Denizbank'ta 15 yıl önce 1.8 milyon dolarlık vurgun yaşanmıştı. Denizbank'ın Güneşli Şubesi’nde portföy yöneticisi olarak çalışan Derya Dikici'nin adı 15 yıl önce 1.8 milyon dolarlık fon vurgunu olayına karıştı.
Vurgun, banka içi yapılan denetimlerle ortaya çıkarıldı. Yaşananların ardından müfettişler geçmişe dönük dosyaları incelemeye aldı. İncelemede, 2009-2011 yılları arasında Dikici’nin yetkilerini kötüye kullanarak 7 farklı şahsın hesabından yaklaşık 1,8 milyon dolar tutarında usulsüz işlem gerçekleştirdiği belirlendi.
Patronlar Dünyası'ndan Burak Artuner'in haberine göre Banka Teftiş Kurulu, Dikici’nin parayı o dönem bankada hesapları bulunan ve petrol şirketleri bulunan kadın patron O.A. tarafından yönetilen baba N.A. ve anne H.A.’nın farklı hesaplarına aktarıldığını belirledi.
Bunun üzrine soruşturma başlatıldı. Hakkında soruşturma başlatıldığını fark eden Derya Dikici ise 12 Temmuz 2011 tarihinde işe gitmedi. Kayıtlara göre Dikici aynı günün akşamı uçakla ABD'ye kaçtı.
Banka yetkilileri Dikici için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Bunun ardından davaya ilişkin hazırlanan iddianamede, Dikici, O.A. ve para transferinde adı geçen M.I. hakkında "nitelikli zimmet" suçundan 12 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Derya Dikici
Dikici hakkında kırmızı bülten çıkartılsa da Dikici uzun yıllar yakalanamadı. Davada, O.A. ve M.I.'nın ise tutuksuz yargılanmasına karar verildi.
Dikici 13 yıl boyunca polise yakalanmadan ABD'de yaşadı. Fakat Nisan 2024'te federal polisler tarafından Boston'un Suffolk bölgesinde yakalanarak gözaltına alındı.
Dikici’nin Massachusetts ve Rhode Island çevresinde sürekli adres değiştirdiği ve kaçışı boyunca Terzioğlu soy ismini kullandığı belirlendi.
O.A.
Dikici'nin gözaltına alınmasının ardından Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği harekete geçti. Büyükelçilik ABD Dışişleri Bakanlığı'na başvuru yaparak Dikici'nin iadesini talep etti. Öte yandan önceki gün hakim karşısına çıkan Dikici'nin ifadeleri ise oldukça dikkat çekti. Dikici, parayı kendi isteğiyle çalmadığını, bu işlemleri Türkiye'deki organize suç örgütleriyle bağı olduğunu iddia ettiği petrol şirketleri bulunan bir ailenin baskısıyla yapmak zorunda kaldığını iddia etti.
Dikici ifadesinde şunları söyledi:
"2011 yılında bankada gerçekleşen ve büyük zarara yol açan yüksek riskli işlemler kendi irademle değil, O.A.’nın doğrudan baskısı ve yönlendirmesiyle yapıldı. O dönem O.A. para hırsı nedeniyle yüksek riskli finansal işlemleri yönetiyordu, M.I. ise para transferlerine aracılık ediyordu. Zimmetime geçirdiğim iddia edilen paraları, o dönem bankada hesabı bulunan O.A. tarafından yönetilen baba N A. ve anne H.A.’nın hesaplarına aktardım. Kendim para almadım. Kaçma nedenim "zimmet" suçundan yargılanmaktan korktuğum için değil; bankadaki paranın batmasının ardından O.A.’nın ailesinin beni öldürmesinden korktuğum içindir"
Dikici ayrıca mahkemeye petrolcü kadın patron O.A. arasında geçen telefon konuşmalarının dökümlerini sundu. Eylem Tok davasının da hakimi olan Boston’da federal hakim Donald Cabell, Dikici’nin mahkemeye sunduğu yeni deliller ve "özel koşullar" nedeniyle iade işlemi kesinleşene kadar kefaletle tutuksuz yargılanmasına hükmetti.