Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık A.B., bıçaklanan eş B. B., sanık avukatı ve sanığın oğlu O. B. hazır bulundu. Son savunması alınan A. B., "Sinir sebebiyle oldu. Oğlum O. mutfaktan bıçağı alıp üzerime doğru gelince ben de bileğinden tuttum. Arka tarafta eşim müdahale etti. Bu sırada eşim benim sağ tarafımdaydı. Sonra oğlum sağ elindeki bıçağı sol eline aldı. Ben o esnada kendisiyle mücadele ediyordum. Bıçağı elinden alarak merdiven boşluğuna fırlattım. Evden dışarı çıktım. Oğlum arkamdan ‘Buraya gel’ diye bağırıyordu. Ben de aşağı doğru gidip büfede oturdum. Büfede 2 tane bira içtim, sonra oğlum O.’yu aradım. Oğlumun telefonunu alamadım. Telefonu ablam açtı. Eşimin yaralandığını söyledi. Ben de karakola gittim. Eşimi bilerek bıçaklamadım. Beraatıma karar verilmesini talep ederim" dedi.
"Eşimden şikayetçi değilim"
Duruşmada dinlenen müşteki B. B., "Olay günü eşim alkollüydü. Oğlumla arasında tartışma çıktı, ben de onları ayırmak isterken bıçak bana geldi. Vücudumda kalıcı hasar yoktur. Eşimden şikayetçi değilim" ifadelerini kullandı.
Olayın tanıklarından olan ve aynı zamanda sanığın oğlu olan müşteki O. B. ise "Olay anında babam alkollüydü. Annemin eline bıçak gelince biz babamla tartıştık. Bıçak benim elimi bu esnada kesti. Babam çok alkollüydü, bilincini kaybetmiş gibiydi" ifadelerine yer verdi.
Mütalaa açıklandı
Yargılama sürecinde cumhuriyet savcısı, esasa ilişkin mütalaasında sanığın eşine yönelik eylemi nedeniyle kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs, oğluna yönelik eylemi nedeniyle ise kasten yaralama suçlarından cezalandırılmasını talep etti.
Mahkeme heyeti, sanığı eşine karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 14 yıl, oğluna yönelik kasten yaralama suçundan ise 3 yıl hapis cezasına çarptırarak, tutukluluk halinin devamını hükmetti.
Okuyucu Yorumları 0 yorum