Hiç yüzünü görmeden bile bir kişinin yaşlı mı yoksa genç mi olduğu kolayca anlaşılabilir. İnsan sesinde yaşa bağlı olarak oluşan belirgin değişiklikler bulunur. Ses değişiklikleri bilinçli olarak dikkat edilmese bile insan beyni tarafından hemen algılanır. Yaşlı insanların ses tonu daha derin, biraz çatallanmış ve hafif titrek olur. Bu nedenle sesler daha yumuşak ve bazen de daha hırıltılı duyulabilir. Bu değişikliğin farkında olan kişiler ise yaşlandıkça neden sesin değiştiğini merak ederler.
İnsan sesi vücudun içerisinde gizlenmiş oldukça karmaşık aşamalar sayesinde oluşur. İnsan sesinin merkezinde ses telleri yer alır. Ses telleri boğazda yani gırtlakta bulunur ve solunum sisteminin bir parçasıdır. Nefes aldığımızda ya da konuştuğumuzda ciğerlerden çıkan hava gırtlaktan geçerken ses tellerine çarpar ve titreştirir. Bu titreşimler sayesinde sesin ortaya çıkmasını sağlar. Üstelik gırtlakta sadece ses telleri bulunmaz. Burada tellerin pozisyonunu ayarlayan ve sesin tonunu belirleyen yaklaşık 17 ayrı kas yer alır.
Çocuklukta kız ve erkek çocuklarının sesleri birbirine oldukça benzer olur. Fakat ergenlik dönemine girildiğinde hormonlar devreye girer. Bu süreçte erkeklerde gırtlak yapısı büyür. Erkeklerin boğazında “Adem elması” denilen çıkıntı görünür hale gelir ve ses telleri uzar. Bu yüzden erkeklerin sesi daha kalın olur. Ergenlik sonrasında erkeklerin ses telleri yaklaşık 16 mm’ye kadar uzayabilir. Kadınlarınki ise genellikle 10 mm civarında kalır.
Ses yetişkinlik döneminde de değişir. Bilhassa kadınlarda hormonlara bağlı olarak dalgalanmalar görülebilir. Örneğin, adet döngüsünün farklı evrelerinde kadınların ses tınılarında farklılıklar olabilir. En berrak ve güçlü sesin yumurtlama döneminde duyulduğu bilinmektedir. Çünkü bu dönemde bezler daha fazla mukus üretir ve ses telleri daha esnek hale gelir. Yapılan araştırmalar göre doğum kontrol hapı kullanan kadınların bu döngüsel ses değişimlerini daha az yaşadığı bilinmektedir.
Vücudun birçok bölgesinde olduğu gibi ses telleri de zamanla yaşlanır. Fakat bu değişimler her zaman aynı şekilde hissedilmeyebilir. Yaş ilerledikçe gırtlakta bulunan dokuların yapısı da değişmeye başlar. Gırtlaktaki kıkırdak yapılar zamanla daha fazla mineral biriktirir. Bu durum ise onları yumuşak ve esnek kıkırdak halinden çıkarır. Bu nedenle kemiksi ve sert bir yapıya dönüşürler. Erkeklerde genellikle otuzlu yaşlardan itibaren ses değişiklikleri fark edilmeye başlar.
Öte yandan ses tellerinin hareket etmesini sağlayan kaslar da tıpkı kol ve bacak kasları gibi zamanla güç kaybeder. Kasların zayıflamasıyla beraber ses telleri de daha az çalışır hale gelir. Ses tellerini saran bağ dokularının elastikiyeti azalır ve esnek yapıları sertleşir. Bu süreç sonucunda yaşlılıkta sesi daha titrek, kısık veya zayıf duyulur. Dolayısıyla yaşlanma sadece cildi değil, sesin tınısını ve gücünü de yavaşça değiştirir.
Birçok insanda ses tellerinin yaşlanma süreci benzerdir. Fakat kişilerin yaşam tarzına bağlı olarak ses telleri fazladan zarar görebilir. Yaşam tarzı alışkanlıkları sesin daha erken ya da daha belirgin şekilde değişmesine neden olabilir. Örneğin sigara içmek sadece ciğerleri değil, ses tellerini de doğrudan etkiler. Sigaranın boğazda iltihaplanmaya yol açtığı ve mukus üretimini artırdığı bilinmektedir. Bununla beraber ses tellerinin üzerini kaplayan nemli yüzey de kuruyarak hassas hale gelmelerine neden olur. Bu durum zamanla sesin kısılmasına, çatallanmasına veya daha boğuk çıkmasına yol açar.