Ankara - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Batı Trakya'da yaşayan Müslümanların kendi dini liderlerini seçemediğini belirterek, "Yunanistan hükümeti diyor ki 'Ben belirlerim'... Ama Türkiye'de biz patrikhanenin başını belirlemiyoruz... Onlar kendileri seçiyor... Demek ki biz daha özgürlükçüyüz" dedi.
Başbakan Erdoğan, partisinin Keçiören İlçe Teşkilatı Kongresi'nde yaptığı konuşmada, bugün ülkede yasaklar nedeniyle hapiste bir tek kişinin bulunmadığını kaydetti. Erdoğan, şöyle konuştu:
"Özgürlükçülere sesleniyorum: Biz göreve gelmeden önce düşünce özgürlüğünden dolayı hapislerde yatanlar var mıydı? Doluydu... Din ve vicdan özgürlüğünden dolayı yatanlar var mıydı? Vardı... Kopenhag Siyasi Kriterleri ile birlikte cezaevleri boşaldı... Bizim iktidarımız döneminde cezası kesinleşen kimse var mı? Yok... Bazen Avrupalılar çıkıyor, bazı şeyler söylüyorlar. Ben tabii Avrupalı dostlara söylüyorum. Önce kendinize bir bakın. Bizden istediklerinizi önce siz yapın. Benim polisim, kalkıyor Beyazıt Meydanı'nda diyelim ki bir hata yapıyor veya bir yanlış yapıyor... Onun için her türlü çığırtkanlığı yapıyorlar, yeri yerinden oynatıyorlar. Şimdi, şu anda Fransa'daki olaylarda öğrencileri ayaklarının altında ezen, onları coplayan, dövenler, niçin, ne adına bunu yapıyorlar? Onu söyleyebilirler mi? Hani karşıydınız buna? Buna ne ceza vereceksiniz?"
"ÖNCE KENDİN UYGULA"
Başbakan Erdoğan, aynı şeylerin diğer ülkelerde de olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Kusura bakmayın, gerçekçi olacağız. Dost acı söyler ama gerçeği söyler. Benden istiyorsan, önce kendin de uygulayacaksın... Konuşacağımız çok şeyler var. Eğer bizler, bazı şeylere tavır koyuyorsak bunun nedeni var. Niye? İstiyoruz ki onlar da sözlerini yerine getirsinler. Bir taraftan geleceksin, ana dilde yayın diyeceksin, sonra kalkacaksın Avrupa'da Türklerin bulunduğu yerlerde ona müsaade vermeyeceksin. Bu nasıl iş? Ana dilde eğitim diyeceksin ve kalkıp sen Almanya'da 3 milyon Türk var, böyle bir müsaade veriyor musun? Verdiğini bizden iste ama vermediğini bizden isteme. Bak, şu anda açık konuşuyorum, dost ayrı mesele... Batı Trakya'da
çok ilginçtir, orada yaşayan Müslümanlar kendi dini liderlerini seçemiyorlar... Yunanistan hükümeti diyor ki 'Ben belirlerim'... Ama Türkiye'de biz patrikhanenin başını belirlemiyoruz... Onlar kendileri seçiyor, demek ki biz daha özgürlükçüyüz... Farkımız bu... Ama biz bunu inanarak yapıyoruz. İstiyoruz ki onlar da aynısını yapsın. Açık ve net söylüyorum... Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak, onların kiliselerini restore etmelerine müsaade ediyoruz ama onlar acaba Atina'daki 3 tane camimizin restorasyonuna müsaade edebiliyorlar mı? Etmiyorlar... Kaç kere söyledim, etmiyorlar... Hadi edin... İşte, farkımız burada. Biz dostluk istiyoruz, anlayış istiyoruz ama çok rahatız. Çünkü inancına güvenen, inanç hürriyetinden korkmaz."
"KKTC İLE OTURMAKTAN KAÇINAN, BİZİ MASADA BULAMAZ"
Kıbrıs konusunda en ufak spekülasyona müsaade etmeyeceklerini söyledi. Erdoğan, şöyle devam etti:
"Annan Planı çıtanın uzatıldığı, yükseltildiği bir konumdur. Bunun üzerine çıkmak da mümkün değildir. Çıtanın yükseldiği o noktaya gelmeyenler, o noktaya gelsinler. O da Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'dir. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi 'AB'ye üye olduk' diye de kendini ağırdan satmasın. Türkiye kalkıp Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile bu konuda bir pazarlığın içine girmez. Bunu da bilsinler. Biz siyasi tanımanın ne olduğunu, nereye kadar olduğunu 17 Aralık'ta açıkladık. Bunun kayıtlarda yeri var. Bizden havalar, limanlar, şunlar bunlar... Önce Kuzey Kıbrıs'a uygulanan izolasyonlar ortadan kalkacak. Onlar kalktıktan sonra bizden gelsinler bunları istesinler. Onlar kalktıktan sonra Kuzey Kıbrıs yönetimi ile ancak o zaman masaya otursunlar. Ve KKTC'yi kalkıp da masaya kabul etmekten kaçınanlar karşılarında bizi de masada bulamazlar. Bunu bilsinler. Çünkü ilk muhatapları KKTC'dir. Biz garantörüz."
KKTC'yi yalnızlığa mahkum etmeye çalışanların da aldanacağını söyleyen Erdoğan, "Çünkü bizim için milli davadır. Biz kardeşlerimizi hiç yalnız koymadık, koymayacağız" diye konuştu.