Son dakika haberi: CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla, hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturması nedeniyle görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 12 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.
Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmanın öğleden sonraki celsesinde, CHP 39. Olağan İstanbul İl Kongresi'nde CHP İl Başkanı seçilen tutuksuz sanık Özgür Çelik ve taraf avukatları hazır bulundu.
Duruşmaya, avukat beyanlarıyla devam edildi.
Söz verilen Lütfü Savaş'ın avukatı Onur Yusuf Üregen, beyanlarını celse arası sunacağını belirterek, mahkemeden, Azizcan Aktaş ve İmamoğlu davalarının dosyaya kazandırılmasını talep etti.
Ekrem İmamoğlu'nun vekili Çağlar Çağlayan da ayrıntılı beyanlarını daha sonra yapacaklarını ifade ederek, "Bu aşamaya kadar dinlenen tanıkların şahsen bir şeye şahit olmadığını, çoğu zaman isim vermeden iddiaları birinden duyduklarını ifade etti. Her ne kadar bu beyanlara dayanarak dava açılsa da bu tutarsız dayanaksız yalan içerikli beyanlar ceza hükmü kurulması için yeterli değildir." beyanında bulundu.
Diğer sanık avukatları da tanık beyanlarına karşı aleyhe hususları kabul etmediklerini belirterek, yazılı beyanda bulunacaklarını ve eksik hususların giderilmesini talep ettiklerini söyledi.
Beyanların ardından görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, davanın İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davayla fiilen bağlantılı olduğunu kaydederek, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesine muvafakatname yazılmasını ve dosyanın İstanbul'daki dosyayla birleştirilmesini talep etti.
Ara kararını açıklayan mahkeme, dosyanın, savcının görüşü doğrultusunda "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasına bakan mahkemeye muvafakatname yazılarak İstanbul'daki dosyayla birleştirilmesinin talep edilmesine karar verdi.
Duruşma, 1 Nisan'a ertelendi.
Öte yandan, iddianamede, İmamoğlu’nun divan başkanı olduğu CHP 38’inci Olağan Kurultayı'nda, bazı delegelere para verildiği, adaylık ve iş vaadinde bulunulduğu, market kartı dağıtıldığı, oy pusulası fotoğraflarının istendiği, ikinci turun geciktirilerek yanlış bilgilendirme yapıldığı ve bu yollarla Özgür Özel’in kazanması için delegelerin iradelerinin yönlendirildiği iddia edilerek, tüm sanıkların 'Seçim Kanunu'na muhalefet' suçundan 3'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.
Ankara 26'ncı Asliye Ceza Mahkemesi’nde 12 sanığın yargılandığı davanın 3'üncü duruşmasına; sanıklardan İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile taraf avukatları katıldı. Söz konusu dönemin bazı delegeleri, tanık olarak dinlendi. Dönemin İzmir delegesi H.K., kurultay öncesi bazı isimlerin kendisiyle görüşmek istediğini öne sürerek, "Ankara’ya gittik. Kurultay delegelerinin kaldığı otele yerleştik. Mehmet Kılıçarslan eski Mardin İl Başkanı geldi. Cemil Tugay, Mehmet Kılıçarslan, Özgür Çelik, Buğra Gökçe, Özkan Tice bunlar hepsi organize bir şekilde çalışıyorlardı. Kurultay delegelerine çeşitli vaatler veriyorlardı. İş vaadi, belediye meclis üyeliği vaadi. İsteklerini, taleplerini alıyorlardı. Ona göre değerlendiriyorlardı. Mehmet Kılıçarslan, 'Seninle Özgür Özel'le görüşelim' dedi. Ben kabul etmedim" dedi.
Tanık dönemin Erzurum delegesi Y.G. ise il başkanının para dağıttığını iddia ederek, "Erzurum kongresinden sonra il başkanlığı binasında delegeler ile toplantı yaptı il başkanı. İl başkanı Ankara’ya gidip, en çok parayı verene oy verileceğine ilişkin pazarlık yapacağını söyledi. Ankara’ya gidip döndü. Tekrar toplandık. İl başkanı, hepimize 50’şer euro dağıttı. Ankara’da kurultay gecesi son bir yemeğe gittik. Oradan da pavyona geçtik. İl başkanı beni dışarı çıkarıp, 4 imzaya ihtiyacı olduğunu söyledi. İmza attık ve bin dolar para verdi. Abdulkadir Ş. parayı kabul etmedi, 'Sen beni parayla satın alamazsın' dedi. İl başkanı daha sonra herkesin attığı oyu WhatsApp'tan kendisine gönderilmesini söyledi. İl başkanının İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum. İl başkanının para aldığını net şekilde biliyorum" diye konuştu.
Tanık dönemin Batman delegesi Y.Ö. de oy yönlendirmesi yapıldığını ileri sürerek, "Kurultay akşamı biz bir otelde konakladık. İl başkanımız lobiye çağırdı, oylarımızı Özgür Özel'e vermemizi istedi. Buna rağmen Kemal Kılıçdaroğlu'na oy verdim. Sonrasında partiden çıkartıldım, ihraç edildim. Kurultay sonrasında Y.'nin oğlu, meclis üyesi seçildi. Bu yükün altında kalmamak için kurultayın iptali için dava açtım" dedi.
Tanık dönemin Bursa delegesi S.T. ise kurultaya ilişkin, "Kaldığımınız otelin lobisinin ön tarafında Genel Başkan Özgür Özel'in broşürlerinin bulunduğu bir stant vardı. Orada kurultay delegelerine, imza atanlara bir deri çanta veriliyordu. Ancak para değildi, kesinlikle para yoktu. Oylama salonuna geldiğimizde, salonun çeşitli yerlerinde cep telefonu kutuları vardı. Yerlerde kutular vardı. Yolda giderken bilmediğim, telefonumda kayıtlı olmayan bir numaradan arandım. 12 kurultay delegesini ikna etmem karşılığında '300 mü istiyorsun, 500 mü istiyorsun?' şeklinde ucu açık bir teklif sundu. Bunun TL, dolar ya da euro olabileceğini söyledi. 300 TL olmadığı açıktı. Ben de 14 Mayıs seçimlerinde zor bir sürece girdiğimizi, madem partinin böyle büyük paraları varsa neden o dönemde kullanılmadığını söyledim" diye konuştu.
Tanık T.E. ise kendisine söz konusu davada tanık olmaması için 500 bin euro para teklif edildiğini iddia ederek, "2005'ten beri parti üyesiyim. Birilerinin iddia ettiği gibi çevrem yok, 3 yıllık gazeteciyim. Bunlara şahit olunca ilk günden beri kendimi anlatmak için vazife ettim. Mustafa Kemal'in partisinde bunların olamayacağını düşündüm" dedi. Duruşmaya ara verildi.
Kaynak: AA-DHA
Okuyucu Yorumları 0 yorum