HABER

Kapat

Her 5 sigara, içmeyenin 1 sigara içmesine neden oluyor

İSTANBUL (İHA) - Uzman Doktor İlkay Keskinel, ev ortamında pasif dumana maruz kalan kişilerin kalp hastalığı ve akciğer kanseri riskinin yüzde 25; işyeri ve kamu alanlarında sigaraya maruz kalındığı göz önüne alındığında kalp hastalığı riskinin yüzde 50-60 kadar arttığını söyledi.

Suadiye Memorial Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Bölümü'nden Uz. Dr. İlkay Keskinel, pasif sigara içiciliğinin zararları hakkında bilgi verdi. Pek çok zararlı maddeyi barındıran sigaranın vücuttaki tüm organ ve sistemleri olumsuz etkilediğini ve sigaradan alınan her nefesle kana sayısız madde karıştığını belirten Uz. Dr. Keskinel, "Ancak sigaranın zararı, yalnızca sigara içene değildir; dumana maruz kalan herkes, az ya da çok, bu bir numaralı sağlık zararlısından nasibini alır. Kendi sigara içmediği halde, kişinin sigara dumanına maruz kalmasına 'pasif içicilik' denmektedir. Sigara dumanıyla ortama yayılan zararlı maddeler, hem nefes yoluyla, hem de ciltten emilerek kana karışmaktadır. Sigara içmeyen kişilerin yanında içilmese dahi, sigara içen kişinin saçına, cildine ve giysilerine sinen dumandan etkilenebilir. Evin bir odasında sigara yakıldığında, dakikalar içinde tüm eve sigara dumanı yayılır. Halı, duvar, mobilya gibi tüm yüzeylere siner ve günler içinde buradan havaya geri yayılır. Odasında hiç sigara içilmeyen fakat anne-babası sigara içen çocukların, anne-babaları hiç sigara içmeyen çocuklara göre odalarındaki karbon monoksit düzeyi 8 kat fazla bulunmuştur" dedi.

Sigara dumanına pasif olarak maruz kalmanın öksürük, boğazda yanma, baş ağrısı, bulantı gibi belirtilere yol açtığını ifade eden Uz. Dr. Keskinel, "Ev ortamında pasif dumana maruz kalan kişilerin kalp hastalığı ve akciğer kanseri riski, yüzde 25 artmaktadır. İşyeri ve kamu alanlarında da sigaraya maruz kalındığı göz önüne alındığında, kalp hastalığı riski yüzde 50-60 kadar fazlalaşmaktadır. Sigaranın içerdiği 4 bin kadar zararlı maddenin yaklaşık 60 tanesi, kansere neden olmaktadır. Pasif sigara dumanına maruz kalanlarda akciğer kanseri riski, yüzde 20-30 kadar artabilir. Sadece akciğer değil, mide, karaciğer, böbrek, rahim kanseri ve lösemi riski de pasif içicilik ile artış gösterir" diye konuştu.

"SİGARANIN ZARARLI ETKİLERİ EN ÇOK ÇOCUKLARI VURUYOR"
Uz. Dr. İlkay Keskinel, pasif içiciliğin çocuklar üzerindeki etkisinin çok daha dramatik olduğunu belirterek, "Ülkemizde çocuklardaki pasif içicilik oranının yüzde 75 dolayında olduğu sanılmaktadır. Anne-babası sigara içen çocukların yılda 60-150 adet sigarayı kendileri içmişlercesine zararlı maddelere maruz kaldığı bilinmektedir. Pasif içiciliğin çocuklarda zihinsel gelişimi etkilediği ve davranış bozukluğu yaptığı düşünülmektedir. Annesi gebelik süresince sigara içen çocukların okul başarılarının daha düşük olduğu ve dikkat eksikliği sorunu yaşadıkları gösterilmiştir. Her iki ebeveyni sigara içen çocuklarda, solunum yolu hastalıkları yüzde 70 kadar fazladır. Bu çocuklar, ilk 1 yaşları boyunca sigara içmeyen anne-babaların çocuklarına göre daha sık bronşit ve zatürreye yakalanmaktadır. Astım ve orta kulak iltihabı riski de artmaktadır. Çocuklar, daha doğmadan önce dahi pasif içicilikten paylarını alabilir. Hamile annelerin yanında içilen sigara, anneden kan yoluyla, doğumdan sonra da süt ile bebeğe geçmektedir. Kanla bebeğe geçen karbon monoksit, erişkine göre bebeğin kanından çok daha uzun sürede temizlenmektedir. Gebelikte sigaraya maruz kalmak, düşük riskini artırmakta ve bebeğin daha az kilolu doğmasına neden olmaktadır. Bu bebeklerde 'ani beşik ölümü' riski de artmıştır" dedi.

Sigara içenlerin çoğunun, "light" ya da "mild" sigaraların daha az zararlı olduğunu veya bu şekilde daha kolay sigarayı bırakacaklarını düşündüğünü söyleyen Uz. Dr. İlkay Keskinel, "Oysa İngilizce'de 'hafif' anlamına gelen light sigaralar, normal sigaralar kadar, hatta belki biraz daha fazla zararlıdır. Light sigara boğazda daha 'hafif' bir his bırakıyor olabilir; ancak çoğu light sigaradaki tütün miktarı, normal sigaralardaki kadardır. Light sigaralar normal sigaralara oranla daha az katran içeriyor olabilir. Ancak sigara, içerdiği nikotin nedeniyle hem fiziksel; hem ruhsal bağımlılık yapabilen bir maddedir ve kişi light sigara içmeye başlasa da vücudunun alışık olduğu nikotin miktarı değişmez. Bu nedenle sigara bağımlısı; nikotin ihtiyacını light sigarayı daha derine çekmekle, sigaradan daha uzun nefesler almakla, sigarayı sonuna kadar içmekle ya da içe çekilen nefesi daha uzun süre akciğerde tutmakla gidermeye çalışır. Hatta bazen kişi günde birkaç adet daha fazla light sigara içme ihtiyacı bile duyabilir. Bu şekilde günlük toplam nikotin gereksinimini telafi etmiş olur. Bu kompanse edici tarzdaki sigara içme yöntemi ile sigara kaynaklı kimyasal maddeler, sigara içen kişinin daha da uç havayollarına gider. İşte bu nedenle, özellikle light sigara içen kişilerde, geçmişte daha az görülen özel bir akciğer kanseri tipi olan 'adenokanser' sıklığı artmıştır" diye konuştu.

Uz. Dr. İlkay Keskinel, light sigaraların daha zararsız olduğu yanılgısının, sigara içme makinelerinden kaynaklandığını belirtti. Amerika'da bu makinelerin sigaradaki katran miktarını ölçmek için kullanıldığını ifade eden Keskinel, "Ancak, makine, bir insanın sigaradan ne miktar katran alacağını doğru olarak saptayamaz. Light sigaraların filtrelerinde küçük havalanma delikleri bulunur. Bu delikler, sigara makinesi tarafından içildiğinde, sigara dumanını seyreltir ve makine yanlış olarak sigaradaki nikotin ve katran miktarını daha düşük gösterir. Oysa sigarayı içen makine değil de, bir insan olduğunda, yukarıda bahsedilen kompanse edici içme şekillerinin yanı sıra, birey farkında olmadan sigaranın üzerindeki havalanma deliklerini parmaklarıyla kapatır. Dolayısıyla, light sigaranın normal sigaradan pek bir farkı kalmaz" dedi.

YORUMLARI GÖR ( 0 )

En Çok Aranan Haberler

Kapat