasında niyet mektubu taslağına ilişkin teknik detayların görüşüldüğünü, yapısal reformlardaki son gelişmelerin mektup taslağına yansıtıldığını, yeni ekonomik veriler ışığında taslağa nihai şeklinin verildiğini bildirdi. Babacan, IMF ile gerçekleştirilmesi planlanan yeni stand-by düzenlemesine ilişkin önemli bir aşanın tamamlandığını, yeni stand-by düzenlemesinin IMF İcra Direktörleri Kurulu'nda Mayıs ayının ilk yarısında görüşülmesinin beklendiği vurguladı.

Aralık ayından bugüne kadar yapısal reformlar alanında, özellikle bankacılık ve gelir idaresinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin düzenlemelerde çok önemli ilerlemelerin kaydedildiğini ifade eden Bakan Babacan, bankacılık ve sosyal güvenlik reformuna ilişkin yasa tasarılarının TBMM'ye sevk edildiğini ve yakında komisyonlarda görüşülmeye başlanacağını, gelir idaresinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin yasa tasarısının da bugün Meclis gündemine alındığını anımsattı. Sosyal güvenlik reformu ile orta ve uzun vadede kamu maliyesi dengelerinin daha da güçlendirilmesi ve vatandaşlara çok daha kaliteli sağlık hizmeti sunulmasının amaçlandığını sözlerine ekleyen Babacan, Bankacılık Yasası ile finansman sektöründeki düzenleme ve denetimin AB standartlarına getirileceğini dile getirdi. Gelir idaresinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin yasa ile de kayıt dışı ekonomi ile mücadelenin çok daha büyük bir ivme kazanacağını belirten Babacan, "Kapsamlı bir hazırlık çalışması sonucu ortaya çıkan bu son derece önemli üç tasarıyı Meclis takvimi içinde mümkün olan en kısa sürede yasalaştırmayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu.

GELİR İDARESİ VE SOSYAL GÜVENLİK KONULARI YENİ STAND-BY'IN ÖN ŞARTI DEĞİL Bakan Babacan, gelir idaresi ve sosyal güvenlikle ilgili yasaların sanki stand-by düzenlemesinin bir ön şartı ve bu kapsamda gündeme gelmiş bir konu gibi algılandığının altını çizdiği konuşmasında, böyle bir durumun söz konusu olmadığını, Hükümetin ilk kurulduğu gün açıkladıkları Acil Eylem Planı'nda, gelir idaresinin yeniden yapılandırılmasının ilk 6 ayda tamamlanması gereken işler içerisinde bulunduğunu, sosyal güvenlik konusundaki çalışmaların da ilk 1 yıl içinde tamamlanması gereken konular arasında olduğunu anımsattı. Babacan, ekonomide bir süredir elde edilen iyileşmenin kalıcı olması, ekonominin şoklara karşı daha dirençli hale gelmesi ve sağlıklı bir ekonomik yapının oluşması için yapısal reformların hayati önem taşıdığını bildirdi.

Makro ekonomik göstergelerde tarihi başarılar elde etmenin önemli ve sevindirici olduğunu, ancak bunun kalıcı hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Babacan, bir yandan ekonominin makro dengelerini oluştururken, diğer yandan yapısal reformlarla bu dengeleri sağlıklı bir temel üzerine inşa etmeyi hedeflediklerinin altını çizdi.
IMF Türkiye Masası Şefi Rıza Moghadam da yeni stand-by düzenlemesine ilişkin çalışmaların, bugün itibariyle sonuçlandırıldığını anımsatarak, "Daha önce Aralık ayında duyurusu yapılmış olun politika uzlaşmaları doğrultusunda, niyet mektubu sonuçlandırılmış durumda" şeklinde konuştu. Niyet mektubunun IMF İcra Direktörleri Kurulu'nda Mayıs ayının ilk yarısında görüşülmesinin planladığını dile getiren Moghadam, önemli kazanımlar elde eden Türk ekonomisinin gelecekte üzerine gitmesi gereken konuların bulunduğunu belirtti. Türkiye'de geçen yıl büyümenin yüzde 10 civarında gerçekleştiğini, enflasyonun 35 yıldır görülen en düşük seviyelere indiğinin altını çizen Moghadam, bütün bunların Türkiye ekonomisinin gerekli performansı yakaladığını gösterdiğini kaydetti. Moghadam, bu kazanımlarla birlikte, gelecek dönemde de üzerine gidilmesi gereken bazı konular bulunduğunu vurgulayarak, "Azalma eğilimine girmiş olmakla birlikte, borç seviyesi halen yüksek bir seviyede. Reel faiz oranları ve işsizlik yüksek seviyelerde. Bölgesel birtakım dengesizlikler var" dedi. Türkiye'nin halihazırdaki politika çerçevesini ileriye götürmedeki kilit konunun uygulama olduğuna işaret eden Moghadam, "Biz bundan sonra da, bundan önce olduğu gibi hükümetin bu politikalarını uygulama konusunda hükümetle birlikte çalışmak için hevesliyiz" açıklamasında bulundu.

TEŞVİK YASASI'NIN MALİYETİ İHMAL EDİLEBİLİR BOYUTTA Konuşmaların ardından Babacan ve Moghadam gazetecilerin sorularını yanıtladı. Teşvik Yasası'na ilişkin soru üzerine Babacan, yasanın TBMM Bütçe ve Plan Komisyonu'nda olduğunu, alt komisyonun çalıştığı dönemlerde temaslarda bulunduklarını ve bütçeye getireceği yükün hafifletilmesi konusunda ise alternatifler hazırlandığını söyledi. Teşvik Yasası'ndan doğacak maliyetin düşürüldüğünün altını çizen Bakan Babacan, şu ana kadar yapmış oldukları çalışmaların, Teşvik Yasası'yla oluşacak maliyetin ihmal edilebilir boyutta olduğunu gösterdiğini söyledi. Babacan, "Teşvik Yasası, ekonomik program açısından sorunlu bir konu olmaktan çıkmıştır. Meclis sürecinde olan yasayı yakından izlememiz gerekecek" dedi.

Moghadam da Teşvik Yasası'nı 'düşük maliyetli' bir çalışma olarak nitelendirirken, bunu son şekliyle teşvik edici bulduklarını kaydetti. Yeni stand-by çerçevesinde

IMF'nin değindiği işsizlik konusunda anlayış farkı olup olmayacağı yönündeki bir soru üzerine Bakan Babacan, Hükümetin 2.5 yıldır yürütmekte olduğu ekonomik programın dünya literatürüne geçecek bir başarı olduğunu söyledi. Babacan, Türkiye'nin nüfusunun her yıl 1 milyon kişi arttığını, her yıl 500-600 bin kişiye yeni istihdam sağlamaları halinde işsizliğin yerinde sayacağını anımsattı. Yeni üç yıllık ekonomik programda, yüzde 5 büyüme ve yüzde 0.7 oranında da işsizliğin düşürülmesinin hedeflendiğini sözlerine ekleyen Babacan, istihdamla ilgili program tahminlerinin, hedeflerin üzerinde gerçekleşme ihtimalinin bulunduğunu dile getirdi. Babacan, "Ne ilan ettiysek onu yaptık. Yeni programı da 3 aydır, tavizsiz uyguluyoruz" şeklinde konuştu. Türkiye'nin ekonomik alanda maceraperest plan ve uygulama yapmadığının altını çizen Babacan, "Olumlu gelişmelere insanların gözünü kapatıp, olumsuz hava oluşturmaya çalışması vatanseverlikle bağdaşmaz" değerlendirmesinde bulundu.

Babacan, 'Yeni stand-by, IMF ile imzalanan son anlaşma mı?' şeklindeki soruyu cevaplarken, "Şu an itibariyle 2007'den sonra içinde kredi unsurları olan yeni düzenlemeye ihtiyaç görülmemektedir" dedi. 'İçinde kredi unsuru olmayan düzenleme' ifadesinin içinde pek çok alternatifi barındırdığına da temas eden Babacan, "IMF'ye olan borçlarımızın artacağı bir döneme girmiyoruz. Şu ana kadar yapmış olduğumuz olumlu reformların, elde ettiğimiz kazanımların üzerine yenilerini ekleyeceğimiz bir döneme giriyoruz. Bundan önceki yapılan stand-by düzenlemeleri ile bu defa ki çok farklı" dedi. Babacan, Türkiye'nin AB'den müzakere tarihi almış bir ülke olduğunu da anımsatarak, Türkiye'nin bu noktada gelişmekte olan pek çok ülkeden ayrıldığını ifade etti.

IMF Türkiye Masası Şefi Moghadam da, 2006'da erken seçim olacağı yönünde bazı senaryoların bulunduğunun anımsatılarak, bu konuda herhangi bir kaygılarının olup olmadığı sorulduğunda, bunun Türkiye'nin iç işi olduğunu vurguladı. Babacan da bu soruyu yanıtlarken, söz konusu sorunun Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a defalarca yöneltildiğini ve Başbakanın böyle bir şeyin kesinlikle söz konusu olmadığını söylediğini hatırlattı. Babacan, yeni stand-by'ın 36 aylık bir dönemi kapsadığını, normal seçim zamanının 2007 yılının 2. yarısında olduğunu, bu nedenle de son düzenlemenin seçim dönemini de kapsadığını sözlerine ekledi.

Öte yandan, Bakan Babacan, toplantının son bölümünde, Türkiye'ye son resmi ziyaretini gerçekleştiren Moghadam'ın görevini önümüzdeki aylarda Giorgianni'ye devredeceğini açıkladı. Moghadam da görevi sırasında Türkiye'de iyi bir çalışma ortamı bulduğunu belirterek, ilgili herkese teşekkür etti.

YORUMLARI GÖR ( 0 )

En Çok Aranan Haberler

Kapat