Nefes'te yer alan habere göre, Lübnan’da geçen yıl yapılan başbakanlık oylaması öncesinde yaşanan sıra dışı bir dolandırıcılık olayı, ülke siyasetini ve kamuoyunu sarsmış durumda. Parlamento yeni başbakanı seçmeye hazırlanırken bazı milletvekillerinin, kendisini Suudi Arabistan kraliyet ailesinden bir prens olarak tanıtan gizemli bir kişiden telefon aldığı ortaya çıktı.

Haftalar süren soruşturma sonucunda, söz konusu kişinin bir Suudi prens değil, Lübnan’ın kuzeyinden yoksul bir oto tamircisi olduğu belirlendi.
Olay, Lübnan’da yabancı aktörlerin siyasi kararlar üzerindeki etkisine ve ülkenin kırılgan mezhep temelli siyasi sistemine dair sert tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Oylamadan saatler önce hoparlöre alınan bir telefon görüşmesinde, kendisini Suudi prens olarak tanıtan kişi, milletvekillerine dönemin Başbakanı Necib Mikati’nin yeniden aday gösterilmemesi gerektiğini söyleyerek bunun “Suudi Kraliyet Divanı’nın talimatı” olduğunu ileri sürdü.
O görüşmede bulunan milletvekillerinden Ahmed el-Hayr’a göre bu müdahale, bazı milletvekillerinin oylarını değiştirmesinde etkili oldu ve seçimde başbakan seçilen Nevvaf Selam lehine bir hava oluşmasına katkı sağladı.
Yetkililere ve avukatlara göre telefonun diğer ucundaki kişi, kamuoyunda “Ebu Ömer” olarak bilinen hayali bir Suudi prens değil, Akkar bölgesinden 40’lı yaşlarında Mustafa el-Hasan adlı bir oto tamircisiydi. İddiaya göre Hasan, nüfuzlu bir Sünni din adamı olan Şeyh Halidun Oraymet’in yönlendirmesiyle bu rolü üstlendi.
Aylar süren süreçte Ebu Ömer’in, Lübnan siyasetinin üst düzey isimlerinden yeni adaylara kadar geniş bir çevreyi kandırdığı öne sürülüyor.
Hasan ve Oraymet; dolandırıcılık, şantaj, siyasetçilerin oylarını etkileme, kimliğe bürünme ve Suudi Arabistan ile ilişkileri zedeleme suçlamalarıyla karşı karşıya. Çok sayıda siyasetçi ifadeye çağrıldı, soruşturma sürüyor.
Okuyucu Yorumları 0 yorum