Voleybol mücadeleleri genel olarak hızlı ve tempoludur. Bu tesadüfi bir durum değildir. Oyunun dinamikleri ve oyun akışı bu temel üzerine kurulmuştur. Oyunda süre sınırlaması kullanılmaz. Takımlar hedef sayıya ulaşıncaya dek mücadele eder. Öne geçen takımın en az 2 farka ulaşması gerekir. Bu sayede skor üstünlüğüne sahip takım zaman geçirmek gibi oyunu yavaşlatıcı bir strateji izlemez. Aksine öndeki takım servis avantajı ve psikolojik üstünlüğü değerlendirmek için momentumdan yararlanmayı hedefleyebilir. Geri düşen takım da rakibin servisini kırmak için optimal performansta karşılama yapabilir.
Voleybolun oyun akışı kurallar ile desteklenmektedir. Takımlar hücumlarını en fazla 3 hamle içerisinde sonlandırmak zorundadır. Voleybolun tempolu oyun prensibi izleyiciler açısından seyir zevki yüksek bir rekabet ortamı sunmaktadır. Oyunun takip edilebilmesinde hem izleyici hem sahadakiler açısından topun lacivert-sarı deseni avantajlara sahiptir.
Voleybol kuralları zaman içerisinde gelişmeler göstermiştir. Voleybolun popülerleşmesi, organizasyonların genişlemesi ve naklen yayının yaygınlaşması federasyonları oyunu iyileştirme konusunda teşvik etmiştir. Libero gibi mevkiler oyun bağlantısını güçlendirmeyi hedeflerken topun rengi oyunun sistematik şekilde takip edilebilirliğini arttırmıştır.
Başlangıçta voleybol topunun rengi düz beyaz renk olarak tasarlanmıştı. Bu tasarım ucuz maliyet ve kolay üretilebilirlik açısından kullanılmaktaydı. Voleybolun hızının artması ve top tekniklerinin gelişmesiyle beyaz topun dezavantajları belirmiştir.
Öncelikle beyaz top ayırt edilebilirliği düşüktü. Salon ışıklandırmaları, topun karışıklık yarattığı pozisyonlar ve erken dönem renkli televizyonlardaki bozulmalar gibi sebepler topun renginin değişmesini gerektirdi. Bu noktada lacivert ve sarı rengi ideal bir seçim olmuştur. Lacivert ve sarı renk paletinde birbirine zıt kontrasta sahiptir. Ayrıca lacivert renk genellikle koyu renkte olan sahanın arka plandaki cisimler arasında ayırt edilebilir.
Renk seçiminden sonra sıra desene gelmiştir. Desen seçiminde renklerin kontrast avantajı kullanılmak istenmiştir. Sarmal yapı seçilerek topun dönüş, yükselme ve alçaltma anlarında yönlenmesi analiz edilebilir hale gelmektedir. Sarmal desen topun dönüş anındaki "tek yüzey" gibi görünmesini engeller. Bu sayede oyuncular için mikro düzeyde bir geliş rotası oluşturabilmelerini sağlar. Özellikle manşet ve pas anında refleks/karar verme sürecini hızlandırmaktadır. Oyuncu topun renklerindeki değişme oranına göre topun şiddetini, yönünü ve hızını hesaplayabilir.
Ayrıca modern voleybolda float servis ile jump spin servis arasındaki fark topun havadaki davranışıyla ilgilidir. Sarmal desen sayesinde servisin türü ve topun falsosu tahmin edilebilirdir. Sarmal yapının top üzerindeki etkileri oyuncunun topun hareketine yönelik yorumuyla sınırlı değildir. Hakemler ve izleyiciler açısından da avantaj sunar. Hakemler pozisyonlarda topun hareketlerini ve temas anlarını anlayabilir. İzleyiciler açısından hızlı turlarda topu takip etmek daha kolaydır. Naklen yayın izleyiciler için lacivert- sarı sarmal yüksek kontrast oranı sağlayarak 4K ve UHD gibi ekranlarda yüksek belirginliğe sahip olabilir.