Ege Denizi’ndeki adalardan Santorini dünyanın en popüler turistik noktalarından biri olmaktadır. Ada manzarası ile ilgi çeker. Beyaz badanalı evleri ve mavi kubbeli kiliseleri ise göze hoş gelir. Ancak adanın Santorini Yanardağı sayesinde volkanik kökenli bir tarihi geçmişi bulunmaktadır. Santorini Yanardağı, bölge coğrafyasını ve hatta tarihini şekillendiren en önemli doğal unsurlardan biri olarak öne çıkmaktadır.
Santorini Adası, antik çağlardan günümüze kadar birçok volkanik patlama yaşamış hatta bu patlamalarla şekillenmiştir. Yanardağın bilinen en etkili patlaması, M.Ö. 1600 civarında gerçekleşen Minos Patlaması’dır.
Santorini, Yunanistan’ın güneyinde, Ege Denizi’nde yer alan bir adadır. Volkanik kökeniyle dikkat çeken adanın merkezinde bulunan geniş kaldera, M.Ö. 1600 civarında gerçekleşen Minos Patlaması sonucu oluşmuştur. Santorini Yanardağı, günümüzde hâlâ aktif kabul edilen bir yanardağ olup, zaman zaman düşük seviyede hareketlilik göstermektedir. En son 1950 yılında gerçekleşen patlama büyük çaplı olmasa da adadaki volkanik aktivitenin sürdüğünü gösteren önemli bir olay olmuştur. Bölgedeki Nea Kameni ve Palea Kameni adacıkları, yanardağ faaliyetlerinin en net şekilde gözlemlendiği alanlardır. Burada volkanik gaz çıkışları ile küçük ölçekli depremler kaydedilmektedir. Bilim insanları, Santorini ve çevresindeki volkanik hareketliliği yakından izleyerek olası riskleri hesaplamaktadır.
Santorini Yanardağı’nda meydana gelebilecek olası bir patlama bölgesel etkileri açısından dikkatle takip edilmekte ve değerlendirilmektedir. Uzmanlar, volkanik büyük bir patlama durumunda oluşacak kül bulutlarının geniş bir alana yayılabileceğini ve Yunanistan ile Türkiye’nin batı kıyılarındaki hava trafiğinin etkilenebileceğini öngörmektedir.
Yanardağın deniz altında patlamasında ise tsunami riskini artırabileceği öngörülmektedir. Yani bölgedeki kıyılarda dalga hareketliliğine neden olabileceği belirtilmektedir. Santorini Yanardağı'nın patlaması durumunda lav akıntıları olabilir ve kül yağışı ve tsunami gibi tehlikeler yaşanabilir. Bu durum Santorini Adası’ndaki yerleşim alanlarını ve çevredeki kıyı bölgeleri etkileyebilir. Ancak uzmanlara göre şu an için (2025 Mart) doğrudan bir patlama tehdidi bulunmamaktadır.