Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Suriyeli çocukların Şam'da devlet yetkililerine teslim edilmesinin ardından dönüş yolunda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakan Göktaş; çocukların sosyal medya kullanımı, oyun platformları, yaşlı nüfus, huzurevleri ve aile politikalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Çocukların dijital platformlarda geçirdiği süreye dikkat çeken Göktaş, günlük ortalama sosyal medya kullanımının 3,5 saatin üzerinde olduğunu belirtti.
Sosyal medya platformlarının çocuklar üzerindeki etkilerine değinen Göktaş, ekran kullanımının uyku düzeni, depresyon, kaygı ve konsantrasyon üzerinde olumsuz sonuçlara yol açabildiğini ifade etti.
Çocukların ekran başında ne kadar zaman geçirdiklerinin kimi zaman farkında olmadıklarını da dile getiren Göktaş, dijital ayak izi konusunda yeterli farkındalığın bulunmamasının önemli bir risk oluşturduğunu söyledi.

Bakan Göktaş'ın açıklamalarındaki en dikkat çekici başlıklardan biri de sosyal medya platformlarına ilişkin hazırlanan yeni düzenleme oldu.
Şirketlere geniş yetkiler veren sistemler yerine daha kontrollü ve güvenli bir model üzerinde çalışıldığını belirten Göktaş, e-Devlet üzerinden giriş yapılmasını öngören ve veri paylaşımı yapmayan bir sistem için yönetmelik hazırlığının sürdüğünü söyledi.
Göktaş, bazı ailelerin çocuklarının dijital kullanımını kontrol etmekte zorlandığını, hatta bu nedenle devlet koruması talebinde bulunan ailelerle karşılaşabildiklerini belirtti. Bakanlık olarak dijital okuryazarlığın geliştirilmesine ve toplumsal farkındalığın artırılmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.
Düzenlemenin yalnızca sosyal medya platformlarıyla sınırlı kalmayacağı belirtildi. Roblox ve Discord gibi platformlara mahkeme kararlarıyla erişim engeli getirildiğini hatırlatan Göktaş, oyunlarla ilgili yeni bir yönetmeliğin de planlandığını açıkladı.
Yeni düzenlemeyle birlikte özellikle 15-18 yaş grubuna yönelik içeriklerin ayrıştırılması hedefleniyor.
Bakan Göktaş'ın gündeminde yaşlanan nüfus ve huzurevlerine yönelik artan talep de vardı. Huzurevine yerleşmenin geçmişe kıyasla daha normal karşılandığını belirten Göktaş, huzurevlerinde önceliğin kimsesi olmayan ve bakıma ihtiyaç duyan yaşlılara verildiğini söyledi.
Yaşlıların mümkün olduğunca kendi evlerinde ve sosyal çevrelerinde yaşamlarını sürdürebilmelerini desteklemeyi amaçladıklarını ifade eden Göktaş, yaşlanan nüfusun yoğun olduğu illerde yerel yönetimlerle iş birliği içerisinde 43 gündüz aktif yaşam merkezi açıldığını belirtti.
Göktaş, Türkiye'de tek başına yaşayan 65 yaş üstü 1,8 milyon vatandaş bulunduğunu ifade etti.
Devlet korumasındaki çocuklara ilişkin çalışmaları da anlatan Göktaş, önceliklerinin aile odaklı hizmetler olduğunu vurguladı.
"Hiçbir şey şefkatin ve sağlıklı bir aile sıcaklığının yerini tutamaz" diyen Göktaş, mümkün olan durumlarda ailelerin şartlarının iyileştirilerek çocukların yeniden aileleriyle buluşturulmasına önem verdiklerini söyledi.
Geçmişte devlet koruması denildiğinde toplu yurt modelinin öne çıktığını belirten Göktaş, bugün ise 10-12 kişilik ev tipi modellerle çocuklara daha sıcak bir ortam sunulduğunu ifade etti.
Göktaş ayrıca 21-22 Kasım'da Kadın ve Adalet Zirvesi'nin "Kurgulanmış Güzellikler" temasıyla gerçekleştirileceğini açıkladı.
Zirvede sosyal medyada sunulan yapay ve idealize edilmiş güzellik algılarına karşı farkındalık oluşturulmasının hedeflendiğini belirten Göktaş, genç nesillerde aile yapısının değişmesi ve kardeş sayısının azalmasının ilerleyen yıllarda yalnızlık ve bakım ihtiyacı açısından risk oluşturabileceğini dile getirdi.
Bakanlığın aile politikalarına ilişkin rakamları da paylaşan Göktaş, 18-29 yaş grubundaki 120 bin çiftin evlendiğini, bu çiftlerden 19 bine yakın bebeğin dünyaya geldiğini söyledi.
Göktaş ayrıca toplam 25 milyar lira doğum yardımı yapıldığını ifade etti.
Okuyucu Yorumları 0 yorum