HABER

Selahattin Demirtaş'tan teröristbaşı Öcalan'ın çağrısına açıklama: "Erdoğan, Bahçeli ve Öcalan'ın başarısı için elimden geleni yapacağım"

Teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın terör örgütü PKK'ya silah bırakma çağrısı sonrası tutuklu bulunan eski HDP eş genel başkanı Selahattin Demirtaş'tan da açıklama geldi. Demirtaş, "Erdoğan, Bahçeli ve Öcalan'ın başarısı için elimden geleni yapacağım" dedi.

Selahattin Demirtaş'tan teröristbaşı Öcalan'ın çağrısına açıklama: "Erdoğan, Bahçeli ve Öcalan'ın başarısı için elimden geleni yapacağım"

Terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan, DEM Parti heyeti aracılığıyla terör örgütü PKK'ya silah bırakma çağrısında bulundu. Konuyla ilgili bir açıklama da Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP eş genel başkanı Selahattin Demirtaş'tan geldi.

Gazete Duvar'da bir yazı kaleme alan Demirtaş, "Barıştan, barışmaktan korkma kardeşim. Türk, Kürt el ele vermekten, Türkiye’yi büyütmekten korkma. Bölgeyi barışa taşıyacak her adımı desteklemekten korkma” dedi.

RAMAZAN AYINA GİRERKEN İLK MEYVESİNİ VERDİ

Demirtaş, süreç nedeniyle kaygı duyanlar olduğunu vurgulayarak, "Devlet Bahçeli, Recep Tayyip Erdoğan ve Abdullah Öcalan’ın merkezinde oldukları yeni arayış, Ramazan ayına girerken ilk meyvesini verdi. Her biri, temsil ettikleri kesimlerin en güçlü isimleri olan bu liderlere çok güvenen de var, güvenmeyip kaygı duyanlar da. Elbette her iki kesimin de haklı gerekçeleri var, bunu kimse inkar edemez. Zaten barışın zorluğu tam da bu noktadadır; kalıcı barışa ancak toplumun çoğunluğunun güven duyacağı, inanacağı ve yürekten destekleyeceği bir süreçle ulaşılabilir." ifadelerini kullandı.

"BARIŞA İNANAN, İSTEYEN HERKES ELİNDEN GELENİ YAPMALI"

Çıkarlar uğruna yapılan provokasyonlara dikkat çeken Demirtaş, "Bir başka zorluk da ulusal, bölgesel ve küresel çıkar gruplarının savaşa endeksli her türlü kazanımını, konforunu ve çıkarını kaybetme telaşıyla yapılacak provokasyonlardır. Bu zorlukları aşmak kolay olmasa da imkansız değil. Öncelikle barışa inanan, barışı isteyen herkesin tüm iyi niyetiyle bu sorunların aşılması için elinden gelen gayreti göstermesi gerekir. Bu noktada, akla haklı bir soru gelebilir: “Tamam, elimizden geleni yapalım da ne olduğunu, ne yapılmak istendiğini bilmiyoruz ki.” diye konuştu.

Demirtaş süreç ile ne yapılmak istendiğini şu sözlerle anlattı:

"Savaş, silah, şiddet, terör, kan, gözyaşı, ölüm ve yıkım bitsin isteniyor kardeşlerim, hepsi bu kadar. BİTSİN İSTENİYOR! Tabii gerekli tüm hukuki ve siyasi alt yapının TBMM zemininde oluşturulması kaydıyla. 'Bu benim için yeterli değil' diyenlere şunları söyleyeyim:

Değerli kardeşim, silahı ellerinde tutanlar artık savaşı bitirmeye karar veriyorsa sen bunun tam olarak neyinden rahatsız oluyorsun?

Yola siyasi, sivil mücadeleyle devam edilecekse kendine güvenmiyor musun? PKK veya devletin silahına güvenerek siyaset yapıyorsan elbette savaşın bitmesinden tedirgin olursun. Fakat her savaşın bir sonu vardır, kendini buna hazırlayarak barışı desteklemen en ahlaki, en doğru olanıdır.

'Ben Kürt’üm, benim haklarım ne olacak?' diyorsan önce kendine güveneceksin. Deneyimlerine, birikimlerine, örgütlü ve politik halkına güveneceksin. Siyasi mücadele yolunun bir teslimiyet, yenilgi, kayıp olmadığını anlayarak inanarak yola devam edeceksin.

'Ben Türk’üm, teröre taviz verilirse ülkem, devletim bölünmez mi?' diye korkuyorsan sen de önce kendine ve sonra da bin yıllık kardeşin Kürt’e güveneceksin. Devlet Kürt’ün de devleti olursa adil, eşit, özgür bir yaşam mücadelesini siyasetle, barışçıl yollarla sürdürecek olan Kürt’ün yanında olursan elinden tutarsan bırak bölünmeyi, hep birlikte büyüyeceğimize inanmalısın.

'Bu iş bu kadar basit mi, altında bir bit yeniği yok mu?' diye tereddütlüysen sana da şunu söyleyeyim kardeşim: Bu iş bu kadar basittir. Ama bu “basit” şeyi gerçekleştirebilmek çok ciddi bir çalışmayı, çabayı ve planlamayı gerektirir.

Çözüm basittir ama ciddidir. Ciddidir çünkü burası Orta Doğu’dur, eller halen tetiktedir, halen kan akmaktadır. Ciddidir çünkü ölüm ciddidir ve ölümden daha ciddi tek bir şey varsa o da yaşamdır. Bu iki ciddi şeyden yaşamı egemen kılmaya çalışmak, dışarıdan göründüğü kadar kolay değildir.

Barıştan, barışmaktan korkma kardeşim. Türk, Kürt el ele vermekten, Türkiye’yi büyütmekten korkma. Bölgeyi barışa taşıyacak her adımı desteklemekten korkma. Korkma ki bu defa silahları susturup siyaseti konuşturabilelim. Siyasi mücadeleyle de yoksulluğu, işsizliği, açlığı, adaletsizliği ve eşitsizliği hep birlikte yenelim. Savaşa harcanan milyarlarca doların doğrudan halka harcanmasını sağlayalım. Barışın aynı zamanda ekmek, aş, iş olduğunu unutmayalım.

dfgdgdfgdfg

Erdoğan, Bahçeli ve Öcalan… Allah hepsine uzun ve sağlıklı ömür versin ama hayatlarının son dönemecinde Orta Doğu barışı, tarihi Kürt - Türk barışı için inisiyatif almış bu üç liderin başarılı olabilmeleri için ben elimden gelenin fazlasını yapacağım.

'Peki ya seçim?' diyorsan o da senin işin, senin kararın, senin iradendir canım kardeşim. Sen halksın, son kararı sen verirsin. Kimse bugün senden Erdoğan’a, Bahçeli’ye veya DEM Parti’ye ya da CHP’ye oy vermeni istemiyor, barış ağacına bir damla suyu da senin vermen isteniyor.

Ben, Gabar’da nöbetteki asker kardeşimin de Kandil’deki öz kardeşimin de ölmesini istemiyorum. İkisi de birbirine kurşun atmayı bıraksınlar. Önce bin yılın hatırıyla doya doya Türk, Kürt birbirimize sarılalım, sonrası siyasi mücadelenin, siyasetçilerin işidir, bizim işimizdir.

Bu Ramazan ayı artık kalıcı barış, kardeşlik ve huzur getirsin. Bunun için hepimiz barışın yanında olalım.

Ben barışın yanındayım, başarana kadar."

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 4 yorum
Halay ekibi tamam
Hadi inşallah
Kürt ve TÜRK ler kardeş olup, bu kültür zenginliğini malesef emperyalistler kullandı ülkemizi ekonomik olarak çökertti kürtlerin bazılarını bu tuzağa çektiler bizler kayıp eder isek onlarda kesinlikle kayıp edecektir.

En Çok Aranan Haberler