Damar tıkanıklığı çoğu zaman ani bir sorun gibi algılansa da, aslında yıllar içinde sessizce ilerleyen alışkanlıkların sonucu olarak ortaya çıkıyor. Günlük beslenme düzeni, yaşam tarzı, kronik hastalıklar ve stres gibi faktörler damar yapısını fark edilmeden bozabiliyor. Uzmanlar, belirti vermeden ilerleyen bu tehlikelere karşı erken farkındalık ve yaşam tarzı değişikliklerinin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Yanlış beslenme, sofradaki gizli düşmandır. Ne yediğimiz damarlarımızda ne biriktirdiğini belirler. Aşırı yağlı, kızartılmış, işlenmiş ve hazır gıdalar damar duvarlarında plak oluşumunu hızlandırır.
Trans yağlar ve aşırı doymuş yağlar damarları esnek bir yol olmaktan çıkarır. Dar ve sert bir koridora dönüştürür. Bir öğün zarar vermez dediğimiz her tabak aslında geleceğe yazılmış küçük bir nottur.

İkincisi tehlike ise hareketsiz yaşam. Uzun süre oturmak, az yürümek, bedeni hareketsiz bırakmak, kan akışı yavaşlar, damarlar tembelleşir. Hareket damarların nefesidir. Nefes kesilince tıkanıklık başlar. Günde sadece 30 dakikalık tempolu yürüyüş bile damar sağlığında ciddi bir fark oluşturur.
Üçüncüsü, uzmanların yıllardır hep uyardığı konu olan sigara. Damarların en acımasız düşmanı. Sigara damarları daraltır, sertleştirir ve iç yüzeyine doğrudan zarar verir. Nikotin ve kimyasal maddeler kanın pıhtılaşma riskini artırır. Bir sigara sadece akciğeri değil, kalbi, beyni ve tüm damar ağı hedef alır. Sigara içtiğiniz her an damarlarınıza biraz daha duvar örersiniz.

Dördüncüsü, yüksek kolestrol, sessiz birikim. Kolesterol uzun süre belirti vermez ama yıllar içinde damarların iç çeperine yapışır, kalınlaşır ve akışı zorlaştırır. Özellikle LDL yüksekliği damar tıkanıklığının en yaygın nedenlerinden biridir. Düzeni kan tahlili yaptırmamak bu sessiz tehlikeyi fark edememek demektir.
Beşincisi, yüksek tansiyon damarları yoran baskıdır. Tansiyon damarların taşıyabileceğinden fazla baskı gördüğü bir durumdur. Sürekli yüksek seyreden tansiyon damar duvarlarını yıpratır ve hasara açık hale getirir. Hasar gören damar kolesterol birikimine daha davetkar olur.

Şeker hastalığı da damarlara zarar veren durumlardan biri. Yüksek kan şekeri damarların iç yüzeyine zarar verir. Bu da damar sertliği ve tıkanıklık riskini ciddi şekilde artırır. Diyabet kontrol altına alınmadığında kalp krizi ve felç riski katlanarak yükselir. Özellikle fark edilmeden ilerleyen gizli şeker en tehlikeli türlerden biridir.

Yedincisi ve son tehlike ise stres ve düzensiz uyku. Sürekli stres altında yaşamak kortizol ve adrenalin seviyelerini yükseltir. Bu hormonlar tansiyonu artırır, kalbi yorar ve damar sağlığını bozar. Uykusuzluksa vücudun kendini onarma şansını elinden alır. Beden dinlenemiyorsa damarlar da iyileşemez.
Okuyucu Yorumları 0 yorum