Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti teşkilatının düzenlediği iftar propgramında konuştu. İran'a düzenlenen saldırıları kınayan Erdoğan, başta İran dini lideri Hamaney olmak üzere saldırılarda hayatını kaybeden İranlılara Allah'tan rahmet ve İran halkına başsağlığı diledi.
İftar programındaki konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi;
"Eğer yaraları sarıyorsak, dertlere deva oluyorsak, milletimizin hayır duasını alıyorsak o zaman vazifemizi yerine getiriyor, bulunduğumuz makamın hakkını veriyoruz demektir. Biz 23 yıldır bunu yapıyoruz. İnşallah böyle devam edeceğiz.
Yüz milyonlarca mazlumun umudunu yansıttığı kadro olarak durmak, beklemek gibi bir durumumuz yok. Koşturmaya, daha fazla kalbe dokunmaya, daha çok insanımızın elini tutmaya devam edeceğiz."
Bölgemizde çatışmalar ne yazık ki sürüyor. Gazze'de, Somali'de, Lübnan'da... Suriye'de çok şükür huzuru ve istikrarı sağladığımızı görüyoruz. Geçen hafta beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna savaşında diplomasi için gösterilen onca gayrete rağmen hala başarı sağlanamadı.
İran'a yönelik uluslararası hukuku açıkça ihlal eden saldırılar da bölgedeki çatışmalara eklendi. İran dini lideriyle birlikte aralarında çocukların da olduğu yüzlerce İranlı kardeşimiz hakkın rahmetine kavuştu. Başta değerli kardeşim Hamaney olmak üzere, İran'da hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Dost ülke İran'a başsağlığı diliyorum.
Türkiye olarak ilk günden itibaren ihtilafa diplamtik çözüm bulunması için gayret gösterdik. Tansiyonunun daha fazla tırmanmaması için elimizden geleni yaptık. Fakat müzakere masasından umut edilen netice çıkmadı.
Kandan ve kaostan beslenen İsrail'in tahrikiyle maalesef anlaşmazlıklar çatışmaya döndü. Yine de harekete geçtik. Cumaretesi gününden beri ABD, Katar, Kuveyt, BAE, Suudi Arabistan, AB Komisyon Başkanı, Almanya lideri ve NATO lideri gibi birçok isimle kapsamlı görüşme ve istişarelerimiz oldu.
Körfez'deki kardeşlerimize geçmiş olsun dilekleirmizi iletmekle birlikte neler yapılabilir konusunu ele aldık. Ateşkes sağlanana kadar her türlü temasımızı sürdüreceğiz.
Biz millet olarak kendimiz için istediğimizi komşumuz için de isteriz. Biz sulhun tarafındayız. Kan akmasın. Bölgemiz yıllardır hasretini çektiği huzura kavuşsun istiyoruz.
İran bizim komşumuz, İran halkı bölgedeki diğer halklar gibi kardeşimizdir. Asırlardır barış içerisinde yaşadık. İnşallah nice asırlar boyunca İranlı kardeşlerimizle birlikte sulh içinde yaşayacağız.
Açık söylüyorum. Şayet gerekli müdahalede bulunulmazsa çatışmanın bölge için ciddi neticeleri olacak. Bunun ortaya çıkaracağı ekonomik ve jeopolitik sonuçları kimse kaldıramaz. Bu hassas süreçte ülkemiz ve vatandaşımızın güvenli için tüm tedbirleri ele alıyoruz. Her hadiseyi en ince ayrıntısına kadar tahlil ediyoruz.
Kapalı kapılar arasında kurulan tuzakları biliyoruz. Hangi hayaller peşinde koşulduğunu biliyoruz. Buna karşılık ne yaptığımızı ve ne yacağımızı da iyi biliyoruz. Diğer krizlerde olduğu gibi inşallah bu krizden de ülkemizi selamete çıkartarağız. Vatandaşlarımız için tüm tedbiri alıyoruz.
Güçlü ekonomisi, askeri kapasitesi, savunma sanayisi ve güçlenmiş iç cephesiyle Türkiye her türlü badirenin üstesinden alnının akıyla gelecektir. Allah'ın izniyle istikbal Türkiye'nindir, 86 milyonluk aziz milletmizindir. Yeter ki birlik beraberlik içinde olalım, farklılıklarımızı bir yana bırakıp daha aydınlık ve müreffeh geleceği inşa etme inancımızı mühafaza edelim.
Rabbim birliğimizi ve dirliğimizi daim etsin."