Gazeteci Ertuğrul Özkök ifade verdi! İlk açıklama geldi

Gazeteci Ertuğrul Özkök hakkında, katıldığı bir yayındaki sözleri nedeniyle 'Cumhurbaşkanı’na hakaret' suçundan re’sen soruşturma başlatıldı. Özkök ifade vermek için Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı’na geldi. Özkök ifadesinin ardından yaptığı açıklamada "Benim Cumhurbaşkanı’na hakaret etmem asla aklımın ucundan bile geçmeyecek bir şey" dedi. Özkök ile ilgili herhangi bir adli kontrol tedbiri uygulanmadı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Cumhuriyet Başsavcılığımızca katılmış olduğu bir programdaki söylemleri nedeniyle Ertuğrul Özkök hakkında Cumhurbaşkanı’na hakaret suçundan re’sen soruşturma başlatılmıştır" ifadeleri yer aldı. Hakkında soruşturma başlatılan Özkök ifade vermek üzere Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı’na geldi.

Reklam
Reklam

"CUMHURBAŞKANI’NA HAKARET AKLIMIN UCUNDAN BİLE GEÇMEZ"

Özkök ifadesinin ardından yaptığı açıklamada, “Sayın savcı ifademizi aldı. Biz de söyledik, daha önce de söylediğim gibi, benim Cumhurbaşkanı’na hakaret etmem asla aklımın ucundan bile geçmeyecek bir şey. Biz ifademizi verdik, çıktık. Bundan sonra değerlendirme sayın savcımızın" dedi.

"ADLİ KONTROL TEDBİRİ YOK"

Özkök, hakkında adli kontrol uygulanıp uygulanmadığının sorulması üzerine avukatı Timur Şen, “Herhangi bir adli kontrol tedbiri yok. Ertuğrul Özkök’ten bahsediyoruz. Bir sosyoloji doçentinden bahsediyoruz. Kullandığı dil, yaptığı benzetmeler biraz sosyal olgu, akademik olarak alınmalı" dedi.

İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

Gazeteci Burak Doğan'ın haberine göre Özkök'ün ifadesi ortaya çıktı. İfadede şunlar yer aldı:

“Cumhurbaşkanına hakaret içeren veya itibarını zedeleyici bir ifadeyi bugüne kadar hiçbir söyleşide kullanmadım, yazmadım. Suçlamanın temelinde yer alan İspanya’daki o dönem Franco rejimi ile bugünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetimini birbirine benzetmek aklımın ucundan bile geçmez. Kendine 'muhalif' diyen en radikal insan da bu benzetmeyi yapamaz.

Reklam
Reklam

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan seçimle ve demokrasiyle gelmiş liderler grubunda yer alan bir siyasetçi. Franco gibi birinin klasmanına dahil edilmesi 79 yaşıma kadar aldığım akademik eğitime ve kendi dünya görüşüme ters.

Bugüne kadar Sayın Cumhurbaşkanı ile ilgili olarak bir kere bile 'diktatör' kelimesini veya o anlama gelecek bir kelimeyi kullanmadım. 15 Temmuz gecesi FETÖ darbesi başladığında Sayın Aydın Doğan’a telefon edip, 'Aydın Bey bu ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanına karşı bir darbe. Biz bunun karşısında durmalıyız.' dedim. O da aynı fikirdeydi.

O gece onun onayını da alıp CNN Türk televizyonuna çıkıp, 'Bu bir darbedir ve biz gazeteciler bunu kabul edemeyiz' diye konuşan siyasetçi olmayan ilk sivil kişi bendim. Cumhurbaşkanımızın ve ailesinin hayatına kasteden bu darbe girişimine karşı çıkarak Sayın Aydın Doğan ve ben belki hayatımızın en büyük riskini aldık. Çünkü yapmamız gereken şeyin bu olduğuna inandık. Ertesi sabah Hürriyet’in yıldırım baskılarında da bunu ilk yazan insanım.

Reklam
Reklam

13 kere seçim kazanmış bir Cumhurbaşkanı konusunda farklı bir şey düşünmem mümkün değil. O gün Bahar Feyzan’a şunu da dedim: Adalet, insan hakları ve düşünce ile medya özgürlüğü konusunda daha yumuşak bir politika izlense Cumhurbaşkanı Erdoğan çok daha kolay ve farkla seçilir. Bunu söyleyen bir insan onu seçimle alakası olmayan bir diktatörle aynı yere koyar mı?

79 yaşındayım ve bugüne kadar iki askerî darbe, iki yarı askerî yönetim, bir askerî darbe girişimine tanık oldum. 12 Eylül’de rahmetli Ecevit’le darbecilere karşı dergi çıkardık. 1970’in terörlü yıllarında iki defa, 1990’lı yıllarda gazeteci olarak iki defa hayati tehlike atlattım, ölümden döndüm. Bütün bunlar bana demokrasinin kıymetini çok daha iyi öğretti. Konuşmamın tamamı takip edilirse, anlaşılırsa demokrasiden vazgeçilmeyeceğini işaret ettiğim daha iyi anlaşılacaktır.

Reklam
Reklam

“Sonuç olarak 31 Temmuz 2026 tarihinde Bahar Feyzan ile yaptığım, toplamı 1 saat 15 dakika 46 saniye süren röportajda kullandığım ifadeler bir siyasal olguyu, bilimsel gerçekliği işaret etmekte ve bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hiçbir şekilde değer yargısı boyutuna geçerek Cumhurbaşkanına hakaret veya itibarını zedeleyecek nitelikte incitici bir söylem değildir. Suçsuzum, hakkımda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim."
Kaynak: DHA   |   Bu içerik Recep Demircan tarafından yayına alınmıştır

Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: