İngiliz Kalp Vakfı'nda görev yapan kıdemli diyetisyen Victoria Taylor, yüksek tansiyonun kontrol altına alınmasına yardımcı olabilecek DASH beslenme modeline dikkat çekti. Bu beslenme düzeni; meyve ve sebzeler, yağsız protein kaynakları, tam tahıllar ve az yağlı süt ürünlerinden oluşuyor.

Meyve ve sebzeler, yüksek tansiyonun kontrolüne yardımcı olabilecek potasyum gibi önemli besin öğelerini içeriyor. Pancar suyunun da içerdiği nitrat sayesinde tansiyonun düşürülmesine katkı sağlayabileceği belirtiliyor.
Kereviz, lahana, çilek ve muz da nitrat içeren besinler arasında yer alıyor. Uzmanlar, meyve ve sebze tüketiminde çeşitliliğe dikkat edilmesini ve günde en az 5 porsiyon tüketilmesini öneriyor.
Ancak fazla potasyum alımı, özellikle böbrek hastalığı olanlar ve bazı idrar söktürücü ilaçları kullananlar için zararlı olabiliyor. Bu nedenle potasyum takviyeleri doktora danışılmadan kullanılmamalı.
Diyetisyen Taylor, yüksek tansiyonu olanların yağsız protein kaynaklarını tercih etmesini öneriyor. Hindi, tavuk, balık, yumurta ve fasulye bu seçenekler arasında bulunuyor.
Yağsız protein içeren besinler daha uzun süre tok kalmaya yardımcı olabiliyor. Kilo kontrolünü destekleyen bu beslenme düzeni, tansiyonun düşürülmesine de katkı sağlayabiliyor. Kırmızı ve işlenmiş et tüketiminin ise sınırlandırılması öneriliyor.

Tam tahıllı besinler de DASH diyetinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Esmer pirinç, tam buğday ekmeği ve yulaf, tercih edilebilecek besinler arasında yer alıyor.
Lif ve besin öğeleri bakımından zengin olan tam tahıllar, kalp sağlığını destekliyor. Lifli besinler aynı zamanda kilo kontrolüne yardımcı olabiliyor.
Az yağlı süt ve süt ürünleri de dengeli bir beslenme düzeni içinde tansiyonun kontrolüne yardımcı olabiliyor. Bu ürünlerde bulunan kalsiyum başta olmak üzere çeşitli besin öğelerinin kan basıncıyla ilişkili olduğu belirtiliyor.