ANKARA (İHA) - Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, yeni hazırlanan Sosyal Güvenlik Yasası'nda; esnaf ve sanatkarların yanlarında çalışan işçilerinin aylık primlerinin yanı sıra kendi kesintilerini de ödemek suretiyle ağır bir yük altına girdiklerini söyledi.
TESK Genel Başkanı Palandöken, TBMM'de ele alınacak yeni Sosyal Güvenlik Yasası ile ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'e bugün 15 maddelik talep listesi sundu. Palandöken, "Emekli olduktan sonra çalışmak zorunda olan esnaf ve sanatkarlarımızın yaşlılık aylıklarından kesilmesi öngörülen SGDP uygulaması, kayıt dışılığa ve muvazaalı işlere de yol açacağından tamamen kaldırılmalıdır. Emekli olduktan sonra tekrar çalışmaya başlayanların aylıklarından kesinti yapılmasını öngören bu düzenlemeyle emeklilerin çalışmalarının önlenmesi bunun yerine genç nesillerin istihdam edilmesi ile işçi ve memurlar örnek gösterilerek uygulamada norm ve standart birliğine ulaşılması amaçlanmışsa da; işçi ve memurların sosyal güvenlik destek primi kesintisi işvereni tarafından ödenmektedir. Oysa, esnaf ve sanatkarlar yanlarında çalışan işçilerinin aylık primlerinin yanı sıra kendi kesintilerini de ödemek suretiyle ağır bir yük altına girmektedir" dedi.
Tasarıya göre 30 günden fazla prim borcu bulunan esnaf ve sanatkarların sağlık hizmetinden yararlanamayacaklarının ifade edildiğini hatırlatan Palandöken, bu şartın kaldırılması mümkün olamıyor ise 30 günlük sürenin 6 aya uzatılması, sağlık hizmetlerinden yararlanma koşulu prim borcu ile ilişkilendirilmemesi, sosyal hukuk devleti ilkesi içinde olan sosyal adalet, sosyal refah ve sosyal güvenlik kavramlarının tüm vatandaşları kapsaması gerektiğini söyledi.
Ayaktan tedavi muayenelerinde 2 YTL, yatarak tedavide finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri bedelinden yüzde 1 oranında katılım payı alınmasına ilişkin düzenlemelerin kaldırılması gerektiğini savunan Palandöken, "Katılım payı getirilmesinin gerekçesi ise gereksiz kullanımı caydırma olarak gösterilmiştir. Sağlık hizmetlerinden yararlanmak için prim ödemesinin yeterli görülmeyip, her aşamada katılım payına tabii tutulması; sigortalının gerekli kullanımını da engelleyecektir.
Devletin bütün bireylerinin yaşamını beden ve ruh sağlığı içerisinde sürdürmesini sağlamak Anayasanın 56. maddesiyle devlete verilen bir yükümlülük olduğundan, bu düzenleme her şeyden önce Anayasa'ya aykırıdır. Tasarı ile Bağ-Kur'da uygulanan basamak sistemi kaldırıldığından; esnaf ve sanatkarlarımıza prime esas kazancın alt sınırı ile üst sınırı arasında olmak üzere kendi tercihlerine ve ödeme güçlerine göre beyan edecekleri kazanç üzerinden prim ödeme imkanı sağlanmalıdır" diye konuştu.
Emekli aylıklarının hesaplanmasında aylıklara TÜFE oranlarının yanı sıra refah payı da yansıtılma ve sigortalılara verilecek emzirme ödeneğinin, bir defaya mahsus olmak tek ödemede değil 6 ay süreyle ödenmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, diğer isteklerini söyle sıraladı:
"Esnaf ve sanatkarlarımıza emzirme, evlenme, cenaze, geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik ödeneklerinin verilmesi için aranan her türlü prim ve prime ilişkin borcun bulunmaması şartı kaldırılmalı ve tasarıyla öngörülen miktarları artırılmalıdır. Malullük ve ölüm sigortasından yararlanma şartlarında aranan prim ödeme gün sayıları düşürülmelidir. Yaşlılık sigortasından yararlanmak için aranan gün sayısı 9 bin günden 7 bin 200 güne düşürülmeli ve kademeli geçiş kaldırılmalıdır. 5 bin 400 gün prim ödeyen ve 58-60 yaşına gelen sigortalılara, kısmi aylık bağlanmalıdır. Tasarıda; emeklilere bağlanacak aylıkların hesaplanmasında öngörülen düzenleme ile aylıklarda azalma olacağından, mevcut aylık bağlama oranı korunmalıdır. İşçi ve memurların primlerinde işveren katkısı bulunmakta iken, esnaf ve sanatkarlar primlerinin tamamını kendileri ödemektedirler. Bu nedenle esnaf ve sanatkarların bu primlerine devlet katkısı sağlanmalıdır. Tasarıda; zamanaşımından sonra yapılacak prim ödemelerinin kabul edileceği, ancak bu sürelerin sigortalılık süresinden sayılmayacağı öngörülmektedir. Sigortalı, zaman aşımına uğramış prim ve prime ilişkin borçlarını ödediği halde, bu süreler sigortalılık süresinden sayılmayacak olmasının, hukuken açıklanabilirliği bulunmadığından, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmelidir. 1479 sayılı Kanun'da zaman zaman düzenlemeler yapılarak, sigortalıların geçmişe dönük vergi mükellefiyeti bulunan dönemlerinin primlerinin borçlanılması ve bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi imkanı sağlanmıştır. Ancak imkansızlıklar nedeniyle bugüne kadar bu imkandan yararlanamayan önemli sayıda esnaf ve sanatkarlarımızın bulunduğu tarafımızca bilinmektedir. Bir kez daha geçmişe dönük sürelerin borçlanılması imkanı, getirilmesi yararlı olacaktır.
Bağ-Kur'a halen en çok prim ödeyen esnaf ve sanatkarlarımızın temsilcisi olarak konfederasyonumuz temsilcisinin, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yönetim kurulunda yer alması mutlaka sağlanmalıdır."