8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde TSK'nın kadın kahramanları canlı yayına çıktı. TV100 moderatörü Başak Şengül'ün sunduğu '8 Mart Dünya Kadınlar Günü Özel' adlı yayında; kadın kahramanlar düşüncelerini dile getirdi.
TSK'ya dahil olma sürecini anlatan İkmal Albay Bihter Aral, "Milli Savunma Bakanlığı Lojistik Genel Müdürlüğü'nde Askeri Yardım Güvenlik İşbirliği Daire Başkanıyım. 1999 Kara Harp okulu mezunuyum. Bir asker çocuğuyum, bir askerle evliyim, bir tane oğlumuz var. Ben asker doğdum diyebilirim. Çünkü GATA'da doğdum. Babamın asker olması nedeniyle.

Mütakiben ömrüm benim hep nizamiye içerisinde geçti. Orada daha güvenli, daha mutlu hissettim kendimi. Daha sonra yedi yaşındayken babamın havacı kumaşlarından bana bir kadın subay üniforması dikmişti büyükbabam. Sanıyorum o dönemde atıldı benim gönlüme asker olma sevdası. Zaten nizamiye benim için çok huzurlu bir yerdi. Mütakiben lisenin sonunda Harp Okulu'ndan bana davet yazısı gelince koşarak sınava girdim.
Bizim dönemimizde çok kadın öğrenci alınmıyordu Harp Okulu'na. Bir ilki başaracaktık. Bunu başarabilme hissini beni çok motive etti. Bu hisle, kararlılıkla, bu azimle Harp Okulu'nu bitirdim. Ve Harp Okulu'nu bitirmek benim için ayrı bir gurur çünkü Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün okulundan mezun olmak gerçekten benim için çok büyük bir onurdu. Bu azimle, bu kararlılıkla bitirdiğim okulumda, meslek hayatım boyunca 31 yıl boyunca üniformamı gururla taşıyorum. Ülkemin birçok şehirde görev yaptım. Çok zorlu koşu da görev yaptık. Yurt dışında da görev yapma şansım oldu. Kosova'da, Azerbaycan'da, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde kadının nasıl var olduğunu temsil etme şansım oldu" dedi.
Aral açıklamalarının devamında ise şunları söyledi: "Biz kıtaya atıldığımızda, bizde çok fazla kadın öğrenci, kadın subay yoktu aslında meslekte. Aslında ben her zaman senin da savunucusu olmuşumdur. Subayın kadının erkeği olmaz. Subay, subaydır. Erkek egemen bir meslekte varlık göstermek adına da azimle, kararlılığınızla gücünüzü dişinize takıp bir çaba göstermek zorundasınız. Devre arkadaşımla evliyim demiştim. Benim için en büyük destekçim eşim oldu şimdiye kadar. Hiçbir zaman bunu yapamazsın, bunu yapamayacaksın gibi sınırlamalar değil, "Bihter daha iyisini nasıl yapabilirsin?" dedi. Çünkü bu da benim kendime sorduğum soruydu. "Bunu yapabilir miyim?" sorusunu hiç sormadım ben kendime. "Sen daha fazlasını nasıl yapabilirsin?" sorusunu her zaman sordum. Eşim de en büyük destekçim oldu. Harp okullarına, meslek yüksekokullarına başvurabilirler sevgili gençlerimiz. Harp okulu ve meslek yüksekokulunu bitirme kaydıyla aramıza katılabilirler. Onun dışında üniversitelerinden mezun olup kendi branşları ile ilgili modeller ve personel tedarik etmekteyiz. o katılamamasıyla, sınavlara girilmesiyle sivilden subayla, astsubayla yapılabilecekler. Olmazsa, üniversiteyi bitirenler, bu sefer uzman memur ve memur olarak aramıza katılıp bu şekilde görev yapabilirler ki şu anda benim dairemde hukukçularla var, uluslararası ilişkiler bitirmiş adamları var. Bu şekilde memur olarak bizim saflarımızda görev yapabilirler"

Hava Pilot Üsteğmen İrem Tan Ger, mesleğinin çocukluk hayali olduğunu ifade etti ve "Bir söz var, her Türk askeri doğar diye. Ben de çocukluğumdan beri bu şanlı üniformanın içinde ben hayal ettim. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün istikbal göklerdedir sözü benim için yol gösterici oldu.İlk yalnız uçuşumu unutamıyorum. Gökyüzüne çıktığımda yüzümde inanılmaz bir gülümseme vardı. Ama uçağa bindiğinizde sadece kendinizi değil, sizi bekleyen bir milleti de düşünüyorsunuz" açıklamasında bulundu.

İkmal Astsubay Çavuş Yasemin Erken ise, "Ankara'da astsubayım. Vatan sevgisiyle büyüdüm. Bu nedenle de karakterime yakışacak en olabilecek mesleği olanı seçmek istedim. Evet, bir sürü meslek vardı. Vatanıma ve milletime yararlı olabileceğim ama benim karakter yapıma uyan tek meslek askerlik mesleğiydi. Bu yüzden asker olmaya karar verdim. Annem de polisti ve beni de o şekilde yetiştiriyordu, çok disiplinli olarak yetiştiriyordu. O şekilde zamanla da karakterime uyanan tek meslek askerlik mesleğiydi. Ailem bu konuda beni sadece desteklemediler, bu yolda benimle birlikte yürüdüler. Bu da bana çok büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Üniformamı ilk giydiğim zaman dedim ki, "evet, Yasemin başardın.Zaten bu senin hayalindi" dedim. Bu hissini anlatamam size çünkü onu gerçekten üniformayı ilk defa giydikten sonra yaşamak gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Türk Silah Kuvvetleri Boya İmalatta Çalışan Burcu Yıldız ise şunları söyledi: "Ben biraz eşimden dolayı açıkçası dahil oldum. Eşim uzman çavuş. Ben de bir şeyler yapmayı arzuladığım için, canı gönülden istediğim için bu işe dahil oldum. İşçi olarak atölyelerde çalışıyorum. Birazcık daha zor bir işim var. Kimyasal madde ile çalışıyoruz. Boya üretimi yapıyoruz. Bu özel bir boya. Gece görüş dürgünlerinde görünmeyen bir boya. Isı yalıtımı dışarıya yapmıyor. Birliklerine ait araçlarımızı boyuyoruz. Eşim tank şoförü. Bu işe dahil olduğumda bilmiyordum. Ben sadece kimyager olarak iş başvurusu yaptım. Askeri olması hep öncelikli tercihimdi. Boyaya gittikten sonra zaten karanlık odamız var bizim. Orada gördüğümde ve oradan çıktığımda dedim ki işte bu, yapacaksın Burcu. Ben altı sene bekledim çünkü eşimi. Suriye'deydi, görevdeydi. O görevdeyken işe dahil oldum. Onun tankına bir faydamın olabilmesi, onun zırhı olabilmek benim en büyük gururum"

Askeri öğrenci Eda Nur Kahraman "Küçüklüğümden gelen bir hikayem var. Niğdeliyim. Niğde'de Şehit Ömer Halisdemir'in cenazesine katıldım. Orada dikkatimi çeken kadın askerlerimiz vardı. Elbette ki kadın erkek demeden birçok askerimiz vardı ama benim dikkatimi çeken kadının üniforması ve kadın askerlerimizdi. Orada ben de olacağım dedim. Şu anda buradayım, başardım." dedi.
Okuyucu Yorumları 0 yorum