Yeniden başlatılan Gülistan Doku soruşturması yeni gelişmelerle birlikte dehşete düşüren itirafları da beraberinde getiriyor. Canice katledilen Gülistan'ın soruşturmasında kırmızı bülten kararı bulunan firari şüpheli Umut Altaş, ABD güvenlik makamları tarafından gözaltına alındı.
Sabah gazetesi internet sitesinde yer alan habere göre, Eski Vali Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in yakın arkadaşı ve olayın en kilit ismi Altaş'ın itiraflarda bulunduğu öne sürüldü. Altaş, Gülistan'ın cesedinin koruma polisi Şükrü Eroğlu tarafından valiliğe getirildiğini ve burada plan yapıldığını iddia etti.
Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde korkunç bir cinayete kurban giden 21 yaşındaki Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında yeni bir gelişme daha yaşandı.
Soruşturma kapsamında 'kasten öldürmek' suçundan tutuklanan eski Vali Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in yakın arkadaşı firari Umut Altaş New York'ta yakalandı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla hakkında İnterpol tarafından Kırmızı Bülten çıkarılan Umut Altaş'ın, Gülistan cinayetine ilişkin şok itirafta bulunduğu iddia edildi.
Cinayetin kilit ismi Umut Altaş'ın şu iddialarda bulundu: "Gülistan Doku'nun cansız bedeni koruma Şükrü Eroğlu tarafından gri renkli araçla olay yerinde alındıktan sonra valiliğe (valilik mi konut mu çok net değil ama valilik binası olduğu değerlendiriliyor) götürüldü.
Vali Tuncay Sonel ve Şükrü Eroğlu cansız bedenin başına geldiler, birlikte plan yaptılar. Biz orada saatlerce kaldık. Vali beni bu durumu hiç kimseye ömrüm boyunca anlatmamam için 4-5 saat boyunca tehdit etti."
Ayrıca ABD güvenlik güçleri tarafından yakalanarak gözaltına alınan Altaş'ın karakolda yaptığı telefon görüşmesinin ses kaydı ortaya çıktı. Söz konusu kayıtta Altaş, "Bildiğim her şeyi savcıya anlatacağım. Türkiye Cumhuriyeti'nin bana ulaşması gerekiyor. Ben Umut, elimde dosyayı kapatacak her şey var. Türkiye Cumhuriyeti'nden gerekli mercilerin bana ulaşmasını istiyorum. Şu anda Amerika'da bir karakoldayım. Beni Türkiye'ye geri gönderecekler. Her şeyin kanıtı benim elimde. Katili ellerinize bırakacağım" dedi.
Öte yandan, New York Polis Merkezi'nde gözaltında tutulan Umut Altaş'ın kısa süre içerisinde Türkiye'ye iade edilmesi bekleniyor.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, resmi sosyal medya hesabından Gülistan Doku davasına ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Gülistan Doku dosyasında adaletin tecellisi için yürütülen kararlı mücadelenin bugün uluslararası ölçekte önemli bir aşamaya ulaştığının altını çizen Çiftçi, "21 Nisan tarihinde hakkında kırmızı bülten çıkarılan firari şüpheli Umut Altaş, Interpol başta olmak üzere dost ve müttefik ülkelerin güvenlik birimleriyle yürüttüğümüz çok katmanlı ve titiz iş birliği neticesinde Amerika Birleşik Devletleri'nde gözaltına alınmıştır. Şüphelinin ülkemize iade süreci derhal başlatılmış; adalet önünde hesap vermesi için gerekli tüm diplomatik ve hukuki mekanizmalar devreye sokulmuştur.
Şüpheli hakkında hazırlanan kırmızı bülten ve geçici tutuklama talebi, ilgili uluslararası mercilere vakit kaybetmeden iletilmiş; süreç boyunca elde edilen tüm teknik veriler ve soruşturmaya katkı sağlayabilecek bilgiler anlık şekilde ilgili ülke makamlarıyla paylaşılmıştır. INTERPOL, FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimiyle yürütülen eş zamanlı koordinasyon neticesinde firari şahsın hareket alanı adım adım daraltılmış; New York bölgesindeki varlığı tespit edilerek gözaltı süreci hızla sonuçlandırılmıştır" diye konuştu.
Yürütülen uluslararası koordinasyon kapsamında ABD INTERPOL birimi, FBI irtibat görevlileri ve ilgili güvenlik makamlarıyla sürekli temas sağlandığını vurgulayan Çiftçi, "Firari şüpheliye ilişkin elde edilen bilgiler düzenli olarak paylaşılmıştır. Devam eden çalışmalar kapsamında şahsın bazı medya kuruluşlarına verdiği röportajlar ve açık kaynaklarda tespit edilen görüntüler de ilgili birimlerle paylaşılmış; sürdürülen koordinasyon neticesinde Umut Altaş, Amerika Birleşik Devletleri'nde gözaltına alınmıştır.
Bu gelişme doğrultusunda iade işlemleri yeniden hızlandırılmıştır. Bu gelişme, yalnızca bir operasyonel başarı değil; aynı zamanda devletimizin suç ve suçluyla mücadelede ulaştığı küresel kapasitenin, teknolojik yetkinliğin ve kurumsal kararlılığın somut bir göstergesidir.
Emniyet Genel Müdürlüğümüz ve Jandarma Genel Komutanlığımızın gelişmiş teknik imkânları, yeni nesil kriminal analiz sistemleri, daraltılmış baz çalışmaları, dijital veri inceleme yöntemleri ve uluslararası istihbarat koordinasyonu sayesinde artık hiçbir suçlu, zamanın akışına ya da ülke sınırlarına güvenerek adaletten kaçamayacaktır" şeklinde konuştu.