İstanbul'da olası deprem riskine ilişkin uzmanlar arasında dikkat çeken bir tartışma başladı. Yer Bilimci Prof. Dr. Celal Şengör, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, İstanbul’da 7’den büyük bir deprem beklendiğini vurgulayarak, “Birkaç gün içinde şehirde açlık başlayacak, yağmalar yaşanacak, salgın hastalıklar çıkacak. Enkazlar uzun süre kaldırılamayacak, şehir ağır bir kokuya bürünecek. Ölmeyenler ‘Keşke ölseydik’ diyecek” ifadelerini kullanmıştı.
Dr. Ramazan Demirtaş, Şengör’ün açıklamasına sosyal medya üzerinden yanıt verdi.
Bir harita paylaşarak, "Parmak hesabıyla deprem bilimi yapılmaz, ancak kaos yazılır" diyen Demirtaş, “100 bina çöker, 4 milyon insan enkaz altında kalır, İstanbul çökerse Türkiye diz üstü çöker, hayatta kalanlar keşke ölseydik diyecekler…” gibi ifadelerin bilimsel temel barındırmadığını kaydetti.
Demirtaş ayrıca, her 4.0 ve üzeri deprem sonrası Marmara depremiyle ilişkilendirilerek felaket senaryoları yazılmasının topluma psikolojik, sosyolojik ve ekonomik zararlar verdiğini belirterek, bu söylemlerin risk azaltma ve can kaybını önleme noktasında hiçbir katkı sunmadığını vurguladı.
PARMAK HESABI ile #deprem bilimi yapılmaz, ancak KAOS yazılır
— Dr. Ramazan Demirtaş (@Paleosismolog) March 15, 2025
* 100 bina çöker 4milyon insan enkaz altında kalır
* İstanbul çökerse, Türkiye diz üstü çöker
* Beka sorunu olur, siyasi ve ekonomik bağımsızlık gider.
* Ülke işgal edilir
* Hayatta kalanlar keşke ölseydik diyecekler. pic.twitter.com/oT9cgpEKV5
Deprem biliminin ancak somut verilerle konuşabileceğini dikkat çeken Prof. Dr. Osman Bektaş ise benzer bir eleştiride bulundu.
Bektaş, Marmara’daki fay hatlarının özelliklerine dair pek çok belirsizliğin olduğunu dile getirerek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Sadece fay modelleri belirsiz değil, aynı zamanda her bir segmentin yıllık kayma hızı, deprem tekrarlanma aralıkları, geçen süreler net değil. Ortalama verilerle deprem tekrarlanma süresi belirlenemez. Marmara’nın deprem tehlikesi henüz çözümlenmiş değil.”
Bektaş ayrıca, Şengör’ün “yaşayanlar yaşadıklarına pişman olacak” ifadelerinin bilimsel gerçeklerle örtüşmediğine dikkat çekerek, İstanbul için en büyük tehdidin devasa bir deprem değil, orta büyüklükte bir deprem olabileceğini kaydetti:
“Ana Marmara Fayı'nın bazı kısımları deprem enerjisi biriktiriyor, ancak sürünen ya da tam kayan kısımlar deprem enerjisi biriktirmez. Dolayısıyla İstanbul’u orta büyüklükte depremler tehdit edebilir.”
KESİN ZAMANI VE BÜYÜKLÜĞÜ
— Prof. Dr. Osman Bektaş (@profobektas) March 15, 2025
Belli olmayan İstanbul depremi için "Yaşayanlar yaşadıklarına pişman olacaktır" söylemi bilimsel verilerle uyuşmuyor :
* Ünlü deprem tarihcisi Ambrasys, 2001 : Küçük kıyamet denilen 1509 Îstanbul depremi abartılı olup katostrofik (felaket) değildir.
(SÖZCÜ)
Okuyucu Yorumları 7 yorum