Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti grup toplantısında önemli değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar ise şu şekilde:
"Ahde vefanızdan, sevdanızdan dolayı sizlere teşekkür ediyorum. Millete hizmet davamıza omuz verdiğiniz için şükranlarımızı sunuyorum.
Öncelikle siz milletvekillerimizin ve misafirlerimizin Ramazan-ı Şerif'ini tebrik ediyorum.
Bizleri bir kez daha Ramazan'a ulaştıran cenab-ı Allah'a şükrediyorum. Rabbim ibadetlerimizi katında kabul etsin. Bu mübarek günler hepimiz için büyük bir fırsattır. Başta milletimiz olmak üzere tüm İslam aleminin bu rahmet ortamından azami derecede istifade etmesi en büyük dileğimiz, arzumuz ve temennimizdir.
Ancak 10 Ekim'de varılan ateşkese rağmen insani yardımların istendiği şekilde ulaşamaması Ramazan-ı Şerif'i buruk geçirmemize sebep oluyor. Bu Ramazan'da da gönlümüz Filistinli kardeşlerimizde. Ülkemiz genelinde Ramazan-ı Şerif çok çok farklı bir manevi atmosferde icra ediliyor. Çocuklarımız, gençlerimiz gittikçe artan oranda camilerimizi şenlendiriyor. Sofralarımız bereketleniyor. İhtiyaç sahipleri kardeşlerimiz daha çok gözetiliyor.
Kabe'de Hacılar hu der Allah! Bu ilahiyi yediden yetmişe insanımızın diline ve inşallah kalbine nakşeden ülkemizi o güzel ilahilerle tek ses tek yürek haline getiren bestecisinden icracısına kadar tüm kardeşlerime buradan tebriklerimi iletiyorum.
Özellikle okul bahçelerinde yavrularımızın hep birlikte bu ilahilere eşlik ettiklerini, hep bir ağızdan coşkuyla lafza-i celali seslendirdiklerini görmek bizi ziyadesiyle memnun etti, mesrur etti, gururlandırdı.
Tüm Türkiye’nin aynı ritimde buluşması, aynı sözleri ve aynı sesleri terennüm etmesi özlediğimiz, arzuladığımız, hasretini çektiğimiz bir iklimdi. Şunu bir defa açık açık söylemek isterim. Kimse bundan gocunmamalı. Rahatsız olmamalı. Kimse tedirgin olmamalıdır. Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır. Bu fotoğraf bu toprakların fotoğrafıdır. Bu milletin fotoğrafıdır.
Milli Eğitim Bakanlığımız Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz kapsamında Maarifin Kalbinde Ramazan kapsamında çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi için 81 vilayetimize bir yazı gönderdi. Bu yazı da neler var? Ramazan ayı boyunca öğrenciler için söyleşi programlar düzenlenecek. İftar sofraları kurulacak. Bu etkinlikler anayasal dayanağı olan etkinliklerdir.
Bu yazının gönderilmesinin hemen akabinde Ramazan-ı Şerif'ten sadece bir gün önce artık nesli tükenmekte olan bir takım yobaz çıktı o bayat "Laiklik elden gidiyor" şarkısını söyleyen zehir saçan baştan aşağı millete nefret kusan o malum bildirilerini yayınladı.
Bunlar Batı'da çocuklara yönelik her gün yenisi patlak veren skandallardan rahatsız olmazlar. Çocuklarımıza bu toprakların milli ve manevi değerleri anlatılacak olsa işte bundan hemen rahatsız olurlar. Biz bunların derdinin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Laiklik kavramının arkasına saklanarak on yıllar boyunca bu millete nasıl zulmettiklerini çok ama çok iyi biliyoruz. Bunların derdi laiklik değil. Hiçbir zaman da olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, değerleriyle. Bunların derdi bu milletin ta kendisidir. Hayırdır? Çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın ramazan süslemesi yapması sizi neden rahatsız ediyor. Çocuklarımızın teneffüs saatlerinde ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor. Gençlerimizin dilinde küfür, hakaret yerine 'Allah' lafzının olması sizi neden rahatsız ediyor.
Neyse derdiniz açıkça söyleyin. Lafı dolandırmayın. Kimse kusura bakmasın ama bu milletin hiçbir ferdi milli ve manevi değerlerinin öğretilmesinden rahatsız olamaz. Rahatsız olan varsa gitsin bu milletle aidiyetini tekrar tekrar sorgulasın.
Bunlar güya Cadılar Bayramı kılıfı altında ne idüğü belirsiz saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar. Çocuklarımızı alkole, uyuşturucuya, sigaraya ve her türlü sapkınlığa özendiren şarkılardan rahatsız olmazlar. Bunlar sosyal medya ve dijital platformlarda yavrularımızın türlü rezilliklere maruz kalmasından rahatsız olmazlar. Bunlar Batı’da çocuklara yönelik her gün bir yenisi patlak veren o rezil, o insanlık dışı skandallardan asla rahatsız olmazlar. Ama ne zaman ki Ramazan kapsamında çocuklarımıza bu toprakların milli ve manevi değerleri anlatılacak olsa işte bundan hemen rahatsız olurlar.
Bu milletin mayasında İslam vardır. Bizi bir millet yapan, bizi her türlü farklılığımıza rağmen bir arada tutan manevi değerlerimizdir.
Kimse bize azınlık hakları dersi vermeye kalkmasın. Biz bu değerleri dışarıdan alıp öğrenecek bir millet değiliz. Biz bunları dünyaya öğretmiş ve öğretecek bir milletiz. 1000 yıldır bu topraklardayız. Bu topraklarda Türk de var, Kürt de var, Arap, Sünni, Musevi ve daha nicesi var. Bu topraklarda ecdadımız bir arada yaşamanın eşsiz terazisini kurdular. Farklı inançlara karşı adaletli yaklaşım isteyen Türkiye'ye bakıp ders alsın. Bizim yabancı değer ithal etmeye ihtiyacımız yok. Bizim her inanca her mezhebe her manevi değere sonsuz saygımız vardır. Herkesin inanç ve ibadet hakkını koruruz. Ama bu vatanı vatan yapan değerleri sonuna kadar savunur, koruruz. İthal ideolojilerle kirlenmiş bildirilerle kimse bize parmak sallayamaz.
47 kabul, 1 çekimser ve 2 red oyuyla nihai rapor onaylandı. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak ilk günden itibaren sergilediğimiz yapıcı tutum, rapor aşamasında da aynen devam etti. Kritik kavşaklarda riske girmek dahil, üzerimize ne düşüyorsa yaptık. Özellikle komisyonunu odağının sapmasına izin vermedik. Hamd olsun sonuçta diğer siyasi parti gruplarının da katkısıyla suhuletle aşmayı başardık. 137 kurum ve kişinin dinlendiği 4200 sayfa tutanağın tutulduğu kapsamlı bir istişare sonucu hazırlanan rapor, bundan sonra yapılması gerekenlere dair değerli bir yol haritası ortaya koydu. Rapor, Türkiye'nin ortak geleceğine 86 milyonun kardeşliğine atılan çok değerli bir imzadır.
Şunu sizlere tekrar hatırlatmak isterim: Bugüne kadar attığımız her adımda devletimizin ciddiyetine yakışır biçimde, şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi incitmeden hareket ettik. Aynı şekilde devam edeceğiz. Bunda kararlıyız. Büyük devlet olmak, büyük düşünmekle mümkündür. İnsanlığa asırlar boyunca nizam vermiş büyük bir milletiz. Onun için büyük düşüneceğiz. Türkiye Cumhuriyeti'nin gücüne güveneceğiz. Ezeli ve ebedi kardeşliğe sonuna kadar inanacağız. 23 yıllık çetin mücadeleler sonucunda bölgesel ve küresel bir güç olma yolunda tarihi bir fırsat yakaladık. Kimse bunun önünü kesemez. Buna biz izin vermeyeceğiz. İnanıyorum ki milletim de izin vermeyecek."
Konuyla alakalı dün MHP lideri Devlet Bahçeli'den de açıklama gelmişti. Bahçeli'nin açıklaması şu şekildeydi:
"Diyorlar ki laikliği savunmak suç değildir. Alayınız karanlıksınız, karanlıktasınız, haberiniz yok. MEB'in genelgesinden dolayı Türkiye'de gerici, şeriatçı bir kuşatma varmış(!) Allah'a iman etmek gericilikse biz de bal gibi gericiyiz. Çocuklarımıza ramazan ayının ahlakını anlatmak gericilik olarak değerlendiriliyorsa biz de bunun sonuna kadar ortağıyız. Rapor, tarihi bir belgedir."
Öte yandan Erdoğan grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bahçeli'nin yaptığı 'Öcalan'a statü' çıkışıyla ilgili gelen soruya yanıt veren Erdoğan, "İmralı şu anda Adalet Bakanlığımız tarafından işletiliyor" yanıtını verdi.
MHP lider Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, "PKK'nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır? Eğer öyle bir sorun varsa -ki bize göre vardır- bunun çözümü nasıl olacaktır? İmralı'nın statüsünün açığı nasıl kapatılacaktır? Samimiyetle bu tartışmanın yapılarak makul, akla ve vicdana müzahir sonuca kısa sürede ulaşılmalıdır" ifadelerini kullanmıştı.