
Korkuyorum
Farkında mısınız bilmiyorum, ama ben fark ettim ki insan olmanın, paylaşmanın, huzurlu, toplu yaşamanın, bencil olmamanın kurallarını oluşturduğu bazı değerlerimiz artık sadece laf olsun diye söylenen ya da kullanılan, daha da fenası klişeleşmiş saçmalıklar haline gelmiş. Utanarak ve üzülerek saçmalıklar demekteyim. Çünkü hiçbir etkisi kalmamış sözler.

Dilimizdeki güzellikleri farkında olarak ya da olmayarak kötüye kullanmaya başlıyoruz ve gene anlık düşünmeye başlıyoruz. Verilen sözler artık etkisini kaybetmiştir. Çünkü asıl ibadetin sevmek, sözünde durmak ve saymak olduğunu unutmuş durumdayız. Yani çoğuna uymak zorundaymışız gibi hissediyoruz.
Bu bahsettiğimiz değerlerimizi koruyan şeyse sözler. Aslında en radikal hayatımızın dönüm noktalarında söylenen önemli ve kıymetli sözler. Bu sözlere gerçekten uyulduğunu düşünsenize!
Toplumdaki düzeyi işte bu sözler belirler.
Evlenirken söylenen sözler: iyi günde, kötü günde, hastalıkta, sağlıkta, her zaman, her yerde birbirimizi seveceğimize ve birbirimizi koruyacağımıza söz veriyoruz.

Bu yeminleri etmek çok mu kolay acaba? Uyulmadığı takdirde cezası var mı? Ya da tüm bu yeminler klişe mi oldu? Yoksa köprüyü geçinceye kadar ayıya dayı demek mi oluyor?
Ya da kimsenin günahı yok mu?
Aslında şunu çok merak ediyorum. Bu yeminlerin evlenirken ya da siyasete girerken edilmesinin hiçbir önemi yok mu?
Umarım böyle değildir. İşte o zaman korkmak lazım.

Bu yeminlere uyulsa zaten partiler arası farklılık da kalkar, evlilikler de yürür; sadece bu iki önemli hayat oyununda yönetmek kalırdı geriye.
İşte bu yüzden madem anayasada söz verilen konulara uymayan değişiklikler yapılabiliyor, madem evlilikler yürümüyor, o zaman bu yeminlerin de şekli değişsin.