ANKARA (ANKA) - Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rıdvan Karluk, 2012 yılının ikinci yarısında Kıbrıs Rum Kesimi'nin AB Dönem Başkanlığı'nı hatırlatarak, bu tarihe kadar Kıbrıs sorununa çözüm bulunmazsa, Türkiye'nin tanımadığı Rum Kesimi'ni muhatap almak zorunda kalacağını vurguladı.
ABHaber.com sitesine konuşan Karluk, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) müzakere sürecinin çok yavaş ilerlediğini söyledi. Türkiye'nin, Hırvatistan'a göre çok geride kaldığını söyleyen Karluk, "Dondurulan sekiz başlığın ne zaman açılacağı meçhuldür. Kıbrıs sorunu çözümlenmediği sürece bu başlıklar açılmayacaktır" dedi.
-"RUMLAR 2012'DE AB DÖNEM BAŞKANI OLACAK"-
Karluk, Kıbrıs Rum Kesimi'nin 2012 yılının ikinci yarısında AB Dönem Başkanı olacağına da dikkat çekerek, "Türkiye de hiç kimse bu durumu görmüyor ve buna göre bir politika geliştirmiyor. Bu tarihe kadar Kıbrıs'ta bir çözüme ulaşılmazsa, bu tarihte Türkiye tanımadığı Güney Kıbrıs Rum Yönetime ile muhatap olma durumu ile karşı karşıya kalacaktır" diye konuştu.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Talat ile Kıbrıs Rum Kesimi Lideri Papadopulos'un 5 Eylül de bir araya gelmelerinin, Güney Kıbrıs'ta yaklaşan seçimler dolayısıyla bir sonuca ulaşamayacağını da kaydeden Karluk, taraflar arasındaki kopukluğun, Kıbrıs'taki bölünmeyi kuvvetlendireceğini ifade etti.
-"AB AHDE VEFA İLKESİNE UYMUYOR"-
AB'yi, uluslararası hukukta var olan pacta sund servanda (ahde vefa) ilkesine uymamakla ve 1963 yılında imzaladığı Ankara Anlaşması'nı yok saymakla suçlayan Prof. Dr. Karluk, "Bu durum kabul edilemez. AB ülkelerinde özellikle Fransa ve Almanya'da yeni iktidara gelen politikacılar, Türkiye'nin üyeliğine soğuk baktıkları sürece ilişkilerde istenilen gelişme olmaz. Sarkozy ve Merkel, Türkiye'ye AB hukukunda olmayan imtiyazlı ortaklık önerirlerken, "her anlaşma yapıldığı dönemin şartlarına bağlıdır" (omnis conventio rebus sic standibus) deyip Ankara Anlaşması'nı yok sayarlarsa, Türkiye mutlaka AB ile ilişkilerini yeni baştan düzenlemelidir" dedi.
Rıdvan Karluk, bu kapsamda da Gümrük Birliğinin yeniden gözden geçirmesi gerektiği, onun yerine serbest ticaret anlaşması imzalayarak AB'nin yakın markajından kurtulması gerektiği değerlendirmesinde bulundu.
Kıbrıs gibi bölünmüş bir adanın tek taraflı olarak AB'ye üye yapılmasının büyük bir hata olduğunu söyleyen Karluk, "Türkiye o dönemde sırf Gümrük Birliğine girebilmek için, bölünmüş bir Kıbrıs'ın AB üyesi olmasına ses çıkarmayarak önemli bir kozu elinden kaçırmıştır. GKRY ile ortaya çıkan petrol arama krizinin doğrudan Türkiye AB ile ilişkilerine etkisi yoktur. Fakat GKRY'nin bir AB üyesi olması, GKRY'nin daima AB'nin koruması altında olması sonucunu doğuracaktır. Bu gerçeği hiçbir zaman unutmamak gerekir" dedi.