BERLİN (İHA) - Dünya nüfusundaki artış hızla devam ediyor, her 13 ya da 17 yılda bir milyar kişi daha çoğalıyor. 2015 yılında dünya nüfusunun 7 milyarı bulacağı hesapları yapılıyor. Ancak buna karşın doğal kaynaklar tükeniyor ve nüfus sorununa uluslararası kamuoyunda gereken ilgi gösterilmiyor. Milyarlar hızla katlanırken, "Sonra ne olacak?" sorusuna yanıt bulunamıyor.
21. yüzyılda dünya nüfusu neredeyse dörde katlandı. Şu an dünyada 6 milyarın üzerinde insan yaşıyor. Alman Dünya Nüfusu Vakfı'nın hesaplamalarına göre dünya nüfusu her yıl 80 milyon kişi artıyor. Yani Avrupa'nın en kalabalık ülkesi Almanya'nın nüfusu kadar. Her yıl dünyaya bir Almanya daha ekleniyor. Dünya nüfusundaki büyümenin yüzde 99'u yoksul ve kalkınmakta olan ülkelerde gerçekleşiyor. Ancak yaşlanan Avrupa'da nüfus artış oranı durma noktasında. Hesaplamalara göre, şu an 82 milyon olan Alman nüfusu, 2050 yılında 70 milyona düşecek.
BM Nüfus Fonu ve Almanya'daki ortağı Alman Dünya Nüfus Vakfı'nın hesaplamalarına göre 2030 yılında dünya nüfusu 9 milyara ulaşabilecek. Dünya nüfusundaki patlamanın çeşitli sebepleri var. Dünyanın gelişmiş bölgelerinde sağlık hizmetlerinin iyileşmesi ve 2. Dünya Savaşı sonrasında gıda üretiminin artışı ortalama yaşam süresini artırırken, bebek ölümleri de azalttı.
200 YIL İÇİNDE ALTIYA KATLANDI Sadece 200 yıl içinde dünya nüfusu altıya katlandı. İlk olarak 1800 yılında nüfus bir milyara ulaştı. 1927'de 2 milyar, 1974'te 4 milyar ve 1987'de 5 milyara ulaştı. Milyarlar öyle hızlı katlanmaya başladı ki, şu an dünya nüfusuna her 13 ya da 17 yılda bir milyar kişi daha ekleniyor. Bir sonraki milyara ne zaman ulaşılacağı, Çin, Hindistan ve Afrika'daki büyüme oranlarına bağlı.
Dünyanın en kalabalık ülkesi Çin'deki nüfus artışının 2050 yılına kadar durma noktasına gelmesi bekleniyor. Ancak dünyanın en nüfuslu ikinci ülkesi Hindistan için nüfus artışının önü hala açık. Ama nüfustaki yoğun artış herşeyden önce yoksul ülkeler için büyük tehlike oluşturuyor. Çünkü bu ülkelerde beslenme ve içme suyu rezervleri tehlikeye düşüyor, artan nüfusu kaldıramıyor.
AVRUPA'DA NÜFUS AZALIYOR Avrupa'da ise nüfus konusunda tam tersine bir gelişim yaşanıyor. Örneğin Avrupa'nın en büyük ülkesi Almanya'da nüfus, BM tahminlerine göre 2050 yılına kadar 12 milyon kişi azalacak. Almanya'da her çift ortalama 1.3 çocuğa sahip. Bu sayı Fransa'da 1.8. İtalya ve İspanya'da ise çift başına 1.1 çocukla durma noktasına çok yaklaşılmış durumda.
Avrupa'daki bu durumda özellikle sosyal şartlar etkili. Giderek daha fazla kadın iş yaşamına atılıyor, 30'lu yaşlarını yaşayan nesil, çocuk ve aileyi geri plana atan daha farklı bir yaşam tarzını seçiyor. Ancak bu ülkelerde hükümetlerin uyguladığı aile politikalarının yeterince cazip olmaması da eleştirilere hedef oluyor.
KAHİRE EYLEM PLANI
Nüfus konusunun uzmanları, 1994 yılında Mısır'ın başkenti Kahire'deki Uluslararası Nüfus ve Kalkınma Konferansı'nda karara bağlanan Kahire Eylem Planı'nın yeterince uygulanmamasından şikayetçiler. Bu konferansta 180 ülke, uluslararası nüfus politikalarının çerçevesini oluşturmuştu.
Buna göre aile planlaması yöntemleri, AIDS'ten korunma konusunda aydınlanma ve hamilelere yönelik sağlık hizmetleri, 20 yıl içinde iyileştirilecek, böylece nüfus artışı sınırlandırılacak, frenlenecekti. Ancak her şey kağıt üzerinde, imzalarda kaldı. Bu hedeflere ulaşılması için söz verilen 17 milyar doların sadece 2 milyarı gerçek anlamda kullanılabildi.