HABER

Kapat

'Erdoğan yine aynı Erdoğan'

Soma faciasının etkileri dünya basınında hala yankı buluyor. Dünyadaki önde gelen yayın kuruluşlarında manşetler Başbakan Erdoğan ve kaza sonrası takındığı tavır üzerine odaklandı.

'Erdoğan yine aynı Erdoğan'

İngiliz gazeteleri Soma'da yaşanan maden faciasının siyasi etkilerine ve ülke çapında yaşanan protestolara yer verirken, özellikle Başbakanlık Müsteşarı Yusuf Yerkel'in bir protestocuyu tekmelerkenki görüntülerinin yarattığı öfkeye dikkat çekiyor.

'ZAMANIN 100 YIL GERİSİNDE'

İngiltere'de yayınlanan haftalık Economist dergisi Soma faciasını "Yeraltında ölüm: Soma'daki trajedi siyasette de hissediliyor" başlığıyla haberleştiriyor.

Yazıda "Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, ülke tarihindeki en kötü endüstriyel kazanın ardından, halkın öfkesiyle yüz yüze...Facia, geçen yaz ülkeyi sarsan protestolar benzeri yeni gösterilere yol açabilir" deniyor. Dergi, Türkiye'de son günlerde yaşanan eylemlere değindikten sonra "Bunlar, 30 Mart'taki yerel seçimlerdeki galibiyetle sevinen ve gözünü Ağustos'ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerine dikmiş olan Erdoğan için tatsız haberler" yorumunu yapıyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kaza ile ilgili olarak "Bunlar olağan şeylerdir. Literatürde iş kazası denilen bir olay vardır. Bunun yapısında fıtratında bunlar var" diyerek 19. yüzyıldan maden kazalarını örnek gösterdiğini hatırlatan dergi, yorumcu Sezin Öney'in şu sözlerine yer veriyor: "Başbakan Erdoğan bu örnekleri vererek Türkiye'nin zamanın 100 yıl gerisinde olduğunu göstermiş oldu".

Türkiye'deki kömür madenciliğinin güvenlik sicilinin kötü olduğuna da vurgu yapılan yazıda, Hak İş Genel Başkanı Mahmut Arslan'ın "Gerekli önlemler alınmış olsaydı, bu ölümlerin yüzde 80'i önlenebilirdi, ama öncelik güvenliğe değil kâra veriliyor" sözlerine de yer veriyor.

Erdoğan karşıtları ve Gülen cemaatinin Soma faciasının üzerine gideceğini yazan dergi, Erdoğan'ın Soma'daki konuşmasında halkı "Bu trajediden faydalanmak isteyen aşırı uçlar olacaktır" diyerek uyardığını, ancak Ak Parti yandaşı bazı yorumcuların bile enerji ve çalışma ve sosyal güvenlik bakanlarını istifaya çağırdığını belirtiyor.

 Erdoğan yine aynı Erdoğan  1

'ÖFKE ARTIYOR'

Independent ilk sayfasını Soma faciasına ayırıyor. Haberi "Acı içinde bir ülke: Ölü sayısıyla birlikte öfke de artıyor. Türkiye ölü madencilerini topraktan çıkarıyor" başlığıyla veriyor.

Gazetede, deneyimli Orta Doğu muhabiri Patrick Cockburn'ün Soma'da yaşanan facianın siyasi etkileri üzerine yazdığı bir analiz yazısı yer alıyor. "Trajedi Erdoğan'ın otoriter yönetimine yeni bir darbe" başlığı taşıyan yazı şöyle devam ediyor:

"Son facia gibi, Türkiye'de geçen yıl yaşanan her gelişme, ülkedeki kutuplaşmayı daha da artırdı...Son olay, tam da Erdoğan'ın Ağustos'taki cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylığını açıklaması beklenirken yaşandı... Erdoğan ve partisi, facianın bir kısım sorumluluğunu her zaman üzerinde taşıyacaktır, çünkü 2002'den beri iktidardalar, ve inşaat ve maden şirketleriyle olan sıkı ilişkileri de biliniyor...Son gelişmeler Erdoğan'a siyasi olarak ne kadar zarar verebilir?...Türkiye'de ne zaman seçim olsa, ılımlı İslamı savunan merkez sağ partiler kazandı. Erdoğan ayrıca ülkenin ekonomik gelişimini sağladı ve hayat standartlarını yükseltti...Erdoğan seçim zaferi kendisine gücü kendi tekeline alma hakkı vermiş gibi davrandı. Polisi, orduyu ve yargıyı başarıyla parçalayarak herşeyin üzerinde bir otorite yarattı. Ama bu durum aynı zamanda onun Soma gibi her kötü olayda suçlanacağı anlamına da geliyor".

 Erdoğan yine aynı Erdoğan  2

Financial Times Soma halkının ilgisini, yetersiz güvenlik önlemleri ve bölgeyi ziyaret eden siyasilere çevirdiğini yazıyor. Gazetenin Soma'dan bildiren muhabiri, yakınını kaybetmiş bir çok kişinin yetersiz güvenlik önlemleri, kötü çalışma koşulları, düşük ücretler ve yöneticilerin faciaya karşı "hissiz" yaklaşımdan yakındığını ve kızgınlığın giderek arttığını söylüyor.

Haberde arkadaşlarını kaybetmiş bir madencinin şu sözlerine de yer veriliyor: "Ölenlere 'şehit' diyerek insanları kandırıyorlar. Bu kaza değil, cinayet, katliam. 2014 yılındayız. Başbakan 1860'lardan örnek veriyor. Neden Almanya, Norveç, Hollanda'da 50 yıldır böyle kazalar olmuyor, ondan da bahsetse ya".

Gazete, bu kızgınlığın bölgeye giden siyasetçilere yöneltildiğini, Çarşamba akşamı bölgeye giden Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'na "Bugüne kadar neredeydiniz?", "Hiç utanmanız yok", "Kaç madenci öldü, kaçı kayıp? Hepiniz yalan söylüyorsunuz" gibi sözlerle tepki gösterildiğini yazıyor.

Başbakanlık Müsteşarı Yusuf Yerkel'in bir protestocuyu tekmelerkenki görüntülerine de "Başbakan açısından bir halkla ilişkiler felaketi" yorumunu yapıyor.

Gazete öfkenin Soma'yı aşıp bir çok kente yayıldığını, protesto gösterileri düzenlendiğini belirtiyor ve bu yazı gösterilerden bir slogan ile son buluyor: "Soma'yı Toma ile söndürebilir misiniz?"

O TEKME MANŞETLERDE

Guardian da 3. sayfasını tamamen Soma faciasına ayırıyor. Haberde bölgedeki madencilerin çoğunun faciadan özelleştirme ve taşeronlaşmayı sorumlu tuttuğu, özel maden işletmelerini kârı güvenliğe tercih etmekle suçladıkları belirtiliyor.

Gazete yerel maden sendikasından bir işçinin hükümetin tavrı ile ilgili şu sözlerine yer veriyor: "Acımız öfkeye dönüşmeye başladı. Başbakan buradaki sözleriyle ne demeye çalışıyor? Hükümet hatalarını kabul edip arkamızda duracağına buraya gelip acımızla dalga geçiyor".

Ancak gazete herkesin yaşananlardan hükümeti sorumlu tutmadığına da dikkat çekiyor. Bir kadının "Hükümet niye suçlu olsun? Üzgünüz ama kızgın mıyız? Kime kızalım ki? Bu bir facia, ama başbakanın suçu değil" sözlerine yer veriliyor.

Gazete Soma halkının çoğunun, Başbakan Erdoğan'ı destekleyen kitlenin omurgasını oluşturan "muhafazakar işçi" sınıfından olduğuna vurgu yapıyor.

Soma faciasının Başbakan Erdoğan için siyasi sonuçları olabileceğinin de belirtildiği yazıda, "Geçen yaz yaşanan Gezi protestoları ve Erdoğan'ın ailesini de içeren yolsuzluk iddialarının ardından gelen bu yeni dalga hoşnutsuzluk, bazılarına göre onun cumhurbaşkanı olma hevesini kursağında bırakabilir" deniyor.

Gazete Başbakanlık Müsteşarı Yusuf Yerkel'in Soma'da bir protestocuyu tekmelerken çekilmiş fotoğrafıyla birlikte olayın detaylarına da özel bir bölüm ayırıyor.

 Erdoğan yine aynı Erdoğan  3

Times gazetesi de Yerkel'in tekme atarken çekilmiş büyük bir fotoğrafını kullanıyor. Gazete Başbakanlık ofisinin "Bu Yerkel'in kendi sorunu" diyerek kendisini bu olaydan uzak tutmaya çalıştığını belirtiyor.

Yazıda bazı maden işçilerinin AKP mitinglere katılmak için zorlandıklarını, muhalefet partilerini destekleyenlerin işten çıkarıldığını ve daha iyi çalışma koşulları isteklerinin görmezden gelindiğini söyledikleri vurgulanıyor. Gazeteye konuşan, ismini vermek istemeyen bir madencinin sözleri şöyle:

"Mart ayındaki yerel seçimlerden önce yevmiyemizi ödeyerek bizi Başbakan'ın Manisa'da yaptığı mitinge gitmeye zorladılar. 3 bin madenci, ailelerimizle birlikte mitinge gittik. Gitmesek o günlük ücretimizi keseceklerdi. Seçimlerden sonra da CHP'yi desteklediği ortaya çıkan 50-100 madenci işten kovuldu".

'ERDOĞAN AYNI ERDOĞAN'

Soma'daki maden faciası sonrasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi geleceği ile ilgili değerlendirmeler Alman basınında geniş yer tutuyor.

Münih'te yayımlanan Süddeutsche Zeitung konuyla ilgili yorumunda Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel'in bir göstericiyi tekmelerken çekilen fotoğrafına dikkat çekiyor:

"Erdoğan'ın stratejisi her zaman aynı: Bölerim ve yönetirim. Ülkeyi kutuplaştırarak tüm seçimleri kazandı. Bu reçete en azından Soma'dan sonra artık o kadar iyi işlemeyecek. Zira Türkiye'nin Ruhrbölgesindeki insanlar şimdiye kadar hükümete muhalif değildi, çoğunluk AKP'ye oy verdi. O nedenle Erdoğan'ın müşaviri Yusuf Yerkel'in yerde yatan bir protestocuyu tekmelerken görüldüğü fotoğraf son derece ölümcül. Zira çok yalın bir mesaj veriyor: Acınız umrumuzda değil."

 Erdoğan yine aynı Erdoğan  4

Aschaffenburg kentinde yayımlanan Main-Echo gazetesi Erdoğan'ın Soma'daki maden kazası sonrasında verdiği mesajları eleştiren bir yoruma yer veriyor sayfalarında.

"Soma'daki korkunç maden kazasından sonra bile Başbakan Erdoğan havalanmış, at gözlüklü otokratik bir hükümdar görüntüsü çizdi. 280'den fazla kurbanın yakınlarının karşısına bu kazaların sürekli yaşandığı mesajıyla çıktı. Gösterdiği kanıt ise İngiltere'de 1862 (!) yılında meydana gelen bir maden kazası oldu. Müşavirlerinden birinin Soma'da yerde yatan bir göstericiyi tekmelemesi de bu fotoğrafa son derece uydu. Bir zamanlar itibarlı olan bir siyasetçinin kendi düşüşünü muazzam şekilde ivmelendirdiğine dair çok sayıda işaret var. Geçen yılın protestoları Türkiye'de artık siyasetçilerin kendisini kandırmasına izin vermeyen, eleştirel bir kamuoyunun oluştuğunu gösterdi. Mevcut durumda Başbakan ülkesine artık sadece tek bir hizmette daha bulunabilir: Olabildiğince çabuk istifa etmek ve daha liberal bir halefe yolu açmak."

Mannheimer Morgen gazetesinin Başbakan Erdoğan ile ilgili yorumu ise şu şekilde:

"O aslında kitleleri peşinden sürükleyebilen karizmatik bir hatip sayılıyor. Ama maalesef aynı zamanda da insanı hiçe sayan biri. Bunun nedeni muhtemelen, Soma'da utanç verici biçimde kanıtladığı gibi, bir milleti teselli edecek meziyete sahip olmaması. Zira güce odaklı bir kişilik olarak bunun için fazla alaycı. Artık kendisinden başka kimse umrunda değil, kendisini eleştirenlerizorla dize getirmeye çalışıyor. Şimdiye kadar bu şekilde işi götürdü zira Türkiye'deki sade insanlar onun ve dindar İslamcılığının arkasında durdu. Belki de Türkiye'nin şu anda yaşadığı bu ulusal trajedi, Erdoğan'ın şimdiye kadarki siyasi kariyerinde bir dönüm noktası olabilir.

Kölner Stadt-Anzeiger ise aynı fikirde değil. Gazete, Soma'daki kazanın Başbakan Erdoğan'ı siyasi açıdan olumsuz etkilemeyeceğini ileri sürüyor yorumunda:

"Türkiye, unutmaların ülkesi. Nasıl ki yolsuzluk skandalı artık konuşulmuyorsa, nasıl ki kimse geçen yaz öldürülen 5 göstericiyi hatırlamıyorsa, Soma'daki kaza da yakında unutulup gidecek. Ta ki bir sonraki trajedi yaşanana kadar... Şimdi protestolar tekrar alevlenmeye başlıyor. Erdoğan her zamanki tavrıyla tepki veriyor ve TOMA'ları harekete geçiriyor. Ama bu onun siyasi kariyerini tehlikeye atmıyor. Geçen yaz 2,5 milyon insan hükümete karşı sokaklara çıkarken bazıları buna bakarak Erdoğan'ın sonunun geldiğini ileri sürmüştü. Bugünse Türkiye Başbakanı hiç olmadığı kadar güçlü. Türklerin ağustosta ilk kez doğrudan seçimle belirleyeceği cumhurbaşkanlığı makamına giden yolu çoktan çizildi. Soma'nın ölülerine rağmen."

 Erdoğan yine aynı Erdoğan  5

Berlin'de yayımlanan Die Welt gazetesi Türkiye ekonomisi ile ilgili bir yoruma yer veriyor:

"Ekonomik kalkınmanın sarhoşluğu, çabuk kazanılan paranın akıntısı ve 2002'den bu yana yılda yüzde 5 ile 8 arasında değişen ekonomik büyüme rakamlarıyla Türk siyaseti, ancak Manchester kapitalizminin ölçülerine uyulduğunda, ancak şirketler dilediği gibi hareket ettiği koşullarda ekonomik patlamanın devam edeceğini sandı. Bu serbestlik prensibi her ne kadar başta doğru gibi görünse de bunun ekonomik başarıyı sadece başlangıç aşamasında güvencelediği, ancak devamında engelleyici rol oynadığı Türkiye'de uzun süredir görülüyor. Erdoğan'ın bu bilgiye ne zaman vakıf olacağını ise kimse söyleyemez. Zira bu noktaya ulaşmanın ön koşulu, hükümetinde olmayan bir bilgiye dayanıyor: Halkın içinden bir sivil toplumun bu niteliğiyle bir değer taşıdığı anlayışı."

'ERDOĞAN SAVUNMADA'

ABD'nin önde gelen gazetelerinde Soma faciası geniş yer alıyor. Soma'da kızgınlık arttığına işaret eden gazeteler, "halkın öfkesi", "tırmanan gerilimlere" vurgu yaparken hükümetin tutumuna yönelik eleştirileri "Erdoğan savunmada" gibi sözlerle yansıtıyorlar.

Soma gelişmelerini Soma'dan "Halk arasındaki memnuniyetsizlik artıyor" başlıklı geniş haberinde değerlendiren New York Times, Soma kaynaklı haberinde "Soma kömür madeninde yangın tetiklediğini sanılan patlamadan iki gün sonra bu kent şimdiye kadar teyid edilen 284 ölüm nedeniyle acı, cesetlerin çıkarılması yavaşlığı yüzünden hayal kırıklığı, teselli etmekten veya sorulara yanıt vermekten aciz gibi görünen hükümet yetkililerine öfke ile doluydu" sözlerini kullanıyor.

Başbakan Erdoğan bir markete sığınmaya mecbur kalırken Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel'in bir protestocuyu tekmelerken görüntülendiğini anlatan gazete,sendikacıların "madenlerin özelleştirilmesine kazalarda keskin bir artışa açtığı" eleştirilerine de yer veriyor.

 Erdoğan yine aynı Erdoğan  6

Hala madende bulunan işçilerin canlı kurtarılması umutlarının adeta yok olduğunu belirten Wall Street Journal, hükümete duyulan öfkeye vurgu yapıyor.

WSJ, hükümetin "Devlet burada. Herkes sizin için burada" demesine rağmen "sendikalar bir günlük greve giderken ülke çapındaki protestolar çok farklı bir tablo sundu" dediği haberinde CHP'nin araştırma önergesinin iktidar partisince reddedilmiş olmasının öfkeyi daha da büyüttüğünü yazıyor.

Başbakan Erdoğan'ın Soma'daki açıklamalarına da dikkat çekildiği haberde "Cumhurbaşkanının tonu ve duyguları, Sayın Erdoğan'ın meydan okuyan tutumu ile tezat oluşturdu"yorumunu yapıyor.

"Türk Başbakanı maden felaketi konusunda savunmada" ifadesini başlığa çıkartan Los Angeles Times ise, "Yetkililerin Türkiye'nin en ölümcül maden kazası olarak niteledikleri olayda ölülerin sayısının artması ile halkın öfkesi artarken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, felakete verdiği tonsuz yanıttan sonra kendisini savunmada buldu" değerlendirmesini yapıyor.

LA Times, Soma kazasının Türk madencilerin "sert ve tehlikeli" çalışma koşullarına vurgu yaparken "hükümet ile maden sahipleri arasındaki yakın samimi ilişkilerin" daha sıkı güvelik standartların olmamasına yol açtığı yönünde soru işaretlerini yarattığını savunuyor.

Erdoğan'ın başka ülkelerde maden kazalarını sayarken tepki çektiğini kaydeden gazete, Hükümetin, rolü nedeniyle büyüteç altında kalması beklentisine de yer verdi.

(Kaynak: BBC Türkçe, Deutsche Welle Türkçe ve Ajanslar)

YORUMLARI GÖR ( 0 )

En Çok Aranan Haberler

Kapat