HABER

Kapat

Sporcular madalyalarını neden ısırır?

Sporda başarının kıstasını belirlemek net değildir. Mücadele ve adanmışlık başarının soyut aşamalarını oluşturur. Yarışma formatına uygun olarak verilen sembolik kıstas madalyalardır. Sporcuların madalyaları ısırması ise bir gerçeklik testi değildir.

Sporcular madalyalarını neden ısırır?

Spor içerisinde birçok duyguyu barındırır. İnsanların aidiyet, tutku, taraftarlık ve heyecan duyduğu ikonik anları içermektedir. Özellikle sporda başarı anları tarifi zor anlara sahne olur. Sporcuların hayatları boyunca mücadele ettikleri bir branşta nihai başarıyı elde etmeleri, izleyenler ve taraftarlar tarafından da paylaşılan bir duygudur. İzleyicilerin sporcularla bağ kurabilecekleri en doğal anlar arasında yer alır. Çünkü antrenman, beslenme, hazırlık ve performans süreçleri spora özel durumlardır. Oysa ki başarıya ulaşma ve emeklerinin karşılığını elde etme her insanın anlayabileceği ve empati kurabileceği bir olgudur. Başarı ortak bir değerdir. Başarının anlaşılabilir olmasına karşın uygulama anlarında birtakım ritüel farklılıkları gözlemlenebilir. Sporcuların madalyalarını ısırması bu kapsamda değerlendirilebilir.

Sporcular madalyalarını neden ısırır?

Sporda başarının birçok anlamı ve yöntemi olabilir. Müsabaka sırasındaki çaba, hazırlık süreci, imkanların ve sınırların zorlanması soyut kavramda başarı olarak değerlendirilir. Sporda başarı vardır; ancak başarısızlık yoktur. Başarının somut hali ise sporculara takdim edilen madalyalardır. Madalyalar genellikle belirli bir organizasyonda sabit bir prosedürde verilir. Ödül seremonisinde yetkili kişiler sporculara madalyalarını takabilirler.

Madalya seremonisi belirli bir ciddiyet altında gerçekleştirilir. Protokolden temsilciler ve sporun kurumsal olarak zirvesindeki insanlar yer alır. Madalya takıldığı andan itibaren bir rahatlama süreci başlayabilir. Burada gerçekleştirilen bir jest dikkat çekicidir.

Sporcularda madalya takdiminden sonra madalyayı ısırma jesti görülmektedir. Bu jeste dair hurafelerden birisi "altının gerçekliğini test etme" yanılgısıdır. Altını ısırarak test etme eylemi altının saf olduğu koşullarda geçerlidir. Madalyalar ise genel olarak bakır veya gümüş benzeri alaşımlar üzerine koyulan ince altın tabakalardır. Yani sporcuların ısırarak kontrol etmesini gerektiren bir durum yoktur.

Jestin gerçeği ise genellikle medyadan kalma bir alışkanlıktır. 1900'lü yıllarda fotoğrafçılar her sporcunun aynı pozu vermesinden rahatsız olup "ısırma pozunu" üretmişlerdir. Madalyanın ısırılması sırasında sporcunun yüz ifadesinde bir değişiklik oluşur. Dudak, diş ve göz gibi bölgelerde değişim yaşanır. Sporcuların yüz yapısına göre öznel bir ifade edinilir. Tüm sporcuların aynı pozu vermesinden sonra samimiyet içeren ve özgül olan bir poz olmuştur. Tarihteki ikonik sporcular arasında yayılmasının ardından geleneksel bir hale dönüşmüştür.

Sporcular açısından madalya ısırılması medyatik bir pozdan da ötedir. Yoğun hazırlık, antrenman ve emeklerden sonra bir rahatlama anı oluşur. Hayatlarının önemli bölümünde konsantrasyon ve odaklanma ile büründükleri sporcu kimliğinden sıyrılmalarını sağlamaktadır. Çocuksu ve samimi bir ifadedir.

Sporcular profesyonel hayatlarının önemli bir kısmını sportif alanda geçirirler. Başarının somut yansımasında izleyicilerle bağ kurabilecekleri sembolik bir an oluşmuş olur. Madalya ısırılması bazı sporcular için bütün ciddiyet ve adanmışlık içeren sürecin ardından gelen rahatlama ve tevazu anlarıdır.

YORUMLARI GÖR ( 0 )

En Çok Aranan Haberler

Kapat