Türkiye COP31’e Antalya’da 527 bin metrekare alanı Mavi Bölge, 582 bin metrekare alanı da Yeşil Bölge olmak üzere toplam 1 milyon 100 bin metrekare alanda ev sahipliği yapacak. Mavi Bölge’de dünya liderleri iklimin geleceğini müzakere edecek. Yeşil Bölge’de ise bu müzakerenin uygulamaya dönüşmüş hali gösterilecek.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un başkanlığında gerçekleştirilecek COP31 oturumlarında Türkiye, söylemlerin yerini eylemlere bırakacağı; ülkelerin harekete geçmesini sağlayacak “Uygulama COP’u”nu hayata geçirmek istiyor. Zirvede 197 ülkenin liderleri iklim krizine karşı taahhütlerini, politikalarını ve çözüm önerilerini Türkiye’de tartışacak. Zirveye Mavi Bölge'de ülke delegasyonlarıyla birlikte 100 bine yakın ziyaretçi bekleniyor. Yeşil Bölge'yi ise 1,5 milyon kişinin ziyaret etmesi öngörülüyor.
COP, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı'dır. "COP", Taraflar Konferansı anlamına gelir. Taraflar Konferansı, 1992'de kabul edilen UNFCCC'nin en üst karar alma organıdır. Sözleşmeye taraf olan tüm devletler COP'ta temsil edilmektedir. Taraflar yıllık oturumlarında Sözleşmenin ve ilgili yasal araçların uygulanmasını gözden geçirir, küresel ilerlemeyi değerlendirir ve iklim değişikliğine etkili ve koordineli bir yanıtı teşvik etmek için gerekli kararları alırlar. COP, küresel iklim yönetişimi için dünyanın önde gelen çok taraflı platformudur; iklim hedeflerinin müzakere edildiği, taahhütlerin güçlendirildiği ve kolektif eylemin ilerletildiği yerdir.
COP'un temel işlevlerinden biri, Taraflarca sunulan ulusal bildirimleri ve sera gazı envanterlerini incelemektir. Yıllar içinde COP oturumları, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması da dahil olmak üzere küresel iklim eyleminde önemli dönüm noktalarına yol açmış ve uluslararası iklim politikasının yönünü şekillendirmiştir. COP sadece bir müzakere forumu değil. İklim taahhütlerini eyleme dönüştürmek için hükümetleri, finans kuruluşlarını, işletmeleri ve sivil toplumu bir araya getiren küresel bir platformdur. COP, karar alma süreçlerinin ötesinde, finansmanı, teknoloji dağıtımını, dayanıklılığı ve koordineli uygulamayı büyük ölçekte hızlandırır.
Bir ülke COP'a ev sahipliği yaptığında, küresel iklim politikalarının merkezine yerleşerek önemli bir diplomatik görünürlük elde ediyor. Türkiye ilk kez bir COP organizasyonuna ev sahipliği yapıyor. Türkiye'nin COP31 Başkanlığı’nı, Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum yürütüyor.

Türkiye, COP31 ev sahipliği görevini yalnızca müzakere takvimini yöneten teknik bir süreç olarak görmüyor. Küresel bir sorumluluk olarak uluslararası sisteme güveni güçlendiren ve iş birliğini derinleştiren bir süreç olarak değerlendiriyor. Bugüne kadar COP süreçlerinde alınan kararların ve hedeflerin somut adımlara dönüşmesi için ortak çabaya önem veriyor. Türkiye, COP’un küresel ölçekte kalıcı etkiler üretecek bir platform olarak güçlenmesine katkı sağlamak istiyor. Bu nedenle Türkiye’nin COP31 vizyonu; ‘Uygulama COP'u olarak belirlendi.
Diyalog, anlayışı geliştirir.
Uzlaşma, ortak sorumluluk yaratır.
Eylem, taahhütleri gerçek çözümlere dönüştürür.
COP31 Başkanı Kurum, Bonn’da COP31’in eylem gündemine ilişkin 10 öncelikli alanı ve 6 hedefi kamuoyuyla paylaştı.
1- Sıfır Atık
2- Temiz Enerji Dönüşümü/ Elektrifikasyon
3- Gıda Güvenliği
4- İklim Dirençli Şehirler
5- İklim Uygulama Köprüsü
6- Yeşil Sanayileşme
7- Gençlik ve Eğitim
8- Okyanuslar ve Denizler
9- Rio Sinerjisi
10- Dinamik ve Dayanıklı Sağlık Sistemleri
1- ELEKTRİFİKASYON: 2035’e kadar küresel elektrifikasyon oranının %35’e çıkarılması
2- SIFIR ATIK VE METAN AZALTIMI: Atık üretimindeki artışın 2035’e kadar yarı yarıya azaltılması
3- DİRENÇLİ ŞEHİRLER VE BİNALAR: Bina sektöründe enerji kullanım yoğunluğunun 2035’e kadar en az %25 azaltılması
4- YEŞİL SANAYİLEŞME: Üretim ve imalat sektöründe döngüsel malzeme kullanım oranının 2035’e kadar en az %15’e çıkarılması
5-HER ALANDA FARKINDALIK: 2035’e kadar iklim dirençli tarım uygulamaları ve iklim değişikliğiyle mücadele eğitimlerinin toplumun her kesiminde tamamlamak
6-İKLİM UYGULAMA KÖPRÜSÜ: Ulusal Katkı Beyanları’nın uygulanmasını hızlandıracak ve yatırım yapılabilir proje portföylerini destekleyecek İklim Uygulama Köprüsü Mekanizması’nın 2035’e kadar yaygınlaştırılması
Türkiye COP31’e Antalya’da 527 bin metrekare alanı Mavi Bölge, 582 bin metrekare alanı da Yeşil Bölge olmak üzere toplam 1 milyon 100 bin metrekare alanda ev sahipliği yapacak.
MAVİ BÖLGE: Birleşmiş Milletler yetkisi altında yönetilen resmî müzakere alanıdır. Bu bölge içerisinde; devlet başkanları ve bakanlar, ulusal delegasyonlar akredite gözlemciler, uluslararası kuruluşlar küresel iklim politikasını şekillendiren resmi müzakereler yürütür. Mavi Bölge, kararların müzakere edildiği ve kabul edildiği diplomatik merkezdir. Antalya’da Mavi Bölge’ye 527.000 m2 alanı kapsıyor. Mavi Bölge'de ülke delegasyonlarıyla birlikte 100 bine yakın ziyaretçi bekleniyor.
YEŞİL BÖLGE: Ev sahibi ülkenin koordinasyonu altında organize edilen alandır. Bu bölge içerisinde; özel sektör, akademik dünya, sivil toplum örgütleri, gençlik temsilcileri, teknoloji girişimleri ve yenilikçileri iklim çözümlerini paylaşmak, ortaklıklar kurmak ve yenilikçi projeleri sergilemek için buluşur. Yeşil Bölge, çözümlerin görünür hale geldiği ve iş birliğinin hayat bulduğu yerdir. Yeşil Bölge'yi 1,5 milyon kişinin ziyaret etmesi öngörülüyor.
Türkiye 582.000 metrekare alana kurduğu Yeşil Bölge’de müzakerelerde ele alınan konuların uygulamaya dönüşmüş halini gösterecek. Yeşil enerjinin nasıl kullanıldığı, Sıfır Atık’ın nasıl yönetildiğini, gıdanın nereden geldiği gibi 12 tematik başlığın uygulamasını katılımcılara sahada gösterecek. Yeşil Bölge’de; Sıfır Atık, İklim Finansmanı, Enerji ve Ulaşım, Bilim ve Teknoloji, Dirençli Şehirler, Yeşil
Sanayileşme, Kültür ve Medeniyet, İş Dünyası (TOBB), Start-up Zone ve COPArt tematik merkezleri oluşturuldu. Bu alanlarda; kamu kurumları, özel sektör, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, girişimciler ve gençlerin bir araya gelerek iyi uygulamaları paylaşması, yeni iş birlikleri geliştirmesi ve somut iklim çözümlerini görünür kılması hedefleniyor.
Mavi Bölge, yalnızca resmî görüşmeler için akredite edilmiş katılımcılara açıktır. Yeşil Bölge ise sergiler, etkinlikler ve farkındalık faaliyetleriyle halka açıktır. Mavi Bölge BM müzakereleri ve 11–12 Kasım’da Liderler Zirvesi ev sahipliği yaparken Yeşil Bölge’de özel sektör, akademik dünya, sivil toplum örgütleri, gençler ve çocuklar farklı etkinliklerle bir araya gelecek.
COP31 bugüne kadar;
COP31 Mavi Bölge’de en büyük genel kurul salonuna Anadolu ismi verildi. Devlet ve hükümet temsilcilerinin ağırlanacağı, müzakerelerin yürütüleceği salon 1794 kişilik kapasitesiyle hizmet verecek. 828 kişilik bir diğer genel kurul salonuna da Akdeniz Genel Kurul Salonu denildi. Yine Mavi Bölge’de bir Antalya Salonu da bulunacak. İki basın toplantısı salonundan birine dünyaca tanınan mutasavvıf ve İslam alimi Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’den esinlenerek “Mevlana Basın Toplantısı Salonu” ismi verildi. Diğer basın toplantısı salonu da ismini Türk şair ve mutasavvıf Yunus Emre’den aldı. Mavi Bölge’de Selimiye, Evliya Çelebi, Ayder, Göbeklitepe, Topkapı, Kaçkar, Zeugma, Kapadokya, Boğaziçi, Patara, Sümela, Sezai Karakoç, Piri Reis, Harput, Mimar Sinan, Ağrı Dağı, Van Gölü, Troya, Fethiye, Pamukkale, Efes, Gelibolu, Ahlat, Uludağ, Çatalhöyük ve Aspendos isimleriyle toplantı odaları olacak. Yan etkinlik alanlarına da Uzungöl, Likya, Assos, Perge, Ahi Evran, Aşık Veysel ve Hattuşa isimleri verildi.
Yeşil Bölge’de en büyük salona Türkiye’nin Filistin hassasiyeti de gözetilerek “Gazze Salonu” ismi verildi. 5 bin kişilik salonun, “Gazze” ismiyle uluslararası bir buluşmanın mekansal kimliğinde yaşatılması hedeflendi. Barış, insani dayanışma ve ortak sorumluluk açısından güçlü bir anlam taşıyan bu salon Türkiye’nin ev sahipliğinde dünya vitrinine taşınırken, Gazze’nin barış umuduna da katkı sunacak. Salonda halka açık birbirinden farklı etkinlikler düzenlenecek.

Yine Yeşil Bölge’de Türk-İslam dünyasının ünlü hekimi İbn-i Sina, Nobel ödüllü Türk biyokimyager ve moleküler biyolog Prof. Dr. Aziz Sancar, Türk-İslam dünyasının ünlü filozofu Farabi, İstiklâl Marşı'nın şairi Mehmet Akif Ersoy, Mutasavvıf ve Bektaşilik geleneğinin öncüsü Hacı Bektaş Veli, Devlet adamı ve medrese kurucusu Cacabey, Türk tasavvuf geleneğinin öncülerinden Ahmet Yesevi, Atatürk'ün manevi kızı ve sosyolog Prof. Dr. Afet İnan, Türk edebiyatının ilk kadın romancılarından Fatma Aliye, astronom, matematikçi ve coğrafyacı Biruni, ressam, arkeolog ve müzeci Osman Hamdi Bey’in isimleri salon ve toplantı odalarına verildi.

Sıfır Atık yaklaşımı COP31’de yalnızca bir program başlığı değil, organizasyonun işleyiş biçimi olacak. Mavi Bölge’deki beş yapraklı ve 10.000 m² büyüklüğündeki Zaman Tüneli, Sıfır Atık Vakfı tarafından Sıfır Atık Müzesi kuruldu. Yeşil Bölge’de ise Sıfır Atık Uygulama ve Atölye Merkezi aracılığıyla özellikle çocuklara ve gençlere atığın azaltılması, ayrıştırılması, yeniden kullanımı ve döngüsel ekonomi süreçlerinin uygulamalı olarak aktarılması hedeflenmektedir. Bu yaklaşım konferans alanının dışına da taşınarak Solak Köyü, Demirciler Köyü, Ormana Köyü Sıfır Atık köyleri olarak yerli ve yabancı katılımcılara ilham verecek.
COPArt Projesi kapsamında Türkiye’den Şeker Ahmet Paşa, Osman Hamdi Bey, Hoca Ali Rıza, Nazmi Ziya Güran ve İbrahim Çallı, Fahrelnissa Zeid, Burhan Doğançay, Ömer Uluç, Devrim Erbil, Mehmet Güleryüz ve Haluk Akakçe’nin eserleri sergilenecek. Uluslararası sanatçılar arasında; Anselm Kiefer, Heinz Mack, Cecilia Vicuña, Koen Vanmechelen, Joël Andrianomearisoa, Luke Jerram ve Pneuhaus, Alejandro Durán, Pascale Marthine Tayou, Gabriel Rico Jiménez, Anthony James ve Clarissa Tossin Eva Jospin, Todd Gray, Erica Daborn, Xavier Cortada, Zaria Forman ve NILS-UDO yer alacak.
Antalya’da 9-20 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan COP31 Zirvesi kapsamındaki “Dünya Ortak Evimiz” kısa film yarışmasında finalistler açıklandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın öncülüğünde hayata geçirilen yarışmada ön jüri, dünyanın dört bir yanından gelen 279 başvuruyu titizlikle inceleyerek büyük ödül için yarışacak 10 kısa filmi belirledi.
Dünyanın birçok ülkesinden sinemacılardan yoğun ilgi gören yarışmaya, başvurulması için son 3 yıl içinde çekilmiş olma şartı aranmasına rağmen dünya genelinden 279 başvuru yapıldı. Türkiye'den 75 filmin katıldığı yarışmada Hindistan’dan 20, Fransa ve ABD’den 13'er, Kanada’dan 9, İtalya’dan 8, Almanya ve İngiltere’den 7'şer film yer aldı. Ayrıca Sri Lanka, Güney Kore, Portekiz ve Çin gibi farklı coğrafyalardan yönetmenler de iklim krizine dikkat çeken eserleriyle yarışmaya katılım sağladı.
Doğa, çevre ve iklim temalı yarışmanın jüri başkanlığını bu yıl Antalya Film Festivali'nin de jüri başkanı olan yönetmen Derviş Zaim üstleniyor. Jüride sinemacı ve tiyatrocu Perihan Savaş, görüntü yönetmeni Feza Çaldıran ve Filistinli yönetmen Darin Sallam bulunuyor. Sallam, Filistin meselesini sinemasına taşıyan ve uluslararası platformlarda ses getiren “Farha” filminin yönetmenliğini yapmıştı. İsrail’in kuruluşunu ve bu süreçte yaptığı katliamları anlatan film birçok baskıya rağmen dünyaca ünlü bir dijital film platformunda yayınlanmaya devam etmişti.
Ödül töreni 14 Kasım'da Antalya COP31 Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirilecek. Gün boyu sürecek program kapsamında film gösterimleri, sinema atölyeleri ve söyleşiler düzenlenecek. Akşam saatlerinde yapılacak ödül törenine sanat dünyasından tanınmış isimler de davet edildi. Etkinliğe Hülya Koçyiğit, Uğur Yücel, Meryem Uzerli, Kenan İmirzalıoğlu, Burak Özçivit, Hande Erçel ve Halit Ergenç gibi sinema ve televizyon dünyasından önemli isimlerin katılımı bekleniyor.
Ön jürinin değerlendirmesi sonucu büyük ödül için yarışmaya hak kazanan 10 finalist film ve yönetmenleri şu şekilde:
-The Spark – Orhan Dede (Türkiye)
-Between the Herds – Christopher Dürkop (Almanya)
-Bit by Bit – Theingi Win Tin (Myanmar)
-Common Pear – Gregor Bozic (Slovenya)
-Ezzed Jean – Rahma Taboubi (Tunus)
-Father Tree – Atefeh Khademolreza (Kanada-İran)
-Letter from a Tree to Humans – Ventura Dural (İspanya)
-Sikoqqinngisaannassooq – Adam Sebire (Norveç)
-The Last Drop – Daria Lukina (Rusya)
-Up and Gone – Muendaw Kamontum (Tayland)
COP31 Zirvesi kapsamında katılımcıların etkinlik alanlarından yemek noktalarına, günlük program akışından organizasyon detaylarına kadar merak ettiği tüm veriler COP31 Türkiye Super APP dijital uygulaması ile tek bir platformda toplandı. Uygulamada, Mavi ve Yeşil Bölge’deki etkinlikler ayrıntılı olarak yer alacak. Mavi Bölge’deki ülke pavilyonlarında gerçekleştirilecek yan etkinlikler uygulama üzerinden takip edilebilecek. Ülkeler, kendi pavilyonlarında düzenleyecekleri etkinliklerin içeriklerini doğrudan sisteme girerek programlarını yönetebilecek. Yeşil Bölge’de ise 10 tematik HUB kapsamında gerçekleştirilecek 600'den fazla etkinlik ve program uygulamada yer alacak. Katılımcılar, tematik alanlarda bulunan tüm paydaşları, kurumları ve etkinlikleri görüntüleyebilecek. Hangi etkinliğin hangi alanda gerçekleştirileceğini uygulama üzerinden öğrenerek ziyaretlerini planlayabilecek.
Yalnızca COP31 etkinlik alanı için özel olarak hazırlanan dijital navigasyon sistemiyle; Mavi Bölge ve Yeşil Bölge'deki salonlar, ülke pavilyonları ve 10 tematik HUB, yan etkinlik ve özel etkinlik alanları, etkinlik çadırları, yüzlerce yeme-içme noktası ve diğer hizmet alanları harita üzerinden görüntülenebilecek. Bu sayede katılımcılar gitmek istedikleri noktalara kolaylıkla ulaşabilecek.
COP31 kapsamında sanat ve iklim değişikliğini bir araya getiren COPART HUB'da yüzlerce sanat eseri ziyaretçilerle buluşacak. Dijital uygulama üzerinden Qr okutarak COPART HUB'da yer alan eserler incelenebilecek. Ayrıca COP31 etkinlik alanının farklı noktalarına yerleştirilen tüm sanatsal enstalasyonların konumları dijital harita üzerinden görüntülenebilecek. Böylece ziyaretçiler, sanat eserlerini ve enstalasyonları keşfederek COP31 Alanı boyunca kendilerine özel bir sanat rotası oluşturabilecek. Katılımcılar, 12 günlük zirve boyunca takip etmek istedikleri oturumları, toplantıları ve etkinlikleri kişisel ajandalarına ekleyebilecek
Uygulamaya erişim, App Store’da https://apps.apple.com/tr/app/id6789030250 ; Google Play’de https://play.google.com/store/apps/details?id=tr.gov.csb.cop31 ; QR Kod ve İndirme Sayfası ise https://cop31.tr/app linklerinden sağlanabilecek.
Yeşil Bölgedeki Anadolu Bahçesi, Hititlerden Friglere, Lidyalılardan Likyalılara, Roma ve Bizans’tan Selçuklu ve Osmanlı’ya uzanan medeniyet birikimini; doğayla uyum, misafirperverlik ve sürdürülebilir yaşam ekseninde ziyaretçilere aktaracak. “7 Bölge 7 Mutfak” yaklaşımıyla Anadolu’nun köklü gastronomi mirası, yerel lezzetleri ve sürdürülebilir mutfak kültürü COP31’de dünya ile buluşturulacak. Akdeniz Mutfağı, Gaziantep Mutfağı, Kayseri Mutfağı, Sıfır Atık Mutfağı, Türk Dünyası Mutfağı, Konya Mutfağı ve Karadeniz Mutfağı ziyaretçilere sunulacak. Böylece Türkiye’nin farklı coğrafyalarından gelen özgün tatlar tanıtılırken, yerelden beslenen, israfı azaltan ve kültürel mirası geleceğe taşıyan sürdürülebilir gastronomi anlayışı da COP31’in önemli deneyim alanlarından biri haline getirilecek. Mavi Bölgede ise Tropikal Kelebek Bahçesi ziyaretçilere doğa, ekosistemler ve biyolojik çeşitlilik açısından etkileşimli bir deneyim sunacak.
COP31, ISO 20121 standartları doğrultusunda; düşük emisyonlu ulaşım, Sıfır Atık, su ve enerji verimliliği ile karbon dengeleme uygulamalarının bütüncül biçimde hayata geçirildiği sürdürülebilir bir etkinlik modeli olarak gerçekleştirilecek. “Kimseyi Geride Bırakmama” ilkesi doğrultusunda ise engelsiz alan tasarımından erişilebilir yönlendirme sistemlerine, 35 işaret dili tercümanından sesli yönlendirme ve gerçek zamanlı altyazı desteğine kadar tüm katılımcıların konferansa eşit ve etkin katılımını sağlayacak kapsamlı bir erişilebilirlik altyapısı oluşturulacak.
COP31 alanında 22 restoran, 85 kiosk ve yeterli sayıda otomat üzerinden geniş bir yeme-içme altyapısı oluşturuldu. Yeme-içme alanlarında konumlanacak markaların %100’ü Türk markalarından oluşurken, ürünlerin %51’i bölgenin 80 kilometreyi geçmeyecek uzaklıktaki yerel firmalardan temin edilecek. Bölgesel ürün kullanım oranı %70’in, yerel ürün kullanım oranı ise %90’ın üzerinde olacak. Menülerde helal, vegan, vejetaryen, glütensiz ve diğer özel beslenme ihtiyaçları gözetilirken; yerel ve mevsimsel tedarik, düşük karbonlu menüler, minimum gıda israfı ve yerel üreticinin desteklenmesi COP31’in temel ilkesi olacak. Böylece Antalya ve yakın çevresindeki üreticiler desteklenirken, uzun mesafeli gıda taşımacılığından kaynaklanan karbon emisyonları azaltılmış olacak. Etkinlik süresince katılımcı deneyimini zenginleştirmek amacıyla her gün çeşitli ikramlar sunulacak.
COP31’de çocuk ve gençler ön planda tutulacak. Yeşil Bölge’deki Çocuk Adası’nda Kızılay’ın Çevre ve Çocuk Dostu Mobil TIR’ı ile TÜÇA Çevre TIR’ı yer alacak. Ayrıca AFAD tarafından bir Çocuk Etkinlik Köyü de kurulacak.