HABER

Kapat

İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu: "Baskı artık resmi ve aleni"

İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu partisinin grup toplantısında konuştu. Dervişoğlu bu gece saatlerinde Resmi Gazete'de yayımlanan Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanması haberine sert çıktı. Dervişoğlu konuşmasında, "Ana muhalefet partisine yönelik en büyük hukuki süreçleri yöneten ismin Adalet Bakanı olarak görevlendirilmesi bu davaların siyasi yönünü somutlaştırmış ve resmileştirmiştir." dedi.

İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu: "Baskı artık resmi ve aleni"

Konuşmasında Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasına tepki gösteren Dervişoğlu, "İktidar muhalefete yönelik baskısını resmi hale getirmekten ve aleni şekilde sergilemekten çekinmemektedir" dedi.

İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu: "Baskı artık resmi ve aleni" 1

"DAVAYI AÇAN KİŞİ DAVAYI YÜRÜTEN HAKİMLERİN BAŞINA GEÇİYOR"

İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu'nun partisinin grup toplantısındaki konuşması bu şekilde:

"Tam gece yarısı kabinede değişiklik yapıldı, iki önemli bakan görevden alındı yerine yenileri getirildi. Tek adam rejimleri böyledir, biri gider, diğeri gelir, isimlerin, şahısların hiçbir önemi yoktur. Kabinenin başı haricinde hiçbir değişiklik de önemli değildir.

Bütün bakanlıklar artık cumhurbaşkanının talimatlarını yerine getiren temsil makamı olmaktan öte bir anlam ifade etmemektedir. Bu açıdan yeni kabine değişikliği ucube sistemdeki illüzyondan başka bir şey değildir.,

Ancak ana muhalefet partisine yönelik en büyük hukuki süreçleri yöneten ismin Adalet Bakanı olarak görevlendirilmesi bu davaların siyasi yönünü somutlaştırmış ve resmileştirmiştir.

İktidar muhalefete yönelik baskısını resmi hale getirmekten ve aleni şekilde sergilemekten çekinmemektedir.

Davayı açan kişi dava süreci başlamadan davayı yürüten hakimlerin başına geçiyor, düşünebiliyor musunuz?

Aynı zamanda olası itiraz makamlarının da odağında yer alıyor.

Yani size dava açan, sizinle ilgili kararı verecek olan makamın üstünde ve karara itiraz edebileceğiniz makamların merkezinde konumlanmış durumda. Böyle bir ortamda hiçbir süreçten Türkiye'ye demokrasi ve hukuk süreci çıkmaz."

"YENİ TÜRKİYE; YAŞLANAN VE AZALAN TÜRKİYE"

"Biliyorsunuz veri açıklamakta da meşhurlar. Tarih gibi rakamları da tahrif etmekte mahirler. Nüfus verileri açıklıyorlar. Facia öylesine büyük, öylesine acı verici ki bunu tamir etmekte o kadar zor ki ne desem az geliyor vallahi. Halen kimlerin kaçak yolla bu ülkeye girdiğini, kaç kişi olduklarını, hatta nerede olduklarını dahi doğru dürüst bilmiyoruz. Emin olun bunlar da artık bilmiyorlar.

Yeni Türkiye işte; yaşlanan ve azalan Türkiye. 25 senede nüfus artışı yok olma noktasına gelmiş. Bunun için bile Türk milletini azarlıyorlar. Diyorlar ki 'Ey vatandaş çocuk yap. Üç yap, beş yap.' Nasıl mesela, nasıl? Asgari ücretin kirasını ödemeye yetmediği 1+1 evlerde mi büyüyecek aileler? Yoksa her an deprem korkusuyla yaşanan o metruk binalarda mı? Terk edilmiş ya da betona teslim edilmiş, adeta yok olmuş köylerde mi büyüyecek aileler?

Çeyrek asırda dönüm noktası olabilecek onlarca fırsatı heba ettiler. Tarımda, sanayide, turizmde onlarca sektörde bambaşka bir Türkiye ortaya çıkabilirdi. Sanayi devi çıkmasa doğa turizm cenneti, yazılım olmasa biyoteknoloji merkezleri ortaya çıkardı. Ama hepsini bir şekilde harcayıp %1'i İsviçre, %9'u Dubai gibi yaşayan; %90'ı ise Afrika ve Hindistan'la yarışan bir ülke yarattılar.

Şimdi kentsel dönüşümün de sonu aynıdır. Oysa bambaşka bir Türkiye mümkündür. Anadolu'ya yeniden yerleşmek için birbirinin tekrarı zevksiz ve mutsuz binalar yerine mamur, yeşil şehirler için bu bir fırsattır. Ama o fırsatı yine harcıyorlar. Söyleyin, hangi geleneğimizdir bu ortaya çıkan garabet? Hangi mimarimiz, hangi ustalığımızdır? Hangi sanatımızdır, hangi kültürümüzdür?

Diyorlar ki 'Ey vatandaş çocuk yap.' Tarımı bile isteye sıfır noktasına getirdiler. O çocuklar nereden geldiği, nasıl yetiştirildiği belli olmayan zehir dolu sebze ve meyveyi mi yiyecek? Açlık sınırının altındaki maaşlarla mı o çocukların karnı doyacak? Dünya doyarken Türkiye neden açtır, soruyorum sizlere? Dünya fiyat istikrarına doğru yol alırken Türkiye neden her ay yeni bir enflasyon rekoru kırmaktadır?

Sebebi kader değildir, coğrafya da hiç değildir. Sebebi aslına bakarsanız dış güçler de değildir. Bu fark iklimden değil, savaştan değil, kaderden değildir."

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum

En Çok Aranan Haberler

Kapat