LONDRA (İHA) - İngiliz gazetelerinde Irak'taki çatışmalar ve bir hafta önce Irak'ın Nasıriye kentinde kaçırılan İngiliz rehine Gary Teeley'nin serbest bırakılmasıyla ilgili haberler ağırlıkta.
Times gazetesi, Teeley'nin serbest bırakılmasının diğer yabancı rehinelerin aileleri için umut ışığı olduğunu, ancak 3 Japon ve 1 Amerikalı rehinenin durumunun belirsizliğini koruduğunu yazdı. Daily Telegraph, Japon rehineler için verilen sürenin dün dolduğunu ve Iraklı milislerin Japonya'nın Irak'taki birliklerini çekmeye başlamaması halinde rehinleri 12'şer saat arayla diri diri yakacakları tehdidinde bulunduklarını belirtti.
Independent'e göre, Japonya'da hükümete Iraklı milislerin dediklerinin yapılmasını talep eden 130 bin imzalı bir dilekçe sunuldu. Gazeteye göre, yaklaşan seçimler öncesinde, rehine krizi yüzünden zor durumda kalan Japonya Başbakanı Koizumi, geri adım atmamakta kararlı. Bugün Tokyo'da Koizumi'yle görüşecek olan ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney de, Japonya'nın birliklerini çekmeyeceği yolunda güvence almak istiyor. Ancak Japonya'da yapılan bir ankete göre halkın yüzde 80'i, Japon rehinelerin öldürülmesi halinde sorumluluğun Başbakan'da olacağını söylüyor. Japon rehinelerin televizyon ekranlarındaki görüntüleri, Irak'a asken gönderilmesine başından beri karşı çıkan halkın öfkesini artırıyor.
IRAK'IN YENİDEN İNŞASI ÇALIŞMALARINA BÜYÜK DARBE Financial Times gazetesi rehine krizinin Irak'ın yeniden inşası çabalarına büyük darbe indirdiğine dikkat çekti. Gazeteye göre, personelinin kaçırılmasından korkan birçok şirket faaliyetlerini askıya aldı. Gazete, manşetinde ise, Iraklı birliklerin Felluce'de savaşmayı reddettiğini yazdı. Financial Times'e göre, 620 kişilik Irak birliği "Iraklılar'a karşı savaşmayız" diyerek, Felluce'deki operasyonlara katılmaya direndi. Gazete bu durumun Amerika'nın Irak'taki güvenlik politikası açısından, büyük bir sorun oluşturduğu yorumunu yaptı.
Guardian gazetesi, manşet haberinde, bir hafta boyunca şiddetli çarpışmaların yaşandığı Felluce'deki ölü sayısının 600 olduğunu yazdı. Gazeteye göre, bu rakama 4 hastaneden alınan bilgilerle ulaşıldı. Ancak Felluce'de, birçok Iraklı hastanelere getirilmeden gömüldü. Bu yüzden ölü sayısı daha fazla olabilir. Guardian, bir Amerikalı yarbayın ölen Iraklılar'ın yüzde 95'ini meşru hedef olarak nitelediğini aktarıyor. Gazeteye göre Amerikalı yarbay şunları söyledi: "Çatışmalarda ölen Iraklılar'ın yüzde 95'inin askerlik yaşındaki erkekler olduğunu görürsünüz. Amerikan deniz piyadeleri hedeflerinde çok titizler. Ve işlerini iyi yapıyorlar"
"FELLUCE'DEKİ ÇATIŞMALAR IRAKLILAR'IN İNTİFADASI" Guardian'ın yazarlarından Naomi Klein, Felluce'deki çatışmaları Iraklılar'ın intifadası olarak tanımladı. Yazar, Amerikan Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in direnişçileri bir "avuç haydut ve terörist" olarak nitelediğini anımsattı fakat gerçek durumun böyle olmadığını, Irak halkının işgale karşı gerçek bir savaş verdiğini belirtti. Independent yazarı Charles Glass ise Amerikalılar'ın Irak'a artık Iraklılar'ın gözüyle bakması gerektiğini görüşünde. Glass'ın yazısında, "Amerikalılar, Iraklılar'ın kendilerine niçin ateş ettiğini anlamak istiyorlarsa, kendilerini Iraklılar'ın yerlerine koymalılar. Iraklılar için Amerikalılar yabancıdır. Iraklılar geçmişi unutmadı. Iraklılar, Amerika'nın 30 yıl boyunca Saddam'ı desteklediğini unutmadı. Iraklı Şiiler, Iraklı Sünniler'i kendilerine Amerikalılar'dan daha yakın görüyor. Iraklı Şiiler'in, Lübnanlı Şiiler'le güçlü bağları var. Irak'taki Araplar, Filistin'deki Araplar'ı unutmadı. Irak'ta yabancıları rehin alan bir milis grubun adı, İsrail'in geçen ay öldürdüğü Şeyh Yasin'in adını taşıyor. Ve Iraklılar, şimdi İsrail'in Filistinliler'e yaptığını Amerikalılar'ın kendilerine yapmaya başladığını düşünüyor" denildi.
Times gazetesi de "Şii ve Sünni gerillalar Amerika'ya karşı birleşti" başlıklı haberinde, Mukteda es-Sadr'a bağlı Şii milislerle "Felluce Ordusu" adlı Sünni milislerin dün Bağdat'ta ortak imzalı bildiriler dağıtarak halkı "Amerikan araçlarına yaklaşmamaları" konusunda uyardığını yazdı. Daily Telegraph, Amerika Birleşik Devletleri'nin Irak'taki krizden ancak Birleşmiş Milletler'in yardımıyla kurtulabileceğine dikkat çekerken, Independent, "Irak'ta tarihi bir mücadele içindeyiz. Geri adım atamayız" diyen İngiltere Başbakanı Tony Blair'in, Birleşmiş Milletler'in devreye sokulması konusunda, muhalefetin baskısı altında olduğunu belirtti.
GUARDIAN'DA TÜRKİYE YORUMLARI Guardian'da Türkiye ile ilgili bir yorum yer aldı. Gazetenin köşe yazarlarından Peter Preston, Kıbrıs meselesini dünyanın gündemindeki Irak ve İslam-Batı ilişkileri açısından değerlendirdi. Yazar, Kıbrıs'taki iki lider Papadopulos ile Denktaş'ın Annan Planı'na 'hayır' dediklerini, Türkler kabul etse de Rumlar'ın referandumda 'evet' oyu vermesi ihtimalinin iyice zayıfladığını anlattı.
Guardian yazarı Preston, Kıbrıs'ın birleşmeden Avrupa Birliği'ne girmesinin, sadece Kıbrıslılar'ı ilgilendiren bir kriz olmayacağını vurguladı. Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan'ın, bütün gayretini, bütün prestijini bu çözüm yolunda harcadığını, Denktaş'ı kenara itip, askerlerle karşı karşıya gelmeyi göze aldığını ve Birleşmiş Milletler'in planını kabul ettiğini sıraladı. Yazar, Tayyip Erdoğan'ın çok daha yüksek bir ödülü hakettiğini yazdı.
Preston, İslamcı bir partinin, Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne sokmak için ateşli bir mücadeleye giriştiğini, bütün üye ülkelerin liderlerinin Türkiye'nin üyeliğini ilke olarak kabul ettiğini anlattı. "70 milyon kapımızı çalıyor' diyen yazar, AKP hükümetinin geçen yıl alamadığı müzakere tarihini bu yıl elde edebilmek için verilen söze inandığını, demokratik reformlar gerçekleştirdiğini ama geçen hafta Fransa Dışişleri Bakanı'nın Türkiye'nin bu umudunu sona erdirecek sözler ettiğini hatırlattı. Kıbrıslı Rumlar da referandumda 'hayır' derse Türkiye'nin üyelik şansının iyice zayıflayacağını, çünkü Ada'da çözüm olmayacağı için, tam üye olmuş Güney Kıbrıs veya Yunanistan'ın, Türkiye'ye karşı veto silahına başvurması ihtimalinin yüksek olduğunu vurguladı.
Guardian yazarı, Avrupa kamuoylarında Türkiye'nin üyeliğinin pek sıcak karşılanmayacağı yorumunda da bulundu ve Türkiye'ye üyelik için verilen sözlerin unutulduğunu belirtip, bunu sert dille eleştirdi. "Tabii ki Türkiye'nin üyeliği kolay değil, bu hep böyleydi. Tabii ki kamuoyları aleyhte olabilir. Ama şu sembolizm çok ağır basıyor" diyen yazar, değerlendirmesini şöyle bitirdi: "Papadopulos, Türkler'e güvenilemeyeceğini söylüyor. Aksine, onlar sözlerini yerine getiriyor. Verdiği sözleri hemen unutan, yumuşak sözlerin altına zorlu tercihler dayatan, samimiyetsizliğini ortaya seren, bir birliğe katılmak istiyorlar. Biz Irak'ta ne inşa ediyorduk? Güya bir İslam ülkesi, Batı'nın demokratik değerlerinin ışığı olacaktı, niye? Ama Erdoğan bu yolu çoktan kat etti.Tarihi bir mücadeleci, kendisi bir ışık. Onu hayalkırıklığına uğratırsak, mahcup olan biz olacağız"
SERDENGEÇTİ'YLE MÜLAKAT Financial Times'te ise, Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti'nin özel mülakatı yer aldı. Serdengeçti, mülakatında, Türkiye'nin önümüzdeki yıl enflasyonu tek haneli rakama indirme hedefini anlattı. Serdengeçti, "Enflasyonda büyük düşüşler kaydettik. Ancak tüm hedeflerimize ulaşmadık. Tek haneli enflasyon için 1 yıla ihtiyacımız var. Bu yüzden şimdiden bayram yapmıyoruz. Bununla birlikte sürdürülebilir büyüme menziline girdik" dedi.
Times gazetesine göre Real Madrid'de oynayan 28 yaşındaki ünlü İngiliz futbolcu David Beckham, sözleşmesi dolmadan ülkesine dönebilir. Futbol kulislerinde, bir hafta içinde iki kadının Beckham'la ilişkisinin olduğunu iddia etmesi üzerine zor durumda kalan 2 çocuk babası futbolcunun evliliğini kurtarmak için 2005 yazını beklemeden bu yıl sonunda İngiltere'ye geleceği konuşuluyor. 30 milyon sterlin değerindeki futbolcuya Chelsea kulübünün göz diktiği belirtiliyor.