HABER

Kapat

Tokalaşmak nereden gelir?

Tokalaşmak çoğu insan için üzerinde düşünülmeden gerçekleştirilen otomatikleşmiş bir davranış hâline gelmiştir. Toplumsal yaşam içinde tokalaşmak insanlar arasındaki fiziksel temasın sınırlı ve kontrollü davranışlarından biri olarak kabul edilir. Bu davranış farklı yaş grupları ve sosyal statüler arasında da ortak bir uygulamadır. Peki, tokalaşmak nereden gelir?

Tokalaşmak nereden gelir?

Modern toplumlarda tokalaşma davranışı yazılı olmayan sosyal kuralların bir parçası olarak görülür. Eğitim, iş hayatı ve kamusal alanlarda bu davranışın uygulanması sosyal uyum açısından önem taşımaktadır. Bilhassa resmî ortamlarda tokalaşmak bireyin toplumsal normlara uyumluluğunu gösteren bir davranış olarak algılanabilir. Günümüzde birçok insan el sıkışmayı günlük yaşamın doğal bir parçası olarak görür. Bu noktada birçok insan tokalaşmanın nereden geldiğini merak etmektedir.

Tokalaşmak nereden gelir?

Tokalaşmanın kökeni incelendiğinde bu davranışın insanlık tarihinin erken dönemlerine kadar uzandığı görülebilir. Toplumsal ilişkilerin biçimlenmeye başladığı dönemlerden itibaren insanlar karşılıklı etkileşimlerinde belirli beden dili hareketleri geliştirmiştir. Tokalaşma da bu hareketler arasında yer alarak zaman içinde anlam yüklenen bir davranış biçimine dönüşmüştür. Tarihsel bulgular incelendiğinde tokalaşmanın yalnızca bir selamlaşma şekli olmadığı görülür.

Antik Yunan dönemine ait kalıntılar tokalaşmanın erken örneklerini gözler önüne sermektedir. M.Ö. 5. yüzyıla tarihlenen mezar taşları ve kabartmalarda iki kişinin karşılıklı olarak el sıkıştığı sahneler yer almaktadır. Bu tasvirler dönemin toplumsal değerleriyle incelendiğinde eşitlik, uzlaşma ve barış anlamlarında yorumlanmıştır. Öte yandan elin açık bir şekilde gösterilmesi kişinin elinde silah taşımadığını gösteren bir davranıştır. Bu yüzden erken dönemlerde tokalaşmak güven ve açıklıkla ilişkilendirilmektedir.

Orta Çağ’a gelindiğinde ise savaşçı sınıflar arasında belirli bir anlam kazanmıştır. Şövalyeler arasında yapılan tokalaşmalar karşı tarafın niyetine dair bir işaret olarak değerlendirilmiştir. Sağ elin kullanılması silah taşımadığını ve saldırı niyeti olmadığını göstermeye yönelik bir uygulama hâline gelmiştir. Bu açıdan tokalaşma yine tanıma ve geçici bir güven ortamı oluşturma işlevi üstlenmiştir.

Tokalaşma davranışı zamanla bireyler arası ilişkilerde standartlaşmış bir davranış biçimine dönüşmüştür. Bilhassa ticari faaliyetlerin artması ve diplomatik ilişkilerin kurumsallaşmasıyla beraber karşılıklı kabul göstergesi olarak yerleşmiştir. İş görüşmeleri ve anlaşmalar gibi durumlarda bu davranış sosyal düzen içinde belirli bir yere sahip olunduğunu göstermektedir.

Modern dünyada ise farklı kültürlerde farklı biçimlerde yorumlanabilmektedir. Batı toplumlarında yaygın bir selamlaşma yöntemi olarak kabul edilirken bazı Doğu kültürlerinde bu davranış sınırlı olabilir. Örneğin Japonya’da baş eğme, Hindistan’da “namaste” selamı daha yaygındır. Bazı Orta Doğu toplumlarında ise fiziksel temasın sınırlandırılması kültürel normların tokalaşma üzerindeki etkisini ortaya koymaktadır. Bu açıdan incelendiğinde tokalaşmanın evrensel bir davranış olmasına rağmen kültürel bağlamdan ayrı değerlendirilemez.

Son yıllarda yaşanan küresel salgın nedeniyle tokalaşma gibi fiziksel temaslar yeniden düşünülmeye başlanmıştır. Sosyal mesafe uygulamaları ve hijyen kaygıları alternatif selamlaşma biçimlerinin yaygınlaşmasına neden olmuştur. Buna rağmen tarihsel geçmişi ve toplumsal işlevi nedeniyle sosyal yaşamda tokalaşmaya devam edilmektedir.

YORUMLARI GÖR ( 0 )

En Çok Aranan Haberler

Kapat