Lozan Mübadilleri Vakfı'ndan Orman Kanunu düzenlemesine tepki: "İşgalciye var, mübadile yok"

Lozan Mübadilleri Vakfı, Orman Kanununda yapılan düzenlemeye tepki gösterdi. Vakıf, devlet tarafından iskân, tahsis veya tefviz yoluyla verilen taşınmazları mübadiller için kapsam dışında bırakılmasının eşitsizlik yarattığını savundu ve "İşgalciye var, mübadile yok. Bu ayrımcılığı ve eşitsizliği kabul etmiyoruz" diyerek tepki gösterdi.

Lozan Mübadilleri Vakfı, Orman Kanunu düzenlemesinde yapılan bir değişikliğe tepki gösterdi. Vakıf tarafından konuyla ilgili olarak yazılı bir açıklama yapıldı.

"İŞGALCİYE VAR, MÜBADİLE YOK"

"İşgalciye var, mübadile yok! Bu ayrımcılığı ve eşitsizliği kabul etmiyoruz" başlığı ile yayımlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"20 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7584 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesiyle, 6831 sayılı Orman Kanunu’na Ek Madde 22 eklenmiştir.

Reklam
Reklam

Düzenlemeyle, kesinleşmiş orman kadastrosu sonucunda kısmen veya tamamen devlet ormanı sınırları içinde kalan bazı tapulu taşınmazların belirli şartlarla geçerli sayılmasına veya eski maliklerine iade edilmesine imkân tanınmıştır. Ancak aynı maddede yer alan; “...mübadele anlaşmaları kapsamında olan yerler...” ifadesiyle, mübadele sonucunda devlet tarafından mübadillere iskân, tahsis veya tefviz yoluyla verilen taşınmazlar bu imkânın dışında bırakılmıştır.

"BU AÇIK EŞİTSİZLİĞİ KABUL ETMİYORUZ"

Bu açık eşitsizliği kabul etmiyoruz! Mübadiller işgalci değildir. Mübadiller, 30 Ocak 1923 tarihli Türk ve Rum Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi gereğince doğdukları topraklardan zorla koparılan; evlerini, tarlalarını, bağlarını, bahçelerini ve bütün geçmişlerini geride bırakmak zorunda kalan insanlardır. Türkiye’ye gelen mübadiller, devletin gösterdiği yerlere yerleştirilmiş; geride bıraktıkları mal varlıklarına karşılık kendilerine ev, tarla ve arazi verilmiştir. Bugün tartışma konusu olan tapuların önemli bir bölümü, doğrudan devletin iskân ve tefviz işlemleri sonucunda düzenlenmiştir.

Reklam
Reklam

"KAMU VİCDANINI YARALAMAKTADIR"

Aradan bir asır geçtikten sonra devletin kendi verdiği tapuları, yalnızca “mübadele kökenli” oldukları gerekçesiyle diğer tapulardan daha zayıf bir hukuki korumaya tabi tutması kabul edilemez. Dahası, aynı kanunla orman niteliğini sonradan kaybettiği ileri sürülen ve bazıları hukuka aykırı fiilî kullanımlarla gündeme gelen alanlarda yeniden 2/B uygulamasının yolu açılırken, devlet eliyle iskân edilen mübadillerin tapularının özel olarak kapsam dışında bırakılması kamu vicdanını yaralamaktadır. Bu nedenle soruyoruz: Ormanı işgal edene, niteliğini değiştirene veya hukuka aykırı biçimde kullanana çözüm yolu aranırken; devletin yerleştirdiği mübadile neden aynı hak tanınmamaktadır?"

Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: