HABER

Kapat

Kadın dövene AB'den tokat gibi yanıt

BRÜKSEL (ANKA) – AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, kadın haklarına saygı göstermenin Avrupa'nın temel değerlerinden biri olduğunu hatırlattı. Rehn Türkiye'de kadına şiddet uygulamalarının kasım ayındaki İlerleme Raporu'nda değerlendirileceğini, ayrıca katılım müzakereleri sırasında da gözetileceğini belirtti.

Son günlerde Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Mümtaz'er Türköne'nin eski karısına birkaç kez dayak attığının ortaya çıkmasıyla yeniden gündeme gelen Türkiye'de kadına yönelik şiddet Avrupa Parlamentosu'nda da soru önergesi konusu oldu. Avrupa Parlamentosu'nun Avusturyalı Milletvekillerinden Andreas Mölzer, AP Başkanlığı'na verdiği yazılı soru önergesinde, Türkiye'de kadınlara yönelik dayak ve şiddete ilişkin alınması gereken önlemlerin ne olduğunu sordu. Mölzer, "Alman DITIB (Diyanet İşleri Türk İslam Birliği) camilerine direktif gönderme yetkisine sahip Türk din bakanlığının web sitesi aracılığıyla Müslümanlar için bir broşür yayınladığı söylenmektedir. Broşür açıkça kadınların dövülebileceğine, din değiştirmelerinin ise mutlaka önlenmesi gerektiğine işaret etmektedir" diyerek buna açıklık getirilmesini istedi.

-REHN: KADIN HAKLARI KÖTÜ MUAMELE EDİLMEMESİNİ DE İÇERİR-
AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn ise, yanıtında, "Kadınların haklarına saygı Avrupa değerlerinin temel unsurudur. Ayrıca kadınlar ve erkekler arasında eşitlik, 2006 martında kabul edilen ‘Kadın ve Erkek Eşitliği 2006-2010 Yol Haritası'nda da dile getirildiği gibi, AB için ana ilkedir. Bu değerler AB içinde olduğu kadar Birlik dışında da, özellikle de katılan ülkelerle ilişkilerde teşvik edilmektedir" dedi.

Bir aday ülke olarak Türkiye'nin, kadın haklarına ve cinsiyet temelinde ayrımcılığın ortadan kaldırılmasını sağlayan kadın-erkek eşitliğiyle ilgili yasa metinlerine saygı duymasının beklendiğini kaydeden Olli Rehn, "Kadın hakları, aynı zamanda kadına yönelik kötü muameleyi, özel hayata ve aile hayatına saygıyı, düşünce, din ve vicdan özgürlüğünü ve eğitim hakkını barındıran temel hakların ana unsurudur" dedi.

Olli Rehn, Türkiye'nin aynı zamanda Kadınlara Yönelik Ayrımcılığın Kaldırılması Komitesi (CEDAW) ve İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesi gibi diğer uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan taahhütlerine de saygı göstermesi gerektiğini bildirdi.

AB Komisyonu'nun soru önergesinde sözü edilen ve Müslümanlara yönelik olduğu bildirilen broşürden haberdar olmadığını belirten Olli Rehn, şöyle dedi:
"Komisyon Türk yetkililerle uygun düzeydeki her diyalogu kapsamında kadın-erkek eşitliği ve kadın haklarına uyumla ilgili konuları gündeme getirmektedir. Komisyon aynı zamanda ‘Türkiye ve İspanya tarafından daha iyi bir kültürler arası anlayış geliştirme amacına yönelik ‘kültürler arası ittifakı' da desteklemektedir. Ayrıca Komisyon Türk yetkililer ve Türk kadın sivil toplum örgütleriyle birlikte, geleceğe yönelik iyileştirmeye, kadınların toplum içinde daha fazla yetki elde etmesini kolaylaştırıcı ve kadın haklarıyla ilgili farkındalığın artırılmasına yönelik bir dizi proje planlamış ve yürürlüğe koymuştur."

-KADINA YÖNELİK ŞİDDET KATILIM MÜZAKERELERİNDE GÖZETİLECEK-
Rehn, yanıtına son verirken, "Kadınlara yönelik şiddet, zorla evlendirme ve töre cinayetleri olduğu kadar eğitime ve iş piyasasına erişim, katılım müzakerelerinin bir parçası olarak yakından gözetim altında bulundurulacaktır. Türkiye'de kadınların durumuna ilişkin spesifik bilgi 2007 kasımında yayınlanmış olacak gelecek İlerleme Raporu'nda edinilebilecektir" dedi.

- ALMANYA'DA KADIN DÖVME KILAVUZU İDDİASI –
Andreas Mölzer soru önergesinde geçen aylarda Frankfurt'ta bir aile mahkemesinin, İslam kurallarına göre, Faslı bir erkeğin karısını dövme hakkına sahip olduğu yolunda karar verdiğini anımsatmıştı. Mölzer önergesinde "İnsan haysiyeti ve AB yasalarına tümüyle saygısızlık olan bu skandal karar, bazı İslami kurallların kötü biçimde uygulamalarının AB içinde artmakta olduğunu bir kez daha göstermiştir" dedi. Mölzer şöyle devam etti:
"Alman DITIB (Diyanet İşleri Türk İslam Birliği) camilerine direktif gönderme yetkisine sahip Türk din bakanlığının web sitesi aracılığıyla Müslümanlar için bir broşür yayınladığı söylenmektedir. Broşür açıkça kadınların dövülebileceğine, din değiştirmelerinin ise mutlaka önlenmesi gerektiğine işaret etmektedir. İslam Arşivleri'nden Salim Abdullah adlı bir kişinin bu broşürü Avrupa'nın İslamlaştırılması için bir strateji belgesi olarak adlandırdığı iddia edilmektedir. (Kaynak: TV haber magazine programı Panorama). Komisyon böyle bir broşürden haberdar mıdır ya da bu haberler hangi kapsamda incelenecektir.?
Soru önergesinde, "Komisyon, Müslümanların dövme, kadının sünnet edilmesi, zorla evlendirme, kadınların eğitimlerini inkar etme ve tore cinayetlerini gibi uygulamalarının yaygınlaşmasını önlemek için hangi kapsamda ve hangi somut önlemlere başvurarak harekete geçmektedir?" soruları da yer aldı.
Mölzer, dövmeye yönelik böyle bir "resmi hükümet direktifinin" Türkiye'nin gizlice ve yavaş yavaş İslamlaştırılmasına yönelik bir kanıt olarak alınabileceğini iddia etti, bunun Türkiye-AB katılım müzakerelerinde ne gibi sonuçlara yolaçağını sordu.

YORUMLARI GÖR ( 0 )

En Çok Aranan Haberler

Kapat