HABER

Kapat

Türban paketine tepkiler sürüyor

ANKARA (ANKA) - AKP ve MHP'nin yüksek öğretimde türbanın serbest bırakılmasını içeren Anayasa değişikliği düzenlemesine tepkiler sürüyor.

-EĞİTİM-İŞ: "BAŞBAKAN VE MHP'Lİ MİLLETVEKİLLERİ ANAYASA SUÇU İŞLİYOR"
Eğitim-İş Genel Başkanı Yüksel Adıbelli yaptığı açıklamada, Anayasanın laiklik ilkesini düzenleyen 2. maddesinin "değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek" olduğunu hatırlatarak, "Anılan madde hükmünün hile ile gizleme ve yasaların arkasını dolanmak sureti ile değiştirilmeye çalışılması açık bir anayasa ihlalidir. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, partisi ve MHP milletvekilleri, milletvekili yeminini çiğneyerek Anayasa suçu işlemektedirler" dedi. Örtünme olgusu üzerinde dinsel anlamda bir uzlaşma olmadığı gibi bu konuda toplumsal bir uzlaşının da bulunmadığını ifade eden Adıbelli, şunları kaydetti:

"Belli bir inanç grubunun sözde inanç özgürlüğünü sağlamak adına yapılacak bu yöndeki bir anayasal ve yasal değişiklik bu inanç grubunun dışında kalanları ötekileştirmekten öteye gitmeyeceği gibi, toplumsal huzur ve barışı da yok edecektir. Dinin siyasetten ticarete hayatın her alanında kullanılmasından en masum ifadesi ile imtina etmeyen ve bu anlamda sabıkalı bir iktidar partisinin ve yerel seçimler öncesi bu rüzgârdan yararlanmak isteyen muhalefet partisinin bir çıkar işbirliği ile kamuoyu önüne taşıdığı türban konusunda yürütülen özensiz ve düzeysiz tartışmaların bu ülke insanına da Cumhuriyetimizin kazanımlarına da bir faydası yoktur. Bu tartışma, aslında; ülke insanının gözünden kaçırılmak istenen ekonomik ve sosyal sorunların, yolsuzlukların, irticai kadrolaşmanın, kamu kurumlarına ve kuruluşlarına sızmaya çalışan şer odaklarının faaliyetlerinin, bölücü terörün kıydığı canların gizlenmesi operasyonudur, bu konuların halkın gözleri önünden kaçırılması operasyonudur."

-ANKARA BAROSU: "ANAYASA'DA TÜRBAN DEĞİŞİKLİĞİ YAPILMASINDAN KAÇINILMALI"

Ankara Barosu Başkanı Ahsen Coşar ise laikliğin sadece siyasal düzene ilişkin alanda biçimsel demokrasinin işlemesi ve hukukun şeklen var olması ile sınırlı olmayıp, toplumsal yaşamı da bir arada tutan, toplumun demokrasi, hukuk ve özgürlükler temelinde bir arada yaşamasını sağlayan en temel ilke olduğunu belirtti. Bu çerçevede laik devletin, kendini dinle temellendirmeyen, hukukunu oluştururken kendini dinin buyrukları ile bağlı saymayan, vatandaşları arasında vicdani ve dini kanaatlerine göre ayrım yapmayan bir devlet olması gerektiğini vurgulayan Coşar, şunları kaydetti:

"Bütün bu nedenlerle ciddi bir toplumsal gerginliğe, hukuki tartışmalar, gelecekteki başkaca taleplere, bu taleplerin getireceği sorunlara yol açacak ve yanı sıra Anayasa Mahkemesi'nin önceki kararları ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin emsal nitelikteki kararlarına aykırı olacak biçimde Anayasa'da ve yasalarda değişiklik yapılmasından kaçınılmasının uygun olacağı kanaatindeyiz." (ANKA)

YORUMLARI GÖR ( 0 )

En Çok Aranan Haberler

Kapat