HABER

Kapat

Kretschmer'den AB yorumu

SAMSUN (İHA) - Avrupa Birliği (AB) İlerleme Raporu çerçevesinde Türkiye'deki reformların uygulama sürecini takip etmek amacıyla Samsun'a gelen Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Hans J. Kretcschmer, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası'nı (STSO) ziyaret ederek, STSO bünyesinde faaliyet gösteren AB Bilgi Merkezi'nin faaliyetleri hakkında bilgi aldı.

Ziyaretin ardından basın toplantısı düzenleyen Hans J. Kretschmer, Türkiye-AB ilişkileri açısından tarihi bir dönemin arefesinde olunduğunu belirtti. Türkiye ile AB arasında katılım müzakerelerinin başlayacağını, bu müzakerelerin ikili ilişkilerdeki son aşamayı anlattığını ifade eden Kretschmer, "Müzakereler sonunda Türkiye'nin AB'nin müktesebatını kabul etmesi gerekecek" dedi.

Türkiye ile Avrupa halkları arasında kültürel ve siyasi diyalogun geliştirilmesi gerektiğini, her iki tarafın halkları arasında karşılıklı bilgi eksikliği bulunduğunu dile getiren Kretschmer, Türkiye'de, Fransa ve Hollanda'da AB Anayasası'na "hayır" denmesi ve Almanya'da hükümet değişikliğinin endişelere yol açmasının yersiz olduğunu vurguladı. Kretschmer, "Her 3 olay da AB'yi ve Türkiye'yi etkilemez. Ancak bu sonuçlar değerlendirilecek. Sonuçta Türkiye hemen AB'ye girmiyor. Belki 9 yıl sonra girecek. Bu yüzden heyecan ve kaygıya gerek yok. Bu sürede AB ve Türkiye'deki siyasi hayatta pek çok değişiklik meydana gelebilir. Türkiye'nin AB'de yükselen değişik seslerden dolayı motivasyonunu kaybetmemesi gerekir. Önemli olan tek şey Türkiye'nin AB'nin kurallarına, yönetmeliklerine, değerlerine uymasıdır. Uyarsa Türkiye'nin üyeliğine kimse karşı çıkamaz" diye konuştu.

Gazetecilerin, "Türkiye'nin AB'nin değerlerine uyması gerekirken bunun içinde dini değerler de var mı?" diye sorması üzerine, "AB'nin değerleri, demokratiklik, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve azınlıkların sorunlarıdır" açıklamasını yapan Kretschmer, dini değerlerin temel özgürlük olduğunu dile getirdi. Kretschmer, "Türkiye'de azınlık sorunu yaşanıyor mu?" sorusuna da, "Gayrimüslimlerin hukuki statüsüyle ilgili sorun var, bunu da görüşüyoruz" diye cevap verdi.

Kretschmer, "Sıfatınızı bir kenara bırakıp ferdi ve insani bakışla Türkiye'yi değerlendirirseniz AB'nin neresine koyarsınız, Türkiye, Romanya ve Bulgaristan gibi ülkelerin de gerisinde mi?" şeklindeki bir soru üzerine şu açıklamayı yaptı:

"Çok popüler bir soru. Benim AB Komisyonu Delegasyonu Başkanı olarak sahip olduğum sıfatı bırakarak konuşmam imkansız. Bıraksam da yanıtım aynı olurdu. Bulgaristan gibi AB ile katılım antlaşmasını imzalamış bir ülke, Türkiye gibi bu aşamaya gelmemiş, daha müzakerelere bile başlatılmadığı bir ülkeden daha ileri durumdadır. Genel olarak İzmit, İstanbul, Ankara, Samsun'a bakılırsa farklı izlenim edinebilir. Ama Kars'tan Antalya'ya, Sinop'tan Hakkari'ye kadar tüm illere bakılması lazım. Türkiye'nin hukuka ve insan haklarına saygı, temel özgürlükler, demokratikleşme açısından kaydettiği ilerlemeler genel olarak değerlendirilmeli. Aynı zamanda ekonomik kalkınma bütün ülke genelinde dikkate alınmalı. Bunun yanında AB müktesebatının da uygulanmasına bakılmalı. Müktesebat konusunda daha Türkiye müzakerelere başlamadı ve bu müzakereler de son derece karmaşık ve uzun bir öğrenme sürecini içeriyor. Bu müktesebatın benimsenmesi ve uygulanmaya konulması gerekiyor. Türkiye buna yeni başlayacak. Bu süreci tamamlamak üzere olan ülkelerden bahsediyoruz. Müktesebatı benimseme ve uygulama açısından daha ilerideler. Türkiye AB reformlarına 2.5 yıl önce başladı. Müzakereler de uzun yıllar alacak olan bir süreç. Kolay bir dönem değil. Aksi taktirde 'biz ötekiler kadar iyiyiz' denebilseydi müzakerelere gerek olmazdı. Çünkü AB kurallarının ve müktesebatının benimsenmesi ve uygulanması gerekiyor. İnsan kaynaklarının eğitilmesi gerekiyor ki insanlar bu karmaşık AB kurallarını uygulayabilsin. Türkiye'nin son derece karmaşık süreçten geçmesi gerekiyor. Sonuçta Türkiye'de diğer üyelerin olduğu yere gelecek."

Kretschmer, misyonerlikle ilgili de bunlardan korkulmaması gerektiğine dikkat çekerek, "Misyonerler olabilir. Gayrimüslim cemaatlerle ilgili de Türkiye'de sıkıntılar

olabilir. Misyonerler dünyanın her yerinde var. Türkiye için bir tehdit değil. Giderler, bir şeyler söyler ve ayrılırlar. Türkiye'de misyoner kelimesinin negatif bir anlamı var. Gayrimüslim topluluklarla ilgili olarak kullanıldığında negatif görülüyor. Türkiye daha rahat olmalı çünkü nüfusunun yüzde 99'u Müslüman ve çok küçük gayrimüslim topluluk var. Sonuçta devleti ve sosyal dokuyu tehdit etmiyor. Sorun olmamalı. Dini özgürlükler de AB standartlarına uygun olmalı" şeklinde konuştu.

Kretschmer, Türkiye'nin müzakere sürecinde tarım ve finansal konularda zorlanabileceğini ve Türkiye'nin stratejik öneminin AB'yi girecek olmasındaki etkenlerden biri olduğunu sözlerine ekledi.

Basın toplantısının ardından STSO Başkanı Adnan Sakoğlu Kretschmer'e TSO'nun plaketini, Türk Bayrağı ve yöresel bir dokumayı hediye etti.

YORUMLARI GÖR ( 0 )

En Çok Aranan Haberler

Kapat