STRASBOURG (İHA) - Terör örgütü başı Abdullah Öcalan'ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) Türkiye'ye karşı açtığı davanın temyiz duruşması, 9 Haziran Çarşamba günü (yarın) Strasbourg'da yapılacak. Duruşma yerel saatle 09.00'da başlayacak ve yaklaşık 3 saat sürecek. Öcalan'ın 14'ü Türk, 3'ü İngiliz toplam 17 avukatının temyiz başvurusunda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) yaşama hakkıyla ilgili 2'nci maddesinin ihlal edildiği savunuluyor. Ankara ise AİHM'nin ilk Öcalan kararındaki, AİHS'nin 3, 5 ve 6. maddelerinin ihlali hükümlerine karşı çıkıyor.
Temyiz sürecinde, aralarında eski Başbakan Bülent Ecevit, Evgeni Primakov, Teodoros Pangalos, Anthony Blinken, Massimo d'Alema ve üst düzey Yunan istihbaratçıların da bulunduğu çok sayıda kişinin AİHM tarafından sorgulanması talebinin tekrarlanması bekleniyor. Avukatlar ilk savunmalarında, Öcalan'ın yakalanış ve Türkiye'ye getirilişini 'uluslararası komplo' olarak nitelemişti. Davacı avukatlarının bir diğer talebi de AİHM'nin Abdullah Öcalan'ı İmralı'da tanık olarak dinlemesi. Bu arada, Fransız polisi de muhtemel gösterilere karşı geniş güvenlik tedbirleri aldı.
DAVANIN GEÇMİŞİ AİHM'nin 7 hakimden oluşan 1. Dairesi'nin 12 Mart 2003 tarihinde açıkladığı Öcalan kararına karşı davacı taraf, 5 Haziran 2003, Ankara ise 11 Haziran 2003 tarihinde temyiz başvurusunda bulunmuştu. AİHM, bu başvurular sonrasında davayı 17 hakimden oluşan ve mahkemenin temyiz organı olarak da tanımlanan Büyük Daire'ye sevk etmişti.
AİHM'nin ilk Öcalan kararında, davacının gözaltı süresinin yasal olmadığı, savunma hakkının sınırlandığı, adil bir mahkeme tarafından yargılanmadığı ve adil yargılanmadan ölüm cezasına mahkum edildiği hükmünde bulunulmuştu. Strasbourg Mahkemesi bu hükümlerden yola çıkarak, Öcalan'ın Türkiye'deki yargı süreci öncesi ve sırasında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 3, 5 ve 6'ıncı maddelerinin ihlal edildiği sonucuna varmıştı.
Mahkeme, adil yargı konusunda, Öcalan'ın Türkiye'deki yargı sürecinde DGM'lerde askeri hakim konusunda yapılan değişikliği yeterli bulmadı. Strasbourg hakimleri, Türkiye'deki davayı gören Ankara DGM'yi 'tarafsız ve bağımsız olmayan bir mahkeme' olarak niteledi. Bu sebeple AİHS'nin adil yargıyla ilgili 6'ncı maddesinin 1'inci bendinin ihlalinde karar kılındı.
AİHM, gözaltı süresinin uzunluğu sebebiyle Abdullah Öcalan'ın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin özgürlük ve güvenlik hakkıyla ilgili 5'inci maddesinin ihlal edildiği sonucuna da vardı. Mahkeme, Öcalan'ın en az 7 gün hakim önüne çıkarılmadan gözaltında tutulduğunu da belirterek, bu durumun AİHS'nin 5'inci maddesinin 3'üncü bendine aykırı olduğunda hüküm kıldı.
Mahkeme, Öcalan'ın gözaltı süresince tecritte tutulduğu, avukatlarına kısıtlamalar getirildiği ve davacının yetkili yargı organlarına etkin başvuru hakkının sınırlandırıldığı görüşünü de belirtti.
'İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELE' Mahkeme ayrıca, Öcalan hakkında DGM tarafından hükmedilen ve Yargıtay tarafından onanan ölüm cezası kararının, tarafsız ve bağımsız olmayan bir mahkeme tarafından verilmiş olmasını da 'kötü muamele' olarak niteledi ve bu sebeple Türkiye'nin AİHS'nin işkence ve kötü muameleyle ilgili 3'üncü maddesini ihlal ettiği sonucuna vardı.
Ankara ise AİHM'nin ilk Öcalan kararındaki "ihlal" hükümlerine karşı çıkıyor. Ankara'nın bu davadaki avukatlığını yapan Şükrü Alpaslan, son bir haftadır Strasbourg'da danışmanlarıyla duruşmaya hazırlanıyor.
Duruşma günü PKK/Kongra-Gel'in Avrupa'daki tüm sempatizanlarını Strasbourg'da gösteriye çağırmış olması, muhtemel bir taşkınlığa karşı Fransız polisini de alarma geçirdi. Polisin duruşma günü AİHM ve Avrupa Konseyi binaları önünde yoğun güvenlik tedbiri alacağı bildiriliyor.
AİHM, son olarak Öcalan'ın 17 avukatının masraflarının Türkiye tarafından ödenmesi taleplerine de kısmen olumlu cevap verdi. Mahkeme, davacı avukatların Türk hükümetinden talep ettiği toplam 1 milyon 182 bin 66 Euro tutarındaki avukat ve çeviri masraflarını 'olağanüstü aşırı' buldu. Buna karşılık Türk hükümetinin, 14'ü Türk, 3'ü İngiliz olan davacı avukatlarına toplam 100 bin Euro mahkeme masrafı ödemesini kararlaştırdı.