Galler’in Carmarthenshire bölgesindeki hastanede yaşanan gelişme, son yıllarda İngiltere’de uyuz vakalarındaki artışı yeniden gündeme taşıdı.
Sağlık yetkilileri, uyuzun son derece bulaşıcı olduğunu ve özellikle kalabalık yaşam alanlarında kontrol altına alınmasının zor olabildiğini belirtti.
Uyuz, Sarcoptes scabiei adı verilen mikroskobik bir akarın neden olduğu bulaşıcı bir cilt hastalığıdır. Dişi akarlar derinin üst tabakasının altına girerek burada tüneller oluşturur ve yumurtalarını bırakır.
Çıplak gözle görülmesi oldukça zor olan akarların boyutu yaklaşık 0,4 milimetre civarındadır. Uçamayan ve zıplayamayan bu parazitler, temas yoluyla bir kişiden diğerine geçebilir.
Uyuz yalnızca insanlarda görülmez. Hayvanlarda da farklı akar türleri benzer hastalıklara neden olabilir. Örneğin köpeklerde görülen uyuz benzeri hastalık 'mange' olarak bilinir.

Uyuzun neden olduğu kaşıntının temel sebebi akarların derinin üzerinde hareket etmesi değildir. Vücudun, akarların bıraktığı yumurta ve dışkılara karşı geliştirdiği alerjik reaksiyon yoğun kaşıntıya ve döküntülere yol açar.
Belirtilerin ortaya çıkması bazen haftalar sürebilir. Bu nedenle kişi, hastalığı taşıdığını fark etmeden önce yakın çevresine bulaştırabilir.
Uzmanlara göre uyuz genellikle ciddi bir hastalık değildir ancak tedavi edilmediğinde yoğun kaşıntıya, ciltte tahrişe ve bazı durumlarda ikincil cilt enfeksiyonlarına yol açabilir.
Hastalığın en belirgin belirtisi özellikle geceleri artan yoğun kaşıntıdır. Bunun yanında ciltte küçük kızarıklıklar, kabarcıklar ve döküntüler görülebilir.
Yetişkinlerde belirtiler çoğunlukla:
Bebeklerde ise tablo farklı olabilir. Küçük çocuklarda ve bebeklerde baş, yüz, avuç içleri ve ayak tabanlarında da belirtiler görülebilir.
Uyuzun en yaygın bulaşma yolu uzun süreli ve doğrudan cilt temasıdır. Aynı evde yaşayan kişiler arasında kolaylıkla yayılabilir. Cinsel temas da bulaşma yollarından biridir.
Bunun yanı sıra hastalığı taşıyan kişinin kullandığı:
Yatak ve çarşaflar
Havlular
Kıyafetler gibi eşyalar da bulaşmada rol oynayabilir.
Akarlar insan vücudu dışında genellikle uzun süre yaşayamaz. Ancak bulaşmayı önlemek için hastayla yakın temas eden kişilerin de değerlendirilmesi ve gerektiğinde tedavi edilmesi önem taşır.

Uyuzla ilgili en yaygın yanlış inanışlardan biri hastalığın hijyen eksikliğinden kaynaklandığı düşüncesi.
Uzmanlar, herkesin uyuz olabileceğini ve hastalığın doğrudan kişisel hijyen eksikliğinden kaynaklanmadığını vurguladı.
Özellikle yurtlar, öğrenci evleri, bakım merkezleri ve aynı evde çok sayıda kişinin yaşadığı ortamlar, yakın temas nedeniyle hastalığın daha kolay yayılabileceği alanlar arasında bulunuyor.
Sosyal damgalanma nedeniyle bazı kişilerin doktora başvurmaktan çekinebileceği belirtilirken, belirtilerin göz ardı edilmesinin hastalığın çevreye yayılmasına neden olabileceği konusunda uyarı yapıldı.
Uyuz tedavisinde genellikle akarları öldüren krem veya losyonlar kullanılıyor. Tedavide permetrin içeren kremler ve bazı durumlarda malathion içeren losyonlar tercih edilebilir.
Tedavinin başarılı olması için yalnızca kaşınan bölgelere değil, doktor veya eczacının önerdiği şekilde vücudun gerekli bölgelerine uygulanması gerekir.
Daha ağır seyreden veya kabuklu uyuz olarak adlandırılan vakalarda ise doktor tarafından ağızdan alınan ivermektin gibi ilaçlar değerlendirilebilir.
Tedavi sonrasında kaşıntının bir süre devam edebilmesi mümkün. Ancak belirtiler devam ediyor veya kötüleşiyorsa yeniden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir.

Uzmanlar, hastalığın tamamen ortadan kaldırılması için yalnızca belirtileri gösteren kişinin tedavi edilmesinin yeterli olmayabileceğine dikkat çekti.
Aynı evde yaşayan kişiler ve yakın temaslıların da değerlendirilmesi önem taşıyor.
Tedavi sırasında bulaş riskini azaltmak için:
Yatak çarşafları, havlular ve kıyafetler uygun şekilde yıkanmalı
Yıkanabilen tekstil ürünleri mümkünse 60 derece veya üzerindeki sıcaklıkta yıkanmalı
Yıkanması mümkün olmayan kıyafet ve eşyalar kapalı bir poşette birkaç gün bekletilmeli
Havlu, kıyafet ve yatak takımları ortak kullanılmamalı
Tedavi tamamlanana kadar yakın cilt temasından kaçınılmalı.
Sağlık uzmanları, uyuzdan şüphelenen kişilerin utanma veya damgalanma endişesiyle tedaviyi geciktirmemesi gerektiğini belirtti. Erken tanı ve uygun tedavi, hem belirtilerin kontrol altına alınması hem de hastalığın başkalarına bulaşmasının önlenmesi açısından önem taşıyor.
Okuyucu Yorumları 0 yorum