MERSİN (İHA) - Makine Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Serdar Erkan, Türkiye'de enerji krizi değil enerji yönetimi krizi olduğunu ileri sürerek, "Türkiye'nin bugün için nükleer enerjiye ihtiyacı olmadığı gibi, sadece rüzgar enerjisi değerlendirilerek bugünkünün iki katı enerji elde edilebilir" dedi.
Akkuyu'da kurulması düşünülen nükleer santral için verilen teklifi değerlendiren Erkan, doğalgazda yaşanan panik bahane edilerek nükleer santral konusunun Türkiye'de yeniden gündeme getirildiğini kaydetti. Akkuyu'nun nükleer enerjide seçilen 5 yerden ikinci sırada bulunduğunu anımsatan Erkan, aslında yer lisansı alınmış, santral yapmaya hazır bir yer olan Akkuyu'nun, bugün teknik açıdan yerinin tartışmalı olduğunu söyledi. Türkiye'nin enerji yönetimi politikasını eleştiren Erkan, "Bizler mühendisler olarak nükleer enerjiye karşı değiliz. Ama benim elimde 83 bin megavat rüzgar enerjisi potansiyeli var, benim şu anda kurulu gücüm 40 bin megavat. Yani sadece rüzgar enerjimi değerlendirsem bugünkünün iki katı enerji elde ediyoruz. Güneşi, jeotermali, biyoenerjiyi bir tarafa bırakıyorum. Öte yandan, doğalgazla yapılan anlaşmalar, oraya verilen sözler ve taahhütler nedeniyle hidroelektrik santrallerinin bir kısmının suları bugün boşa akıtılıyor" diye konuştu.
Türkiye'nin nükleer enerjiye bugün için ihtiyacı olmadığını söyleyen Erkan, "15-20 yıl sonra belki ihtiyacı olabilir. Ama bugün gerekli değil. Ve bir nükleer santral için 3-5 milyar dolar para harcanıyor; 5 tane nükleer santral için 10-15 milyar dolar para harcayacaksınız ve bunun yüzde 90'ını yurt dışına aktaracaksınız. İçeride sadece yapılan inşaat işleriyle ilgili para kalacak, diğer donanım, hizmet, planlama, projelendirmenin tamamı dışarıya gidecek" şeklinde konuştu.
Nükleer enerjide iddia edildiği gibi bağımsızlığın da söz konusu olmayacağına dikkat çeken Serdar Erkan, buna İran'ı örnek gösterdi. ABD ile yapılan anlaşma sonucunda ABD'nin "Benim haberim olmadan adım bile atmayacaksın" dediğini öne süren Erkan, zenginleştirme projesinin Türkiye'ye verilmeyeceğinin altını çizdi. Erkan, "Bugün İran'ın başına gelen; zenginleştirme prosesini kendisinin yapması, kimseye haber vermeden egemen bir devlet olarak yapmak istemesinden kaynaklanıyor. Bu noktada da bağımlısınız, yani size nükleer yakıtı vermeyecek. Ayrıca, geleceğin teknolojisi söylemi de doğru değil. Kullanılan bütün teknoloji geçmişin. Nükleer yakıtın atık sorunu var ve bu atıkları ne yapacağınız açıklanmıyor. Atıkları bertaraf sisteminin maliyetiyle nükleer enerjinin birim maliyeti diğer enerji türlerine göre pahalı hale geliyor" dedi.
Türkiye'de şu anda hatlarda yüzde 20 kayıp-kaçak bulunduğunu ifade eden Erkan, bu oranın yüzde 8 ya da 12'ye indirilmesi durumunda 3 tane nükleer santrale değer enerji kazancı olacağına dikkat çekti. Bu kazancın hiçbir şey yapmadan elde edileceğini vurgulayan Erkan, nükleer santraller için harcanacak 10-15 milyar doların da mühendislik ve müteahhitlik hizmetlerine harcanarak, "Sadaka saraydan dışarı çıkmayacak" tabiri gibi Türkiye'de kalacağını dile getirdi.
Nükleer santrallerin 5'i de kurulsa gelecekte Türkiye'nin enerji ihtiyacının sadece yüzde 5'inin karşılanacağını ve yine yetmeyeceğini söyleyen Makine Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Serdar Erkan, "Bu kadar telaş yaratmak niye? Bir süre sonra alelacele yapılan anlaşmalarla Türkiye bağlanacak. Tıpkı doğalgazdaki gibi palas pandıras 'Enerji krizi var' diye anlaşmaları pahalı pahalı imzaladıktan sonra bugün Yüce Divan'da yargılanan sürecin tekrar yaşanma ihtimali var. Türkiye'de enerji krizi yoktur, Türkiye'de enerji yönetimi krizi vardır. Türkiye'nin bir eli yağda bir eli balda ama bunu helva yapamıyor. Biz oda olarak, alternatif enerjilere dikkat çekmek için sempozyum ve sergi yapıyoruz. Amacımız, bunu göstermek, bu enerjilere dikkat çekmek" şeklinde konuştu.
Alternatif enerjilerin getireceği kazançları da anlatan Erkan, Türkiye'ye Mersin'den kendiliğinden yayılan ve hiçbir devlet desteği, teşviki olmadan bugün ihracatta dünya üçüncülüğüne yükselen güneş enerjisi sistemlerinin sadece sıcak su ihtiyacında kullanılmasından dolayı Türkiye'nin yılda 500 bin tona eşdeğer petrol tasarrufu yaptığının altını çizdi.
"Bu Türkiye'nin her tarafına yaygınlaştırılsa, binalarda zorunlu hale getirilse -ki Mersin'de demirbaş oldu- petrolden yapılacak tasarrufu düşünün. Üstelik çevre atığı olmayacağı için çevreyi de kirletmiyorsunuz. Rüzgar enerjisi yüksek bir teknoloji değil; bir tribündür, mekaniktir. Bunları biraz teşvik etseniz, kredilendirseniz, önünü açsanız Türkiye'deki rüzgar enerjisiyle bütün ihtiyacı karşılarsınız" diyen Erkan, şunları kaydetti:
"Mersin'de isterdik ki tank çiftlikleri yerine rüzgar çiftlikleri olsun, ama petrole ağırlık veriyorsunuz, petrolde de kaçağı engelleyemiyorsunuz. Binalarda yalıtım yapılmadığı için yılda 5 milyar dolarlık enerjiyi havaya atıyoruz, göğü ısıtıyoruz. Enerji tasarrufunu yapsak Türkiye şu anda yüzde 30 tasarruf sağlar. AB alternatif enerjiyi 2012 yılına kadar yüzde 12'ye çıkarma hedefi koydu. Küresel ısınma nedeniyle bu hedefi daha da yükseltmeyi düşünüyor."