TBMM Genel Kurulunda Özgür Özel ve Veli Ağbaba hakkında hazırlanan fezlekeler gündeme geldi. Dosyaların henüz Meclis Başkanlığına ulaşmadan basına yansımasına farklı partilerden tepki geldi. AK Parti, CHP, MHP, DEM Parti, İYİ Parti, YENİ Parti ve Yeni Yol Partisi temsilcileri gizlilik ilkesine dikkat çekti.
TBMM Genel Kurulu, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri de içeren 'Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Gündem dışı konuşmalar bölümünde konuşan Meclis Başkanvekili Bingöl, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile fezlekeler konusunda bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini belirterek, "Sayın Meclis Başkanı bu konuyla ilgili, iki hafta önce fezlekelerle ilgili bir açıklama yaptığını ifade etti. Grup başkan vekillerimizin bu konuyla ilgili duyarlılıklarını, fezlekeyle ilgili yaşananları gündeme getirip düşünce ifade edebileceklerini, bunun çok normal ve doğru bir şey olduğunu ifade etmişlerdi" dedi.
Bingöl, ardından grup başkanvekillerine sırasıyla söz verdi. İlk sözü Yeni Yol Partisi Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ söz aldı. Zaman zaman Genel Kurul’a fezlekelerin geldiğini ancak fezlekelerin dönem içerisinde gündeme alınmadığını ancak bu işlemin son yıllarda bu uygulamanın değiştiğini kaydeden Özdağ, "Şimdi Yeni Parti’nin Genel Başkanı ve de Yeni Parti’nin üyesi olarak bunlarla ilgili fezleke geldi. Ancak bu fezlekeler kapalı geliyordu ve bu fezlekeleri şahıslar dilekçe vererek okuyorlar ve onlara teslim bile edilmiyordu. Burada Özgür Özel ve Veli Ağbaba ile ilgili yapılan işlemler doğru değildir. Kim bunu ifşa etti ise Adalet Bakanlığı mı veyahut da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin memurları mı, bürokratları mı; bunlar hakkında işlem yapılmalıdır. Çok ayıplı bir iştir" ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez ise milletvekillerinin yasama sorumsuzluğu, kürsü dokunulmazlığı olduğunu vurgulayarak, "Ne yazık ki ağırlıklı olarak ya da tamamı muhalefet milletvekillerine bağlı veya onlarla alakalı binin üzerinde şu anda Mecliste fezleke var, benim de var. Bakanlarla ilgili yolsuzluk ifşası yapmışım, soru önergesi vermişim, cevap vermemişler, dışarıda konuşmuşum, fezleke göndermişler. Şimdi bunları yaparsanız bu ülkede demokrasiyi kurum ve kurallarıyla işler hale getiremezsiniz. Sayın Özgür Özel'le ilgili ve Sayın Veli Ağbaba'yla ilgili hazırlanmış olan bu fezlekeler daha Meclise gelmeden neden kamuoyuna servis ediliyor? Bunun arkasında kim var ve hangi amaç var? Bu son derece yanlıştır arkadaşlar. Bu, demokrasiye vurulmuş bir darbedir" diye konuştu.
TBMM'de halihazırda pek çok milletvekilinin fezlekelerinin bulunduğunu ve bunun yalnızca 28'inci Yasama Dönemine ait olmadığını aktaran MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, "Ceza Muhakemeleri Kanunu'na göre soruşturmalarda herkes için gizlilik esastır. Biz MHP Grubu olarak bu gizliliğin korunması gerektiğine inanıyoruz ve bu konuda defaatle beyanda bulunduk, bundan sonrasında da aynı inançla gerekli yerlerde gerekli açıklamalarda bulunacağız" dedi.
DEM Parti grubu adına söz alan DEM Parti Muş Milletvekili Sezai Temelli ise şöyle konuştu;
"Fezlekelerin sayılarına bakarsanız sanki biz bir suç örgütüyüz. Bu savcıların niyeti aslında hukuku işletmek değil, tamamen Meclisi hedefe koymak. 2016 yılından beri burada fezlekelerin kaldırılması, dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla beraber başlayan süreç devam ediyor. Umutsuzum, son olmayacak, devamı da gelecek çünkü zihniyet böyle. Hukuken kabul etmiyoruz."
Milletvekillerinin yasama dokunulmazlığını görevini özgürce yapabilmek için aldığını aktaran Yeni Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, "Anayasa net bir tarif yapmıştır. Oysa bugün iktidar, muhalefet milletvekillerinin binlerce fezlekesi var. Şimdi bu fezlekeler bir tehdit olarak basında, kamuoyunda milletvekillerine karşı kullanılıyor. Olmaz arkadaşlar. Bakın, milletvekili, fezlekesi gelir, yargılanır ama zaman aşımı durmuştur. 30 yıl görev yapsanız da o milletvekilinin dosyası açılır, yargılanır. Suçüstü halleri dışında, çok vahim suçlar dışında bir milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması, gelmeyen fezlekesinin ifşa edilmesi çok vahimdir bakın" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç ise fezlekelerin kamuoyu ile paylaşılmasını doğru bulmadıklarını ifade ederek, "Hiç kimse hesap veremez değil, bence herkes yaşadığı, yaptığı her şeyin hesabını vermeli ama böyle bir ifşa, böyle bir yargısız infazı grup olarak doğru bulmuyoruz" ifadelerini kullandı.
Türkiye Cumhuriyeti kanunları önünde herkesin eşit olduğunu ancak soruşturmanın gizliğinin de önemine işaret eden AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, "Savunma haklarına zarar vermemek ve kanundaki istisnalar saklı kalmak kaydıyla soruşturma evresinde usul işlemlerinin gizli yürütülmesini ifade eder. Bu temel ilke delillerin toplanmasını ve suçsuzluk karinesini korumayı amaçlar, buna riayet edilmesi hepimizin temennisidir" diye konuştu.
Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl ise tüm siyasi parti gruplarının soruşturmanın gizliliği ilkesinin öneminde ortaklaştıklarını dile getirerek, "Umut ediyorum ki TBMM'nin bu konudaki ortaklaşılan bu tavrına bundan sonra her aşamada dikkat edilmesi ve ona göre davranılması çok önemlidir. Zira, TBMM'de bulunan bütün milletvekillerinin hakkını, hukukunu gözetmek hepimizin asli görevidir çünkü milletvekilleri halk adına siyaset yapıyorlar, yeri geliyor birçok konuda düşünce beyan ediyorlar, muhalefet ediyorlar, eleştiriyorlar, öneriyorlar. 'Kürsü dokunulmazlığı' diye bir mevzu var ama kürsüde konuşan arkadaşlara bile fezleke gönderiliyor, akıllara zarar bir iş bu. O açıdan, bunun artık sonlandırılması için bu dayanışmayı, bu kültürü bizim yaygınlaştırarak devam etmemiz gerekiyor" dedi.
Ardından milletvekillerine verilen 1'er dakikalık açıklama, siyasi parti grup başkanvekillerinin ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerinin ardından siyasi parti gruplarının TBMM Başkanlığına sunduğu önergeler bölümüne geçildi. Bu bölümde İYİ Parti'nin, 'Terörsüz Türkiye' süreci ile ilgili önergesi sırasında milletvekilleri arasında tartışma yaşandı.