Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik operasyonda, aralarında suç örgütü lideri olduğu öne sürülen Alihan Kuriş'in de bulunduğu 30 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon kapsamında şüphelilere ait 43 adresle 33 şirkete ait 80 adreste arama el koyma işlemi yapılmasına karar verilirken; yürütülen soruşturmada yeni bulgulara da ulaşıldığı öğrenildi.
Alihan Kuriş’in gözaltı kararını uygulamak üzere ikamet adresine giden kolluk görevlilerince bulunamadığı, Kuriş’in cep telefonunu evde bırakıp başka bir adrese geçtiği, geçtiği bu ikinci adreste de önce bulunmadığı, yapılan detaylı aramada evde gizli bir bölme olduğunun tespit edildiği ve Kuriş’in gizli bölmede saklanırken yakalandığı öğrenildi.
17 ilde 123 adreste gerçekleştirilen operasyonun ardından derinleştirilen soruşturmada, yapılanmanın yalnızca mali yapısı değil, yurt dışındaki bağlantıları, uluslararası para trafiği ve geçmişteki örgütlerle olası ilişkileri de mercek altına alındı.
MASAK incelemeleri ve banka hareketleri üzerinden yapılan çalışmalarda, yapılanmayla bağlantılı kişi ve şirketlerin yurt dışı para transferleri ayrıntılı biçimde inceleniyor.
Daha önce dosyada, bazı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar liranın üzerinde para hareketinin yurt dışına çıkarıldığı yönündeki tespitlerin bulunduğu öğrenilmişti. Bu rakamın suçtan elde edilen gelirle bağlantısı ve para transferlerinin hukuki niteliği ise devam eden mali incelemeler sonucunda netleşecek.
Yeni bulgularla birlikte soruşturmanın kapsamının, Türkiye'deki şirket ve finans hareketlerinin ötesine taşındığı değerlendiriliyor. Almanya'daki BND teması iddiası, İsrail bağlantılı para hareketleri ve olası FETÖ ilişkisi, dosyanın uluslararası boyutunu oluşturan üç ayrı başlık olarak incelemeye alındı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmayı, MASAK raporları, banka kayıtları, şirket evrakları, iletişim verileri ve yurt dışı bağlantılara ilişkin bilgi ve belgeler üzerinden genişleterek sürdürdüğü öğrenildi.
Edinilen bilgilere göre, yapılanmanın yöneticileri arasında yer aldığı değerlendirilen bazı isimlerin Almanya'da Federal İstihbarat Servisi (BND) ile temas kurduğuna ilişkin bulguların dosyaya girdiği öne sürülüyor. Söz konusu temasların niteliği, hangi tarihlerde gerçekleştiği ve görüşmelerin içeriği adli ve istihbari incelemeler kapsamında araştırılıyor.
Soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından birini de İsrail ile gerçekleştirildiği değerlendirilen para giriş ve çıkışları oluşturuyor. Özellikle İsrail bağlantılı finansal hareketlerin kaynağı, amacı, tarafları ve yapılanmanın mali organizasyonu içerisindeki yeri araştırılıyor.
Soruşturmanın bir diğer kritik ayağını ise yapılanmanın FETÖ ile herhangi bir bağlantısının bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması oluşturuyor. Bu kapsamda şüphelilerin geçmişteki ilişkileri, iletişim kayıtları, finansal hareketleri, şirket bağlantıları ve yurt dışı temaslarının incelendiği öğrenildi.
Soruşturma makamlarının, olası bağlantının kişisel ilişkiler düzeyinde mi kaldığı, yoksa kurumsal veya örgütsel bir ilişki bulunup bulunmadığını belirlemeye çalıştığı belirtildi. Özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında gerçekleşen kişi ve yapı değişimleri ile yurt dışındaki faaliyetlerin de inceleme kapsamında değerlendirildiği kaydedildi.
Soruşturmanın, herhangi bir dini inancı veya ibadet faaliyetini hedef almadığı, incelemenin çıkar amaçlı suç yapılanması oluşturulup oluşturulmadığı, mali suçlar ve olası uluslararası bağlantılar üzerinde yoğunlaştığı vurgulandı. Bu çerçevede şirketlerin sermaye yapıları, milyarlarca liralık ticari hareketleri, banka hesapları, yurt dışı transferleri ve şüpheliler arasındaki para ilişkilerinin birlikte değerlendirildiği bildirildi.
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni gözaltı, el koyma ve koruma tedbirlerinin gündeme gelip gelmeyeceği yapılacak incelemelerin sonucuna göre belirlenecek.