ANTALYA - (İHA) - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, "Hapishaneler başlı başına sıkıntıdır, ancak Türkiye'deki hapishane koşulları Avrupa ve ABD'den çok daha iyi durumdadır" dedi.
Bakan Şener, Antalya'da Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğrenci Konseyi'nin düzenlediği "Gençlik ve Değişim" konulu toplantıda dünyanın geçirdiği evrim sürecinden bahsetti. Şener, 4.5 milyar yıl önce oluşan dünyada dinazorların 65 milyon yıl önce yaşadığını, 10 bin yıl önce de insanoğlunun tarımsal üretime geçtiğini açıkladı. Bugün uzaya bakıldığında milyonlarca yıl öncesinin görüntülerinin bize yansıdığını bildiren Bakan Şener, "Öteden beri uzayda bizim kadar akıllı bir canlı türü olup olmadığını hep araştırdık. Bana sorarsanız, uzayda canlı olabilir. Daha zeki canlılarda olabilir ama onlarla günün birinde karşılaşma ihtimalimiz çok zayıf. Çünkü uzaydaki çisimler birbirine çok uzak. Bize en yakın Andromeda galaksisi ne 2 milyon ışık yılı uzaktayız. Şu andaki bize bu galaksiden gelen görüntüler 2 milyon yıl öncesine ait. Buradan bakınca galaksideki şu an gördüğümüz yıldızların ışığı Adem ile Havva'nın dünyaya bile gelmediği döneme ait" dedi.
Gençliğin değişimi ifade ettiğini ve Türkiye nüfusunun 3'te 2'sinin 30 yaşın altında olduğunu belirten Bakan Şener, değişime ayak uyduramayanların ve değişimi yaşayamayanların yok olmaya mahkum olduğunu söyledi. Teknolojik icatların kişilerin değil, insanoğlunun bilgi birikimi sayesinde gerçekleştiğini söyleyen Şener devleti de klasik devlet anlayışından çıkarıp, tüm kamu kuruluşlarını elektronik ortama taşımaya çalıştıklarını kaydetti. Bakan Şener konuşmasının tamamladıktan sonra, öğrencilerin sorularını yanıtladı. Şener, öğrencilerin özelleştirme, F tipi cezaevleri, Kıbrıs sorunu ve Haziran ayında yapılacak NATO Zirvesi ile ilgili sorularını cevaplandırdı. Bakan Şener, "Hapishaneler başlı başına bir sıkıntıdır. Ancak Türkiye'deki hapishane koşulları Avrupa ve ABD'den çok daha iyi durumdadır. F tipi cezaevlerine tepki gösterilirken koğuşlardan da şikayet ediliyor. Çünkü 20-30 mahkumun kaldığı koğuşlarda yeni mahkumlar hırpalanıp, kişilik hakları zedeleniyor. Kıbrıs konusunda Türk tarafının hakları korunacaktır. Üstelik Annan Planı'na göre getirilen çözümle Türkçe Avrupa Birliği'nin dilleri arasına girecektir. NATO Zirvesi'ndeki rakı içilip içilmediği beni ilgilendirmiyor. Ben oturduğum masada rakı içmiyorum. Herkesi kendi tercihine bırakıyorum. İçen içer, Bunlar ülkeye bir şeyler kaybettirmez" dedi.
"Özelleştirme politikası daha 1930'lu yıllarda kanunlarda yer alıyor" diyen Bakan Şener, Cumhuriyetin ilk yıllarında özel teşebbüsün elinde sermaye olmadığı için yatırımların devlet eliyle gerçekleştirildiğini belirtti. Şener, KİT'lerle 1933 ile 1939 yılları arasında her yıl yüzde 9 büyüme gerçekleştirildiğini, özel teşebbüs güçlendiğinde ise bu kuruluşların özelleştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bakan Şener, konferans sonunda dokunulmazlık konusuna da değinirken, dokunulmazlığın sadece milletvekillerinin meselesi olmadığını, yargı mensuplarının, askeri bürokratların da meselesi olduğunu ve bu kişilerin milletvekillerinden daha çok dokunulmazlıkları olduğunu ifade etti. Milletvekillerine tazminat davası açılabildiğini belirten Bakan Şener, yargı mensuplarına böyle bir dava açılamadığını ve sorunun bir bütün olarak ele alınması gerektiğini kaydetti.