İBB'ye yönelik yolsuzluk davasında aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 105'i tutuklu 402 sanık 5’inci gününde Silivri’de duruşmaların ikinci haftasında mahkeme salonuna geldi. Geçtiğimiz hafta yüksek tansiyonla geçen duruşmaların ardından gözler yeni haftada davanın seyrine çevrildi.
İlk duruşma 9 Mart Pazartesi günü görüldü. Geçen haftaki duruşmalarda tutuklu sanık Aykut Erdoğdu, Sırrı Küçük, Ümit Polat, Bulut Aydöner savunma yaptı. Cuma günü duruşma görülmezken, haftanın 4 gün devam eden duruşmalarda ikinci hafta bugün başladı.
Gazeteci Muratcan Altuntoprak'ın aktardığına göre; mahkeme heyeti salona girdikten sonra Başkan Selçuk Aylan, avukat olan milletvekillerinin izleyici sıralarına geçmesini istedi. Milletvekilleri ise duruşmaya izleyici olarak değil avukat sıfatıyla katıldıklarını belirterek karara itiraz etti. Bunun üzerine mahkeme başkanı, milletvekillerinin salondan çıkarılması yönünde jandarmaya talimat verdi. Avukatlar da Avukatlık Kanunu’nu hatırlatarak karara tepki gösterdi.
Yaşanan tartışmanın ardından Başkan Selçuk Aylan, “Vekalet uygulaması yaptık, zorluk çıkardınız. Ne yapsak sorun çıkıyor. Duruşmaya bu şekilde başlayamam” ifadelerini kullandı. Bunun üzerine mahkeme heyeti salonu terk ederek yargılamaya ara verdi. Tutuklu isimler de salondan çıkarıldı.
Öte yandan CHP Milletvekili Mahmut Tanal, izleyici ve basın arasında bulunan barikattaki plastik kelepçeyi söktü.
Adli kaynaklardan edinilen bilgiye göre; duruşma sırasında yaşanan gelişmeler nedeniyle duruşmanın ertelenmesine karar verildi. Duruşma esnasında CHP Milletvekili Turan Taşkır Özer’in, yanında bulunan bazı CHP milletvekilleri ile birlikte mahkeme heyetinin duruşma düzenine ilişkin talimatlarına aykırı şekilde hareket ettiği, milletvekillerine ayrılan bölüme geçmediği tespit edildi.
Söz konusu kişiler tarafından ayrıca izleyici ve sanıkları mahkeme heyetine karşı yönlendirmeye ve manipüle etmeye yönelik söz ve davranışların sürdürüldüğü gözlemlendi.
Mahkeme Başkanı uyarılarını tekrarlarken Turan Taşkır Özer’in “Yerimden kalkmıyorum, gel kaldırabiliyorsan sen kaldır” şeklinde ifadeler kullandığı duyuldu.
Bu gelişmeler üzerine mahkeme heyeti tarafından öncelikle duruşmaya ara verildiği, yapılan uyarılara rağmen duruşma düzenine uyulmadığının anlaşılması üzerine duruşmanın 17 Mart 2026 tarihine ertelenmesine karar verildiği öğrenildi.
DHA'nın aktardığına göre; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı.
İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi.
İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülecek duruşmalarda, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek. 19 Mart Perşembe günü Ramazan Bayramı arifesi olması nedeniyle duruşma yapılmayacak.
Duruşma günleri boyunca mahkeme salonunda hem sanıklarla güvenlik görevlileri arasında hem de İmamoğlu ile mahkeme heyeti arasında gergin anlar yaşandı. İlk oturumlarda “sandalye krizi” ve söz alma tartışmaları sırasında İmamoğlu’nun hâkime sert çıkışları dikkat çekti; savunma hakkı ve konuşma talebi üzerine karşılıklı tartışmalar yaşandı. Sonraki günlerde ise sanıkların ve yakınlarının birbirlerine el sallaması üzerine jandarmanın müdahalesiyle “selam krizi” çıktı; bazı sanık yakınları ve avukatlar tepki gösterince salonda kısa süreli arbede ve tartışmalar yaşandı. Duruşma öncesi salon girişlerinde de avukatlar ile görevliler arasında gerginlikler görüldü ve zaman zaman duruşmaya ara verildi. Bu olaylar, yüzlerce sanığın yargılandığı davanın ilk günlerinin yüksek tansiyon ve tartışmalarla geçtiğini ortaya koydu.