Tenis, olimpik ve geniş kitlelerce benimsenmiş popüler bir spordur. Tenis turnuvaları toprak veya çim zemin türleri üzerinde yapılabilir. Zeminlerin özellikleri maçların gidişatını doğrudan etkiler. Bu sebeple tenisçiler arasında zemine göre performans farklılıkları bulunabilir. Bu özelliği ile tenis izleyiciler açısından belirli bir kişisel hegemonyanın dışında izlenebilir mücadeleler sunulmasını sağlayabilmektedir.
Tenisin sezon içerisinde birçok farklı organizasyonu mevcuttur. Organizasyonlar bölgesel, kıtasal veya küresel olabilir. Teniste en prestijli turnuvaların başında Wimbledon turnuvası gelir. Wimbledon turnuvası geleneksel olarak tarihteki birçok şampiyonun en önemli koleksiyonları arasında yer alır. Modern teniste geleneksel olarak sürdürülen Wimledon çilek ve krema yenilmesi ise sosyo-kültürel bir sürece dayanmaktadır.
Modern tenis her kitleden insana hitap eden küresel etkiye sahip bir spordur. Tenis turnuvaları milyonlarca insan tarafından takip edilmektedir. Modern tenisin kapsayıcı özellikleri zaman içerisinde sistemleşmiştir. 20. yüzyılda naklen yayınların dahil olmasıyla izleyici yelpazesi gelişmiştir. Tarihsel olarak bakıldığında ise Tenis orta çağ Fransa'sına dayanan bir spordur. Bu avuç içiyle topun karşılandığı bir spordu. Tenis kelimesi, Fransızca'daki "tenetz (bekle ve yakala)" sözcüğünden türetilmiştir. Modern tenisteki skorların ardışık sistemden farklı tutulması da bu dönemden gelen bir alışkanlıktır.
Modern tenisin ilk formasyonları ise 18. yüzyılda İngiltere'de geliştirildi. Zaman içerisinde İngilizce konuşulan ülkelerde yaygınlaştı. İngiltere'nin tenise olan etkisi tesadüf değildir. Dünyanın 4 büyük tenis turnuvasından birisi olan Wimbledon 1877 yılından itibaren İngiltere'de düzenlenmektedir.
Wimbledon'ın ilk kuruluş zamanlarında tenis sınıfsal bir spordur. İngiltere'deki aristokrasi sınıfı arasında yaygınlaşan ve sosyal statüyü ifade eden özelliği mevcuttur. 19. yüzyılda İngiltere'de bu eşine rastlanır bir durumdu. Örneğin Polo sporu aristokrasi sınıfını temsil ederken futbol ve ragbi halkın sporu olarak tanınmaktaydı. Wimbledon da aristokrasi sporu olarak çilek ve krema yenilmesi geleneğini sınıfsal bir ayrıma dayandırmaktadır.
Wimbledon, geleneksel olarak Mayıs-Haziran aylarında düzenlenmektedir. Bu dönem 19. yüzyıl İngiltere'sinde de çilek hasadına denk gelmekteydi. Çilek, ulaşımı ve erişimi kısıtlı bir meyveydi. Doğrudan sosyal statüyü ayıran bir özelliği vardı. Wimbledon gibi bir statü sporunda ideal bir tüketim ürünü olarak görülmüştür. Ayrıca krema da lüks sınıfın erişebileceği bir üründü. Çilek-krema uyumu erken Wimbledon dönemlerinde bu şekilde başlanmıştır. Modern teniste ise tenisin gelenekselliğine uygun olarak tüketilmektedir.
Modern tenis izleyicileri her kesimden ve bütçeden insanlardan oluşabilmektedir. Bu ayrımcı tavır tenisin yeni yüzünde birleştirici bir alışkanlığa dönüştürülmüştür. Ayrıca çilek ve krema tenis mücadeleleri için uygun sayılabilecek bir besindir. Çileğin sulu ve hızlı glikojen sağlaması ve kremanın yağ içeriği ile enerji deposu olması izleyiciler için açlığa yönelik pratik bir çözümdür.