Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu Başkanı Türker Arslan, hak mahrumiyeti cezasının amacına ulaşmadığını söyledi.
Larespark Otel'de gerçekleştirilen 44. Yıl Sporun Zirvesi Seminerinin son gününde Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu Başkanı Türker Arslan ve Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu Başkanı Raportörü Serdar Özersin'in katılımıyla, "Futbolda disiplin ve tahkim kurullarında alınan kararların yöntemi, yankıları" konusu görüşüldü.
Bir soruyu yanıtlayan Tahkim Kurul Başkanı Arslan, verecekleri kararlarla ilgili olarak kendilerine gelen talep ve baskılarla ilgilenmediklerini, hukukun gereğini yerine getirdiklerini ifade ederek, "Gece yarıları bana kimlerin telefon ettiğini söylesem şaşarsınız" dedi. Arslan, verdikleri kararların her zaman arkasında olduklarını ifade etti.
Arslan, kulüp yöneticilerine verilen hak mahrumiyeti cezalarının kapsamı konusunda çok açık bir hüküm bulunmadığını ifade etti. Bu konudaki bir soruyu yanıtlayan Tahkim Kurulu Başkanı, "Hak mahrumiyeti cezasının amacına ulaştığı inancında değilim. Pratikte bir sonucu olduğu fazla görünmüyor" diye konuştu.
Arslan, bugüne kadar 4 federasyon başkanıyla çalıştığını ve şimdiye kadar hiç birisinden (Şu karar şöyle olabilir mi) şeklinde bir telkinle karşılaşmadığını ifade etti.
Spor kamuoyunda da sık sık tartışılan Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'nun (PFDK) kararlarının değiştirilmesi konusunda da örnek olaylar gösten Arslan, PFDK'nın çok dar bir zaman içerisinde çalışarak, geniş bir araştırma yapma şansına sahip olmadığını, maçla ilgili gelen raporları değerlendirerek bir an evvel olayı sonuçlandırmak zorunda olduğuna dikkati çekti.
Geçen sezonlarda Beşiktaş forması giyerken Fenerbahçe ile yaptıkları maçta Nobre'ye yaptığı bir hareketten dolayı Emre'nin ve Fenerbahçe'nin Trabzonspor ile yaptığı maçta Semih'e verilen cezaların kaldırılmasıyla ilgili fikri sorulan Arslan, iki olayda da kendisinin görevde olmadığını hatırlatarak, "Ne Emre'nin ne Semih'in cezaları kaldırılmazdı. Her iki kararı da doğru bulmuyorum" dedi.
Disiplin Kurulu Raportörü Serdar Özersin de disiplin cezalarını katı veya yumuşak olarak uygulanmaktan ziyade, ortada bir standardın olmasından yana olduklarını kaydetti.