Takvimlerde süreler ay döngüsü ve güneş döngüsü gibi bazı astronomik durumların ve olayların çevrimleri ile eşitlenebilir. Aynı zamanda suların yükselmesi, hasat dönemleri gibi farklı doğal olaylar ve dönemler üzerinden de takvimler belirlenebilmektedir. Tarih boyunca birçok toplum ve uygarlık kendi özel gereksinimlerine uygun olan modelli takvimler kullanmıştır.
İnsanlık tarihi boyunca kullanılmış olan takvimlerde zamanın doğru bir şekilde ölçülebilmesi için çeşitli astronomik hesaplar yapılmıştır ve bu hesaplar büyük önem taşımaktadır. Ancak dünyanın güneşin etrafındaki dönme süresi tam bir sayı olmadığı için takvim sistemlerinde uzun vadeli olarak çeşitli mevsim kaymaları gerçekleşebilmektedir.
Bu tür sorunları giderebilmek adına modern takvimlerde belli matematik kuralları uygulanmıştır. Özellikle yüzlerce yıl boyunca birikmekte olan zaman farklarını dengeleyebilmek adına bazı yıllar artık yıl sayılmamıştır. Ek bazı düzenlemeler yapılmıştır ve bu tür düzenlemeler takvimlerin sadece günlük yaşamı değil farklı özel durumları d doğru bir şekilde düzenleyebilmesini sağlamıştır.
İlk Babil takvimleri birbirlerini izleyen iki dolunay arasındaki 29.5 günlük dönemi temel alacak şekilde düzenlenmiştir. Modern takvimlerin temelinin ise sekizinci yüzyılda atıldığı bilinmektedir. Bu takvimler milattan önce 46 yılında Sezar tarafından kullanıma sokulmuştur. Kral Sezar’ın emriyle kullanılmaya başlanan bu takvim adı da Jülyen takvimidir.
Takvimlerde bir yılın on iki aydan meydana gelmesi Babil takvimine dayanmaktadır. Babil takvimi hem ay hem de güneş esaslı olarak düzenlenmiş olan bir sisteme sahiptir. Sümerlerde milattan önce dördüncü bin yılın sonu ile üçüncü bin yılın başında her bir şehrin kendi takvimi bulunmaktadır. Ancak daha sonraki süreçlerde rahipler yıldızlı gökyüzünü gözlemlemiş ve birçok astronomik sonuca ulaşmıştır.
Milattan önce üç binli yıllarda gökyüzü cisimlerinin hareketlerini gözlemleyebilmek için yükseklikleri yirmi metreye ulaşabilen çok katlı kuleler inşa edilmiştir. Bu kuleler ise genel olarak tapınakların yanına dikilmişlerdir.
Babil takviminde bir yıl ilkbahar ayları ile başlamaktadır. Her ay 29 gün ya da 30 gün sürmektedir. Yeni bir ay hesaplanarak Babilliler her yedinci günü kutsal gün olarak kutlamışlardır. Bir günü de kötü gün olarak belirlemişlerdir. Bu kötü kabule dilen günlerde yetkili kişiler çeşitli etkinliklerden men edilmiştir. Ayın 28. günü ise bir dinlenme günü olarak kabul görmüştür.
Antik Roma’da her ayın ilk günü insanların borç ödemeleri için kabul edilmiştir. Zaman içinde dünyadaki birçok ülke kendi gelenekleri doğrultusunda kendi takvimlerini geliştirmişlerdir. İnsanlık tarihi boyunca farklı takvim türleri kullanılmıştır ve bu takvim türlerinden bazıları şunlardır: