HABER

Kapat

Verheugen, tarafları uyardı

BRÜKSEL (İHA) - Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günther Verheugen, Kıbrıs'ta Annan Planı üzerindeki görüşmeleri sürdüren tarafları, "1 Mayıs'a kadar anlaşma sağlayamazsanız, işiniz daha zor olacak" diye uyardı. Verheugen, Türkiye'ye de, "Bu meselenin sonbahardan önce halledilmesi, Ankara'nın menfaatinedir" mesajını yineledi. Üzerinde uzlaşılan mülkiyet hakları gibi son derece hassas konuların, sonradan Avrupa Adalet Divanı'na götürülmemesinin garantisinin, anlaşmanın kendisi olacağını bildiren Verheugen, gayet esnek olacaklarını ama esnekliğinin de sınırları bulunduğunu kaydetti.

Verheugen, BBC'ye verdiği mülakatta, Türk ve Rum taraflar arasındaki görüşmelerde ilerleme sağlanamaması yüzünden, BM Genel Sekreteri'nin özel temsilcisi Alvaro De Soto'nun dün yöntem değiştirerek, Denktaş ve Papadupolos'la ayrı ayrı görüşmeye geçtiğini hatırlattı.

Siyaseten, hala bir anlaşmaya varılması şansının yüksek olduğunu düşündüğünü vurgulayan Günther Verheugen, iki tarafın da böyle bir anlaşmaya varılmasında yüksek menfaatleri bulunduğunu söyledi. Verheugen, şöyle dedi:

"İki tarafı da bu vesileyle uyarmak istiyorum. Eğer bu süreçte, 1 Mayıs tarihine kadar bir anlaşmaya varılamazsa, yakın bir zamanda yeni bir fırsat oluşturmak kolay olmayacaktır. Sorunun çözümü 2004 yılı sonuna kaldığı takdirde, siyasi şartlar 1 Mayıs öncesinden daha uygun olmayacaktır"

Verheugen, Ankara açısından da bu sorunun, Türkiye'nin üyelik görüşmeleri konusunun komisyonda ele alınması öncesinde çözümlenmesinin daha hayırlı olacağını ifade ederek, "Görüşmelerde halen bazı güçlükler olduğu haberleri geliyor. Ben, anlaşmanın, anavatanların katılacağı 10 gün kadar sonraki toplantılara kadar sağlanabileceğini sanmıyorum" dedi.

AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu yetkilisi Günther Verheugen, varılacak bir Kıbrıs anlaşmasının, Avrupa Birliği müktesebatıyla nasıl bütünleştirileceği sorusunu ise şöyle cevaplandırdı:

"Bence bunun cevabı o kadar önemli değil. Bu sorunun ardındaki ana kaygı, anlaşmanın bazı maddelerinin daha sonra Avrupa Adalet Divanı'na götürülüp götürülemiyeceği ise, o zaman bir yanlış anlama söz konusu. Çünkü Avrupa Birliği'nin kurucu yasaları da, tıpkı ikincil derecedeki kararlar gibi, eğer birliğin temel prensiplerinin ihlali sözkonusuysa, Avrupa Adalet Divanı'na götürülebilir"

Üzerinde uzlaşılan mülkiyet hakları gibi son derece hassas konuların, sonradan Avrupa Adalet Divanı'na götürülmemesinin garantisinin, anlaşmanın kendisi olacağını kaydeden Verheugen, "Gayet esnek olacağız. Ama esnekliğimizin sınırları var. Kıbrıs anlaşması, her şeyden önce Avrupa Birliği'nin kurucu prensipleri olan demokrasi, hukukun üstünlüğü, azınlıkların korunması ve insan haklarına saygı ilkelerine uygun olmak zorunda. İkinci olarak yeni Kıbrıs'ın, uluslarararası sahnede tek bir sesle kendisini ifade edebilen bir devlet olması, yani, uluslararası kurumların karar mekanizmalarını tıkamaması gerekiyor. Üçüncüsü, yeni Kıbrıs, Avrupa Birliği politikaları ve hukukunu hayata geçirebilecek güç ve etkinlikte bir idari yapıya sahip olmak zorundadır. Bu şartları yerine getiren bir anlaşmanın Avrupa Birliği içinde hayata geçmesi için elimizden geleni yapacağız. Hukukçularımız, uzman ve danışmanlarımız, hazır bekliyor" diye konuştu.

YORUMLARI GÖR ( 0 )

En Çok Aranan Haberler

Kapat