İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ahbap Derneği adına toplanan bağışların kişisel hesaplara aktarıldığı, bağış paraları ile gayrimentul satın alındığı ve yasadışı bahis oynandığı iddialarıyla başlattığı soruşturmada 22 kişi tutuklandı.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınıp tutuklanan avukat Ece Güner ifadesinde dosyaya konu para transferlerinin Haluk Levent’e verdiği kişisel borçlardan kaynaklandığını savunarak hakkındaki suçlamaları reddetmişti.
Ece Güner, tutuklu bulunduğu cezaevinden bir mektup yazarak yaşadıklarını avukatları aracılığıyla kamuoyuna anlattı.
Nefes'te yer alan habere göre; Haluk Levent’le nasıl tanıştığını uzun uzun kaleme alan Güner’in mektubundan öne çıkanlar özetle şöyle:

Büroma elinde kocaman bir çiçek buketiyle geldi. Bir akşam da evime geldi. Annem, babam, erkek kardeşim ve oğluma gitarı ile evde bir moral konseri verdi. O üzüntülü günlerimde bu bana büyük moral oldu. Ofisime ilk geldiği günden itibaren çeşitli hikâyelerle borç istedi. “Ben Ahbap’ın en büyük bağışçısıyım. Bugüne kadar Ahbap’a toplamda 9 milyon Dolar bağışladım.
Şu şu projelerde geçici zorluk yaşıyoruz” dedi. 3 milyon Dolar istedi; “Böyle bir param yok” dedim. Çok vicdan yaptı bana, onlarca iyilik hikâyelerini anlattı. Hastanede yattım 2023 yazı: Acıbadem Maslak’ta 40 derece ateşle. Sonunda 1 milyon Dolar vereceğimi ama bu parayla kendime bir ev almak istediğimi, sakın 1 ayı geçmemesi gerektiğini özellikle tembih ettim.

Takip eden haftalarda aynı yöntemle verdiğim borcu 1 milyon 570 bin Dolar’a çıkarttı. Tüm transferlerimi İş Bankası’ndaki yasal hesabımdan yaptım. Ödemeleri Haluk Levent’in verdiği üç kişinin IBAN’larına yaptım. Özetle; Haluk Levent’e borç verdim ve bir yıl boyunca ödemesini bekledim. Her hafta ödememek için yeni bir hikâye anlatıyordu; sağlık sorunlarından bahsediyordu. Ben de acıyıp süre veriyordum. 2024 yazında avukat dayım Togay Ülkü’ye açıldım. Haluk Levent ile sert bir konuşma yaptı. “Borcumuzu ödemezseniz savcılığa gideceğiz” dedi. Bunun üzerine borcunu ödedi.
Güner, Levent’in dolandırdığı kadınlara yönelik de şu tespitleri yaptı: “Dikkat edin; duygusallığını istismar ettiği ben dahil insanların hayatında büyük travmalar vardı. Nezarethanede konuştuğum kadınların da ortak özellikleri aynıydı: çoğu kadın, yalnız, geçmişinde travmalar yaşamış ve duygusal açıdan istismara açık kişilerdi. Ayrıca hepsi uzun yıllar yurtdışında yaşamış veya halen yaşıyorlardı. Ben Haluk Levent’in hapis yattığını Fransa’da büyüdüğüm için bilmiyordum.
Okuyucu Yorumları 0 yorum